Bitigçi Dictionary Entry

tarak

tarak

(a., anat., hay. b.)
· 7 meanings · 0 occurrences

Meanings

  1. 1.

    (a.) Saçların, sakalın, hayvan tüylerinin karışıklığını gidermeye veya kadınların saçlarını tutturmaya yarayan dişli araç

  2. 2.

    Bahçıvanlıkta toprağın taşını ayıklamak için kullanılan, ucu bu biçimde olan araç; tırmık

  3. 3.

    Dokuma tezgâhlarında, dişleri arasından arış ipliklerinin geçtiği tarak biçiminde sık telli araç

  4. 4.

    Bazı kuşların başında bulunan yelpaze biçiminde tepelik

  5. 5.

    (anat.)ayak tarağı

  6. 6.

    (hay. b.) Suda yaşayan hayvanlarda solungaç

  7. 7.

    (hay. b.) Yassı solungaçlılardan, kabukları yuvarlak, yelpaze biçiminde bir yumuşakça (Pecten)

Compound Words

tarak dubası, tarak işi, tarak kemiği, tarak otu, tas tarak, ayak tarağı, balinatarağı, çobantarağı, deniztarağı, taşçı tarağı

Entry history and citation

Loading the current content revision and documented editorial events.

Related Entries

The definition, field tag and the word family partnership are selected in the dictionary entry.

Computing the live valency profile

Scanning aligned surface-lemma sequences and complement patterns in T-BDLD.

Loading graph theory results

Calculating the word's connection network in the collection.

Context Dynamics

Cümle, belge ve alan/tür yayılımı canlı hesaplanıyor.

Loading corpus details

T-BDLD frequency, inflected form, field/structure data are being prepared.

%5
%5