artık

Bitigçi Sözlük Maddesi

artık

(sf., a., zf., müz., tar., mat.)
· 7 meanings · 0 occurrences

Meanings

  1. 1.

    (sf.) İçildikten, yenildikten veya kullanıldıktan sonra geriye kalan

  2. 2.

    (a.) Bir şeyin harcandıktan veya kullanıldıktan sonra artan bölümü; çıktı

    • “Dibinde bir yudumluk kararmış çay artığı vardı.”— Y. Atılgan
  3. 3.

    Daha çok, daha fazla

  4. 4.

    (zf.) (a'rtık) → bundan böyle

    • “Artık onlar en lüks gazino ve barlara gidiyorlar, gecelerini oralarda geçiriyorlardı.”— T. Buğra
  5. 5.

    (müz., a.) Büyük ve tam aralıkların yarım ses artmış hâli

  6. 6.

    (tar., a.) Geriye kalmış, arkaya kalmış kimse

    • “... Selçuklu Sultanı Kılıç Arslan'ın az fakat disiplinli ordusunun kılıç artığı olmaktan kendilerini kurtaramamışlardı.”— F. Samuk
  7. 7.

    (mat., a.) İstatistiksel modelde gözlenen değer ile modelin tahmin ettiği değer arasındaki fark.

    Description source: BİTİGÇİ özgün içerik üretimi · 02.07.2026 11:41:08 · Türkiye saati (UTC+3)

Compound Words

artık değer, artık emek, artık göl, artık gün, artık yıl, eksik artık, üretim artığı

Entry history and citation

Loading the current content revision and documented editorial events.

Related Entries

The definition, field tag and the word family partnership are selected in the dictionary entry.

Computing the live valency profile

Scanning aligned surface-lemma sequences and complement patterns in T-BDLD.

Loading graph theory results

Calculating the word's connection network in the collection.

Context Dynamics

Cümle, belge, alan/tür ve sözdizimsel konum canlı hesaplanıyor.

Kaynak yayın tarihleri yükleniyor...

Loading corpus details

T-BDLD frequency, inflected form, field/structure data are being prepared.

%5
%5