sıkı
(sf., zf., a.)
· 10 meanings · 0 occurrences
Meanings
-
1.
(sf.) → dar (I)
- “Sıkı bir kemer.”
-
5.
→ katı (I)
-
6.
→ yoğun
- “Samsun'a geldiğimi ve kendisiyle daha sıkı temasta bulunmak istediğimi bildirdim.”— Atatürk
-
7.
(zf.) Sıkıca, iyice
- “Ağzını da sıkı tut demeye lüzum görmüyorum.”— S. Kocagöz
-
8.
(a.) Zorlayıcı durum
- “Sıkıya gelmemek. Sıkıyı görünce kaçtı.”
Compound Words
sıkı ağızlı, sıkı denetim, sıkı doku, sıkı düzen, sıkı fıkı, sıkı sıkı, sıkıyönetim, ağzı sıkı, eli sıkı, kurusıkı