öncellemek
(-i, sp., ed.)
· 5 meanings · 0 occurrences
Meanings
-
1.
(-i) Öncelikli duruma getirmek
- “Cabbar ve arkadaşının yaptığı iş birliği, yaşadıkları yozlaşmayı ve çürümeyi gözler önüne sermektedir. Bu karakterler, maddi değerleri öncelleyerek kişiliklerini hiçe saymaktadırlar.”— A. Aksu
-
2.
Ayrıcalıklı duruma getirmek
-
3.
Öne çıkarmak, önceliğini vurgulamak
- “O tümce bir de şunu belirtiyor ya da öncelliyor: Yaşadığın bir şeyin anlamını, o sırada, yaşarken bilemezsin çoğunlukla ancak senin anlamanın zamanı gelince anlarsın, o yaşadığının anlamını, bu da yıllar sonra gerçekleşebilir.”— K. Özkan