sarsıntı
(a., mec., ruh b.)
· 5 meanings · 0 occurrences
Meanings
-
2.
Titreme, titreyiş
- “Omuzlarının sarsıntısı gittikçe azaldı.”— Y. Atılgan
-
4.
(mec.) Bir kişi, toplum, kurum veya kuruluşun dengesini etkileyen, beklenmedik olumsuz değişiklik
- “Bu olgunluğa erişen toplumlar ise her türlü sarsıntıları en az zararla atlatırlar.”— N. Cumalı