işaret
(isim)-
2.
(isim) → gösterge.
(isim) → gösterge.
İşaret, Arapça išāra(t) ‘gösterme, işaret etme’ sözünden alınmıştır; Tietze ve Kâmûs-ı Türkî sözü ş-w-r kökünden kurulmuş bir mastar olarak açıklar. Türkçedeki en eski tanıklar Tarihsel Derlem'deki Karahanlı dönemi Kur'an Tercümesi'ndedir: işaret ḳıl- ‘işaret etmek’ birleşik fiili burada kullanılır (_işaret ḳıldı olarḳa_, Ku. T. 31/7a3). XIV. yüzyılda söz Harezm, Kıpçak ve Anadolu metinlerinde el, parmak ve göz işaretini anlatır; 1451 tarihli Ferec ba'de'ş-Şidde'de işāret et- ‘el ya da gözle buyurmak’ anlamındadır. Kâmûs-ı Türkî ‘el, göz ve kaşla gösterme’, ‘alamet, nişan’ ve ‘dolaylı emir’ anlamlarını sıralar.
Not: Bu bölümde gösterilen cümleler, derlem cümle seçme algoritmasının otomatik seçimleridir. Cümlelerdeki görüş, ifade ve içerikler kaynak metinlere aittir; Bitigçi’yi bağlamaz ve Bitigçi’nin görüşünü ya da tutumunu yansıtmaz.
Sayfadaki özellikler henüz yüklenmedi. Lütfen kısa bir süre bekleyiniz.
Sonuçların yüklenmesi için hesaplama yapılıyor.
Preparing citation formats for the current entry.
Selected answers explaining dictionary information together with live BD measurements.
İşaret sözcüğü yalnız kâğıda veya ekrana çizilmiş bir simgeyi mi adlandırır?
Görsel simgeler yanında başın, elin ya da yüzün anlatım taşıyan hareketi de işaret olarak adlandırılabilir.
El işareti kullanılması, kişinin o sırada hiç konuşmadığını mı gösterir?
İşaret sessizce kullanılabilir veya konuşmaya eşlik edebilir; hareketin varlığı tek başına konuşmayı dışlamaz.
The definition, field tag and the word family partnership are selected in the dictionary entry.
Panel açıldığında BD varyant verileri yüklenir.
Panel açıldığında BD tanık verileri yüklenir.
/karşılaştır umut ile ümit