kızıl

Bitigçi Sözlük Maddesi

kızıl

(a., sf., mec., tıp.)
· 5 meanings · 0 occurrences

Meanings

  1. 1.

    (a.) Parlak kırmızı renk

  2. 2.

    (sf.) Bu renkte olan

    • “Sular sarardı... Yüzün perde perde solmakta / Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta”— A. Haşim
  3. 3.

    (sf., mec.) Aşırı derecede olan

    • “Softalar arasında kızıl bir kavga kopmuştu.”— F. R. Atay
  4. 4.

    (mec.)komünist

  5. 5.

    (tıp.) Genellikle küçük yaşlarda görülen, bulaşıcı, yüksek ateşli, kırmızı renkte geniş lekeler döktüren, kuluçka dönemi üç dört gün süren tehlikeli hastalık

Compound Words

kızılağaç, kızılaltı, kızıl Ay tutulması, Kızılbaş, kızılboya, kızılçam, Kızılderili, Kızılelma, kızılgeyik, kızıl ısı, kızıl iblis, kızılkanat, kızılkantaron, kızıl kıyamet, kızılkök, kızılkurt, kızılkuyruk, kızılötesi, kızılsöğüt, kızıl su yosunları, kızılşap, kızıltuygun, kızılyaprak, kızılyara, kızıl yel, kızılyörük, içikızıl, kankızıl, örümcek kızılı

Entry history and citation

Loading the current content revision and documented editorial events.

Related Entries

The definition, field tag and the word family partnership are selected in the dictionary entry.

Computing the live valency profile

Scanning aligned surface-lemma sequences and complement patterns in T-BDLD.

Loading graph theory results

Calculating the word's connection network in the collection.

Context Dynamics

Cümle, belge, alan/tür ve sözdizimsel konum canlı hesaplanıyor.

Kaynak yayın tarihleri yükleniyor...

Loading corpus details

T-BDLD frequency, inflected form, field/structure data are being prepared.

%5
%5