kızgın
(sf., mec.)
· 4 meanings · 0 occurrences
Meanings
-
1.
(sf.) Çok ısınmış, ısıtılmış veya kızdırılmış
- “Kızgın bir demire dökülen damla iz bırakmaz, buhar olur.”— C. Meriç
-
2.
(mec.) Eş arayan (hayvan)
- “Kızgın bir boğa.”
-
3.
(mec.) Kızmış olan, öfkeli olan; mütehevvir
- “Bir gün odama kızgın bir ihtiyar girdi, elindeki bir tomar kâğıdı neredeyse fırlattı masama.”— A. Kulin
-
4.
(mec.) Kızışmış bir durumda olan
- “Çok kızgın bir fikir çarpışmasının üzerine gelmişim, kulak kesildim.”— İ. H. Baltacıoğlu