Bitigçi Dictionary Entry

ışık

ışık

(a., mec., fiz.)
· 6 meanings · 0 occurrences

Meanings

  1. 1.

    (a.) Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji; çerağ, ziya, nur, şavk

  2. 2.

    Bir yeri aydınlatmaya yarayan araç

  3. 3.

    Aydınlanmak için kullanılan elektrik

  4. 4.

    (mec.) Mutluluk, sevinç veya zekâdan doğan, özellikle yüzde ve gözlerde beliren parıltı

  5. 5.

    (mec.) Yol gösteren, aydınlatan kimse, düşünce, eser vb.

  6. 6.

    (fiz.) Yüksek derecede ısıtılan cisimlerin veya çeşitli enerji biçimleriyle uyarılan cisimlerin gaz ışı yaydığı gözle görülen ışıma

Compound Words

ışık akısı, ışık aylası, ışık aynası, ışık bacası, ışık çanağı, ışık değneği, ışık demeti, ışık eğrisi, ışık göçüm, ışık gölge, ışık hızı, ışık ışık, ışık ışını, ışıkkesen, ışık kirliliği, ışık korkusu, ışık küre, ışıkölçer, ışık ölçümü, ışık yılı, ışık yuvarı, ışığa doğrulum, ışığa göçüm, dağınık ışık, yeşil ışık, ay ışığı, burçlar ışığı, buz ışığı, gün ışığı, güven ışığı, projektör ışığı, umut ışığı

Entry history and citation

Loading the current content revision and documented editorial events.

Related Entries

The definition, field tag and the word family partnership are selected in the dictionary entry.

Computing the live valency profile

Scanning aligned surface-lemma sequences and complement patterns in T-BDLD.

Loading graph theory results

Calculating the word's connection network in the collection.

Context Dynamics

Cümle, belge ve alan/tür yayılımı canlı hesaplanıyor.

Loading corpus details

T-BDLD frequency, inflected form, field/structure data are being prepared.

%5
%5