Meanings
-
1.
(sf.) Bütün bir şeyin ayrıldığı iki eşit parçadan her biri
- “Bu yarım saat içinde evde neler geçti?”— Y. Z. Ortaç
-
2.
Tam ve istenildiği gibi olmayan, eksik, noksan olan
- “Ötekinde de yarım kavala benzeyen kalın bir çığırtma vardı.”— O. C. Kaygılı
-
3.
(a.) Bir bütünün yarısı olan miktar
-
-
Compound Words
yarımada, yarım adam, yarım ağız, yarım akıllı, yarım altın, yarım asalak, yarım ay, yarım ayak, yarım baş ağrısı, yarım boy, yarım daire, yarım doğru, yarım gün, yarım kafiye, yarım kanatlılar, yarım kubbe, yarım küre, yarım mesai, yarım pabuçlu, yarım pansiyon, yarım porsiyon, yarım saat, yarım seren, yarım uyak, yarım yamalak, yarım yırtık
Entry history and citation
Loading the current content revision and documented editorial events.
Context Dynamics
Cümle, belge, alan/tür ve sözdizimsel konum canlı hesaplanıyor.