karşılaşmak
(-le, nesnesiz, spor, askerlik)Birine ya da bir duruma rastlamak; yarışmak veya çarpışmak.
Birine ya da bir duruma rastlamak; yarışmak veya çarpışmak.
Karşılaşmak, karşı sözüne -la- ve -ş- eklerinin getirilmesiyle kurulmuş bir fiildir: karşıla- ‘karşısına çıkmak’, karşılaş- ‘birbirinin karşısına çıkmak’. Taban karşı Türkçedir: Gülensoy onu Uygurca ve Divanü Lugati't-Türk'teki ḳarşı ~ karşu'ya, oradan da kar- ‘karşı durmak’ fiiline; Stachowski ‘karşısında durmak, direnmek’ anlamlı *karyš- fiiline bağlar. Fiilin kendisi Dede Korkut Kitabı'nda ḳarşulaş- biçimiyle iki ordunun karşı karşıya gelmesini anlatır; XVIII. yüzyılda Şeyh Gâlib Dîvânı'nda karşılaş- biçimi görülür. Kâmûs-ı Türkî fiili ‘yüz yüze gelmek’, ‘boy ölçüşmek’ ve ‘ödeşmek’ anlamlarıyla kaydeder.
Not: Bu bölümde gösterilen cümleler, derlem cümle seçme algoritmasının otomatik seçimleridir. Cümlelerdeki görüş, ifade ve içerikler kaynak metinlere aittir; Bitigçi’yi bağlamaz ve Bitigçi’nin görüşünü ya da tutumunu yansıtmaz.
Sayfadaki özellikler henüz yüklenmedi. Lütfen kısa bir süre bekleyiniz.
Sonuçların yüklenmesi için hesaplama yapılıyor.
Preparing citation formats for the current entry.
The definition, field tag and the word family partnership are selected in the dictionary entry.
Panel açıldığında BD varyant verileri yüklenir.
Panel açıldığında BD tanık verileri yüklenir.
/karşılaştır umut ile ümit