Questions and Answers

An information space that explains dictionary and live corpus data together

Bu bölüm sözlük maddeleri ve anlamları üzerine soruları; tanım, köken, (PHP 3, PHP 4), bağlam, eş kullanım, değerlik, sözcük ağı ve yaşam eğrisi gibi konulardaki kaynaklı açıklama ve derlem çıkarımlarını bir araya getirir. Etimoloji Atlası, etimoloji kartları, tarihsel dönemler ve zaman kapsülünün nasıl kullanılacağını Özelliklerin Kullanımı bölümünde bulabilirsiniz.

Total Questions
288
Headword
144
Anlam / tanım
144
New-Entry Questions
86
Entries Examined
180
Yanıtları nasıl okumalı?

Reading Dictionary Features Together

Maddebaşı, anlam, tanım, gönderme, köken, (PHP 3, PHP 4), bağlam, alan ve tür yayılımı, eş kullanım, değerlik, hibrit sözcük ağı ve yaşam eğrisi birlikte değerlendirilir. Yeni eklenen sözcükler de yayımlanmış tanımlanabilirlik kanıtlarıyla bu kapsama girer.

corpus evidence ve çıkarımlar

Geçiş sayısı ve derlem büyüklüğü güncel ölçümlerden okunur; yayım sırasında incelenmiş kanıttan gelen sayı ayrıca etiketlenir. Bağlamlar soruyu açıklayan sınırlı örneklerle sunulur. Çıkarımları kapsam ve sınırlılık bilgileriyle birlikte okuyun: derlemde gözlenen eğilimler değişmez dil bilgisi kuralları değildir.

288 soru ve yanıt

Meaning / Definition Definition varsayım Varsayım neden değiştirilemez bir sonuç gibi okunmamalıdır?

Geçici kabul ve sınanabilirlik tanımın parçasıdır; destekleyen veya ters düşen bulgularla varsayım yeniden değerlendirilebilir.

İncelenen Bitigçi tanımı
Bir soruyu araştırırken geçici olarak doğru kabul edilen ve sonuçları sınanabilen düşünce. Gözlemlerle uyumlu çıkması onu güçlendirir; ters düşen bulgu geldiğinde yeniden kurulabilir. Araştırmanın hangi yoldan ilerleyeceğine yardımcı olur; faraziye, hipotez.
Güncel tanım, gözlemlerle uyumun düşünceyi güçlendirebileceğini, ters düşen bulguların ise yeniden kurmayı gündeme getirebileceğini belirtir. Değerlendirmede bulgunun güvenilirliği ve varsayımın hangi kısmına ilişkin olduğu okunur. Bir düşünceye varsayım denmesi onu keyfî kılmaz; fakat sınanmadan kesinleşmiş bir sonuçla aynı konuma da getirmez.
Live Occurrences
237167
Per Million
46.8068
Attested Sentences
0
Document Distribution
0

Context

Bu model, kamu tercihi yaklaşımı tarafından geliştirilmiştir ve iki temel varsayıma dayanmaktadır.
Scope and Limitations

Scope: Açıklama, varsayım maddesindeki geçicilik ve sınanabilirlik özelliklerine bağlıdır.

Limitation: Tek bir ters bulgunun bütün bir açıklamayı otomatik olarak geçersiz kıldığı söylenmez; belirli bir araştırmanın sonucu burada değerlendirilmez. Canlı geçiş sayısı yalnız bu anlamın değil, maddebaşının toplamıdır.

Headword Anlam ayrımı varsayım Bir araştırmada varsayım ile elde edilen bulgu neden ayrı belirtilir?

Varsayım geçici olarak kabul edilen düşünceyi, bulgu ise inceleme veya gözlemde elde edileni bildirir; başlangıç kabulü ile gözlenen sonuç ayrılır.

Araştırmayı bir varsayımla yönlendirmek, gözlemlerin o düşünceyi doğruladığını daha baştan söylemek değildir. Hangi kabulle yola çıkıldığı ile gerçekte ne bulunduğu ayrı yazıldığında, düşüncenin sonuçlarla nasıl karşılaştırıldığı anlaşılır. Varsayımın açıkça belirtilmesi bu karşılaştırmayı mümkün kılar; beklenen sonuçla elde edilen sonucu birbirine karıştırmayı önler.
Live Occurrences
237167
Per Million
46.8068
Attested Sentences
0
Document Distribution
0

Context

Büyüme modellerinin bu iki konu üzerindeki çıkarımları, teknoloji ile ilgili iki temel varsayıma dayanmaktadır.
Scope and Limitations

Scope: Yanıt, varsayım maddesinin araştırmayı yönlendiren geçici düşünce anlamını açıklar.

Limitation: Her araştırmanın aynı sırayla yürüdüğü veya bir bulgunun her zaman tek bir varsayımla ilişkili olduğu söylenmez.

Meaning / Definition Definition çıkarım Bir çıkarımı değerlendirirken hangi önermelere dayandığını bilmek neden gerekir?

Sonucun neye dayanarak elde edildiği öncüllerle görünür olur; yalnız son cümleyi okumak akıl yürütmenin bütününü göstermez.

İncelenen Bitigçi tanımı
Belli önermelerin kabul edilen veya gerçek olan doğruluklarından, yanlışlıklarından, başka önermelerin kabul edilen veya gerçek olan doğruluklarını, yanlışlıklarını çıkarma; istidlal
Güncel anlam, belirli önermelerin kabul edilen doğruluk veya yanlışlıklarından başka önermelere ulaşmayı ele alır. Öncüllerin yalnız varsayılmış mı yoksa ayrıca desteklenmiş mi olduğu, sonucun nasıl okunacağını etkiler. Bu nedenle değerlendirmede hem başlangıçta kabul edilenler hem de bunlarla sonuç arasında kurulan ilişki açıklanır; sonuç cümlesinin kesin bir dille yazılması bu açıklamanın yerine geçmez.
Live Occurrences
93249
Per Million
18.4034
Attested Sentences
0
Document Distribution
0

Context

Öyleyse edebiyat incelemeleri, aynı zamanda edebiyatçının muhayyilesi hakkında birtakım tahlillerde ve çıkarımlarda bulunmalıdır.
Scope and Limitations

Scope: Açıklama, çıkarım maddesinin önermelerden başka önermelere ulaşma anlamıyla sınırlıdır.

Limitation: Belirli bir akıl yürütmenin geçerliliği burada biçimsel olarak ispatlanmaz; farklı çıkarım yöntemlerinin tümü tek bir kurala indirgenmez. Canlı geçiş sayısı yalnız bu anlamın değil, maddebaşının toplamıdır.

Headword Alan ve tür yayılımı çıkarım Çıkarım sözcüğü mantıkta ve yapay zekâda aynı işlemi mi adlandırır?

Mantıkta önermelerden sonuca ulaşma, yapay zekâda ise eğitilmiş modelin yeni girdilere sonuç ürettiği çalışma aşaması öne çıkar.

Güncel sözlük, önermelerden başka önermelere ulaşma ile eğitilmiş modelin yeni veriyi işlemesini ayrı anlamlar olarak verir. İkinci kullanımın bulunması, her model çıktısının mantıksal bir kanıt olduğu sonucunu vermez. Çıkarım sözcüğünün hangi anlamda geçtiği belirlenirken öncül ve sonuç ilişkisinin mi, yoksa modelin girdiyi işleme aşamasının mı anlatıldığına bakılır.
Live Occurrences
93249
Per Million
18.4034
Attested Sentences
0
Document Distribution
0

Context

Platform büyük dil modeli çıkarımı, görüntü ve ses üretimi ile model eğitimi gibi iş yüklerini kapsıyor.
Scope and Limitations

Scope: Yanıt, çıkarım maddesinin mantık ve yapay zekâ çevresindeki anlamlarını karşılaştırır.

Limitation: Bu ayrım bütün modellerin aynı yöntemle çalıştığını veya ürettikleri yanıtların doğru olduğunu ileri sürmez.

Meaning / Definition Anlam ayrımı örnek Bir davranışın örnek olarak anlatılması, o davranışın onaylandığını mı gösterir?

Açıklayıcı örnek, anlatılan düşünceyi görünür kılar; yanlış veya sakıncalı bir davranış da bu amaçla örnek gösterilebilir.

İncelenen Bitigçi tanımı
Soyut bir düşünceyi anlaşılır kılmak için somut olarak gösterilen olay, cümle veya davranış; anlatılan kuralın nasıl işlediğini görmeyi sağlar ve dinleyenin benzer durumları tanımasına yardımcı olur; emsal, misal.
Güncel anlam, soyut düşünceyi anlaşılır kılan somut olay, cümle veya davranışı ele alır. Açıklama için kurulan “Yanlış çıkarıma örnek olarak bu cümleyi inceleyelim.” sözü, incelenen çıkarımı benimsemeyi gerektirmez. Açıklama amacıyla örnek vermek ile birini izlenmeye değer model olarak göstermek ayrı kullanımlardır; cümlenin olumlu ya da olumsuz değerlendirmesi ayrıca okunur.
Live Occurrences
2418427
Per Million
477.2955
Attested Sentences
0
Document Distribution
0

Context

Konuları açıkladıktan sonra gerekli gördüğünde basit örnek cümlelerle açıklamıştır.
Scope and Limitations

Scope: Açıklama, örnek maddesinin düşünceyi somutlaştıran olay veya cümle anlamına bağlıdır.

Limitation: Soruya eşlik eden açıklama cümlesi kurulmuş bir örnektir; her örneğin gerçek bir olayı anlattığı veya genel kuralı kanıtladığı ileri sürülmez. Canlı geçiş sayısı yalnız bu anlamın değil, maddebaşının toplamıdır.

Headword Context örnek Örnek sözcüğü her cümlede yalnız bir nesneyi veya durumu adlandırmak için mi kullanılır?

Sözcük, ad olarak seçilmiş parça veya açıklayıcı durum bildirebilir; sıfat olarak başkalarına yol gösterecek kadar başarılı olanı niteleyebilir.

Açıklama için kurulan “Bir örnek verdim.” cümlesinde örnek bir addır. “Örnek bir öğrenci yetişti.” cümlesinde ise öğrencinin niteliğini belirtir. Güncel sözlük, seçilmiş malzeme, açıklayıcı durum ve benimsenmeye değer kişi veya uygulama kullanımlarını ayrı ayrı karşılar. Cümledeki görev ve anlam okunmadan bütün geçişleri tek bir nesne türünün adı saymak uygun olmaz.
Live Occurrences
2418427
Per Million
477.2955
Attested Sentences
0
Document Distribution
0

Context

Nişan hatırası magnet sayesinde ziynet eşyalarına kavuşan vatandaş, çantayı bulan ve örnek davranış sergileyen diğer vatandaşa ve jandarma ekiplerine teşekkürlerini iletti.
Scope and Limitations

Scope: Yanıt, örnek maddesinin ad ve niteleyici kullanımlarını karşılaştırır.

Limitation: Karşılaştırma cümleleri açıklama için kurulmuştur; her örnek geçişinin söz türü yalnız sözcüğün yazılışından çıkarılmaz.

Meaning / Definition Definition tanık Sözlükte gerçek metinden alınan bir tanığın kaynağı neden belirtilir?

Kaynak, kullanımın hangi metinden geldiğini ve bağlamının nasıl denetlenebileceğini gösterir; tanığı kurmaca bir açıklama örneğinden ayırır.

İncelenen Bitigçi tanımı
Sözcüğün, anlamın veya dil yapısının gerçek metindeki kullanımını gösteren, kaynağı belirtilmiş örnek; ilgili: → örnek.
Güncel anlam, sözcüğün veya dil yapısının gerçek metindeki kullanımını gösteren ve kaynağı belirtilmiş örneğe yönelir. Kaynak bilgisi okurun alıntının çevresini incelemesini, biçimi ve anlamı yeniden değerlendirmesini sağlar. Açıklama için kurulmuş bir cümle öğretici olabilir; fakat yalnız bu nedenle tarihli bir gerçek kullanım kaydı hâline gelmez.
Live Occurrences
234415
Per Million
46.2636
Attested Sentences
0
Document Distribution
0

Context

Tanık cümlelerin hangi kitaptan alıntılandığı bilgisi, ayraç içinde kısaltmasıyla birlikte verildi.
Scope and Limitations

Scope: Açıklama, tanık maddesinin dil incelemesindeki kaynaklı kullanım örneği anlamıyla sınırlıdır.

Limitation: Tek bir tanık kullanımın varlığına örnektir; tek başına ilk kullanım tarihini, bütün anlamları veya genel sıklığı kanıtlamaz. Canlı geçiş sayısı yalnız bu anlamın değil, maddebaşının toplamıdır.

Headword Çok anlamlılık tanık Bir dönemin tanığı denilen şey mutlaka o dönemi yaşamış bir insan mıdır?

Tanık, kişiyi adlandırabildiği gibi bir olayın veya dönemin varlığını gösteren belge, nesne ya da kalıntıyı da adlandırabilir.

Bir olay hakkında gözlemi bulunan kişi ile geçmişten kalan belge farklı türden varlıklardır. Tanık maddesi bu kullanımları ayrı anlamlarla karşılar. Bir yapının veya nesnenin tanık diye anılması, onun insan gibi konuştuğu anlamına gelmez; varlığı veya özellikleri üzerinden dönemle ilişki kurulmaktadır. Cümlede neyin tanık sayıldığı ve hangi bilgiye dayanak olduğu okunmalıdır.
Live Occurrences
234415
Per Million
46.2636
Attested Sentences
0
Document Distribution
0

Context

Kazı alanında bulunan iki altın yüzük, arkeologlar tarafından"antik ticaretin sessiz tanıkları"olarak tanımlanıyor.
Scope and Limitations

Scope: Yanıt, tanık maddesinin kişi ile olay veya dönem hakkında iz taşıyan nesne anlamlarını karşılaştırır.

Limitation: Bir nesnenin tanık diye anılması, tarihi ve kökeni hakkındaki her yorumun doğrulandığını göstermez.

Meaning / Definition Definition işaret El işareti kullanılması, kişinin o sırada hiç konuşmadığını mı gösterir?

İşaret sessizce kullanılabilir veya konuşmaya eşlik edebilir; hareketin varlığı tek başına konuşmayı dışlamaz.

İncelenen Bitigçi tanımı
Başın, elin veya yüzün belirli bir yönde hareket ettirilmesiyle karşıdakine verilen anlatım ya da yönlendirme; konuşmaya eşlik ederek söyleneni güçlendirebilir, sessiz kalınması gereken durumda sözü bütünüyle üstlenebilir; sim (II).
Ses çıkarmadan bir el işareti yapan kişinin anlatıldığı tanık, sessiz kullanımın bir örneğidir. Güncel tanım ise bu tür hareketlerin konuşmayı güçlendirebileceğini veya sözün yerini alabileceğini ayrı ayrı belirtir. Bir örnekte konuşma bulunmaması, bütün işaretlerin zorunlu olarak sessizlik içinde kullanılacağı sonucunu vermez; eşlik eden konuşma bilgisi ayrıca okunmalıdır.
Live Occurrences
1262466
Per Million
249.1575
Attested Sentences
0
Document Distribution
0

Context

Huret, ses çıkarmadı, şöyle bir el işareti yaptı.
Scope and Limitations

Scope: Açıklama, işaret maddesinin baş, el veya yüz hareketiyle anlatım ve yönlendirme anlamına bağlıdır.

Limitation: Bu yanıt işaret dillerinin bütün yapısını açıklamaz ve sıradan el hareketlerini işaret diliyle özdeşleştirmez. Canlı geçiş sayısı yalnız bu anlamın değil, maddebaşının toplamıdır.

Headword Alan ve tür yayılımı işaret İşaret sözcüğü yalnız kâğıda veya ekrana çizilmiş bir simgeyi mi adlandırır?

Görsel simgeler yanında başın, elin ya da yüzün anlatım taşıyan hareketi de işaret olarak adlandırılabilir.

Batarya simgesinin üzerindeki çarpı işaretinden söz eden tanıkta ekranda görülen bir biçim vardır. Ses çıkarmadan el işareti yapan kişinin anlatıldığı tanıkta ise bir hareket ileti taşır. İkinci kullanımda mutlaka bir çizim hazırlanması gerekmez. Neyin görüldüğü, hangi hareketin yapıldığı ve bu hareketin kime yöneldiği anlamı ayırmaya yardım eder.
Live Occurrences
1262466
Per Million
249.1575
Attested Sentences
0
Document Distribution
0

Context

Bir anda batarya simgesinin üzerinde çarpı işareti oluşuyor, şarja takılı olsa bile kapanıyor.
Huret, ses çıkarmadı, şöyle bir el işareti yaptı.
Scope and Limitations

Scope: Yanıt, işaret maddesinin çizim veya simge ile beden hareketi anlamlarını karşılaştırır.

Limitation: Bir aygıttaki çarpının tam teknik karşılığı veya her el hareketinin aynı anlamı taşıdığı burada ileri sürülmez.

Meaning / Definition Anlam ayrımı tutmak Bir şarkının çok tutması, sanatsal niteliğinin kesin olarak kanıtlandığı anlamına gelir mi?

Tutmak burada geniş ilgi görmeyi anlatır; sanatsal nitelik hakkında yargı kurmak için kullanılan ölçüt ayrıca belirtilir.

İncelenen Bitigçi tanımı
Bir sanat eseri geniş ilgi görmek
Bir dönemde çok tutulan şarkıların sözlerini içeren kitapçıktan söz eden tanık, ilgi gören eserleri adlandırır. Güncel anlam da sanat eserinin geniş ilgi görmesini öne çıkarır. Bu kullanım tek başına eserin neden beğenildiğini, hangi sanat ölçütlerini karşıladığını veya bütün dinleyicilerin aynı değerlendirmede bulunduğunu söylemez. İlginin yaygınlığı ile nitelik değerlendirmesi aynı soru değildir.
Live Occurrences
1404466
Per Million
277.1823
Attested Sentences
0
Document Distribution
0

Context

O yıl çıkan ve çok tutulan şarkı sözlerinin yer aldığı bu kitapçık, bizim gibi her şarkıyı ezberlemek isteyen çocuklar için bulunmaz bir nimetti.
Scope and Limitations

Scope: Açıklama, tutmak maddesinin sanat eserinin geniş ilgi görmesi anlamına bağlıdır.

Limitation: Tanık bir döneme ilişkin anlatıdır; güncel dinlenme veya satış ölçümü sayılmaz ve belirli bir şarkının değeri hakkında hüküm verilmez. Canlı geçiş sayısı yalnız bu anlamın değil, maddebaşının toplamıdır.

Headword Çok anlamlılık tutmak Tutmak fiili her kullanımında bir şeyi elle kavramak anlamına mı gelir?

Elde bulundurma yanında bir şeyi bir yerde veya belirli durumda bırakma gibi farklı ilişkiler de bu fiille anlatılabilir.

Bir kişinin ellerini tutan anlatı kişisinden söz eden tanıkta doğrudan fiziksel temas vardır. Gazların atmosferde ısı tutmasından söz eden tanıkta ise elde kavranan bir nesne anlatılmaz. Aynı fiilin kullanılması öznenin, nesnenin veya işlemin aynı türden olduğunu göstermez. Neyin tutulduğu, nerede kaldığı ve cümlenin hangi süreci anlattığı birlikte incelenir.
Live Occurrences
1404466
Per Million
277.1823
Attested Sentences
0
Document Distribution
0

Context

Kendisiyle müthiş bir mücadele verir gibiydi, nihayet önümde diz çöktü ve gözyaşlarıyla yıkadığı ellerimi tuttu.
Tarım, fabrikada üretim ve üretilen malların taşınması sırasında çoğunlukla fosil yakıt kullanıldığı için sera gazları ortaya çıkmakta ve bu gazlar atmosferde ısıyı tutmaktadır.
Scope and Limitations

Scope: Yanıt, tutmak maddesinin fiziksel kavrama ve bir yerde kalmasını sağlama kullanımlarını karşılaştırır.

Limitation: İkinci tanık yalnız dilsel kullanım için seçilmiştir; bir atmosfer modelinin bütün süreçleri burada açıklanmaz.

Meaning / Definition Definition kurmak Hayal kurmak, düşünülen olayın gerçekleştiğini gösterir mi?

Bu anlam zihinde canlandırmayı bildirir; hayal edilen olayın yaşandığını söylemek için ayrıca gerçekleşme bilgisi gerekir.

İncelenen Bitigçi tanımı
Gerçekte bulunmayan veya henüz gerçekleşmemiş olayları zihninde canlandırmak; ilgili: → düşünmek.
Birinin hayalini kuran kişiden söz eden tanık, zihinsel bir yönelimi anlatmaktadır. Güncel tanım da gerçekte bulunmayan veya henüz gerçekleşmemiş olanı canlandırmayı öne çıkarır. Bir olayı düşüncede kurmak ile o olayın yaşandığını bildirmek ayrı yargılardır. Kurulan hayalin daha sonra gerçekleşmesi mümkündür; fakat yalnız hayal kurmak ifadesi bu sonraki sonucu bildirmez.
Live Occurrences
1391548
Per Million
274.6329
Attested Sentences
0
Document Distribution
0

Context

Hastalığa benzer bir şiddetle onun hayalini kuruyordu.
Scope and Limitations

Scope: Açıklama, kurmak maddesinin zihinde canlandırma anlamına bağlıdır.

Limitation: Belirli bir kişinin hayalinin sonradan gerçekleşip gerçekleşmediği burada saptanmaz; tanık bir ruh sağlığı değerlendirmesine dönüştürülmez. Canlı geçiş sayısı yalnız bu anlamın değil, maddebaşının toplamıdır.

Headword Context kurmak Çadır kurmak ile hayal kurmak aynı fiziksel birleştirme işlemi midir?

İlkinde kullanılabilir bir fiziksel düzen oluşturulur; ikincisinde bir şey zihinde canlandırılır.

İçinden nehir geçen bir parkta çadırların kurulmasını anlatan tanıkta somut bir düzen ortaya çıkarılır. Birinin hayalini kurmaktan söz eden tanıkta ise zihinsel yönelim vardır. Kullanılan fiilin aynı olması, hayalin de çadır parçaları gibi elle birleştirildiğini göstermez. Kurulan şeyin türü, amaç ve cümlede anlatılan süreç anlam seçimini belirler.
Live Occurrences
1391548
Per Million
274.6329
Attested Sentences
0
Document Distribution
0

Context

Böylece şehrin tam ortasında ve içinden bir de nehir akan parkta çadırları kurduk.
Hastalığa benzer bir şiddetle onun hayalini kuruyordu.
Scope and Limitations

Scope: Yanıt, kurmak maddesinin fiziksel düzen oluşturma ve zihinde canlandırma kullanımlarını karşılaştırır.

Limitation: Bu karşılaştırma bir çadırın nasıl kurulacağını anlatmaz; her kurmak kullanımını bu iki anlamdan birine zorla yerleştirmez.

Meaning / Definition Anlam ayrımı kırmak “Soğuğu kırmak” ifadesi, soğuğun bütünüyle ortadan kalktığını mı bildirir?

Bu kullanım olumsuz etkinin şiddetini azaltmayı anlatır; azalmak ile bütünüyle yok olmak aynı sonuç değildir.

İncelenen Bitigçi tanımı
Baskınlığını veya şiddetini azaltarak daha katlanılır duruma getirmek; ilgili: → azaltmak.
Sobanın soğuğu kırmakta yetersiz kaldığını söyleyen tanık, bir etkinin ne ölçüde hafifletilebildiğini gündeme getirir. Güncel anlamda da baskınlığın veya şiddetin azaltılarak durumun daha katlanılır hâle gelmesi öne çıkar. Bu nedenle kırmak fiilinin bu kullanımını her bağlamda bütünüyle ortadan kaldırmak diye okumak, anlatılan değişimin derecesini gereksiz yere güçlendirir.
Live Occurrences
228272
Per Million
45.0513
Attested Sentences
0
Document Distribution
0

Context

Bütün ev rutubet ve küf kokuyor, odanın bir köşesinde yanan odun sobası da soğuğu kırmakta yetersiz kalıyordu.
Scope and Limitations

Scope: Açıklama, kırmak maddesinin bir etkinin şiddetini azaltma anlamıyla sınırlıdır.

Limitation: Tanıktaki ısınma koşulları ölçülmez ve bir ısıtma yöntemi önerilmez; yalnız kullanımın derece bakımından kapsamı açıklanır. Canlı geçiş sayısı yalnız bu anlamın değil, maddebaşının toplamıdır.

Headword Valency kırmak Kabuk kırmak ile birinin kalbini kırmak aynı somut parçalama eylemi midir?

Kabukta nesnenin bütünlüğü, kalp kırma kullanımında ise kişinin incinmesi öne çıkar; aynı fiil iki ayrı ilişki kurar.

Yumurtadan çıkan canlıların kabuğu kırdığını söyleyen tanıkta katı bir parçanın bütünlüğü bozulur. Birinin kalbini kırmak istemeyen kişiyi anlatan tanıkta ise duygusal incinme söz konusudur. İkinci kullanım, gerçek bir organın parçalandığına ilişkin bildirim sayılmaz. Fiilin neye yöneldiği, çevresindeki sözler ve cümlenin amacı birlikte okunarak anlam ayırt edilir.
Live Occurrences
228272
Per Million
45.0513
Attested Sentences
0
Document Distribution
0

Context

Bu sabah, yumurtaların içinden sarı kafalar kabuğu kırdı ve dışarıya çıkmaya başladı.
Durumu görüyor, fakat müezzinin kalbini kırmak istemiyordu.
Scope and Limitations

Scope: Yanıt, kırmak maddesinin fiziksel bütünlüğü bozma ve gönül incitme kullanımlarını karşılaştırır.

Limitation: Bu karşılaştırma bir organın sağlık durumu hakkında sonuç vermez; tamamlayıcıların her durumda değişmez bir anlam kuralı sunduğu söylenmez.

Meaning / Definition Definition denge Bir sistemde denge bulunması, durumun mutlaka en iyi veya en adil olduğu anlamına gelir mi?

Görece kararlı bir ilişki bulunması ile bu ilişkinin iyi, adil veya istenen bir durum sayılması ayrı değerlendirmelerdir.

İncelenen Bitigçi tanımı
Ekonomi, politika veya sistemde karşıt güçlerin görece kararlı duruma geldiği ilişki düzeyi.
Güncel anlam, karşıt güçler arasındaki görece kararlılığa yönelir; bu duruma kendiliğinden bir üstünlük veya adalet niteliği yüklemez. Bir oyundaki güç dengesinin sağlıklı olmadığını düşünen tanık da dengeyi adlandırmakla onu olumlu değerlendirmeyi ayırır. Durumun iyi olup olmadığı söylenirken hangi ölçütün kullanıldığı ve kimin açısından değerlendirildiği ayrıca açıklanmalıdır.
Live Occurrences
675727
Per Million
133.36
Attested Sentences
0
Document Distribution
0

Context

Bu durum özellikle karakterinizin gelişimiyle düşmanların gücü arasındaki dengenin her zaman sağlıklı olmadığını düşündürüyor.
Scope and Limitations

Scope: Açıklama, denge maddesinin sistemdeki karşıt güçlerin görece kararlı ilişkisi anlamını ele alır.

Limitation: Tanıktaki oyun değerlendirmesi bütün sistemlere genellenmez; belirli bir düzenin adil olup olmadığına burada karar verilmez. Canlı geçiş sayısı yalnız bu anlamın değil, maddebaşının toplamıdır.

Headword Context denge Denge sözcüğünü yorumlarken hangi öğeler arasındaki ilişkiden söz edildiği neden önemlidir?

Sözcük tek başına ilişkinin taraflarını söylemez; ekonomik düzen ile oyundaki güç ilişkisi aynı öğeler arasında kurulmaz.

Üreticilerin ekonomik dengeye değindiği tanık ile bir oyunda karakter ve düşmanların gücünü karşılaştıran tanık, farklı ilişki çevreleri kurar. Kelimenin aynı olması, ölçülen veya karşılaştırılan öğelerin de aynı olduğunu göstermez. Yorum için neyin neyle dengelendiği, hangi bağlamda konuşulduğu ve cümlede hangi değerlendirmenin yapıldığı birlikte okunur.
Live Occurrences
675727
Per Million
133.36
Attested Sentences
0
Document Distribution
0

Context

İlçede özellikle kırsal mahallelerde yaşayan üreticiler, suyun yalnızca tarımsal verim için değil, ekonomik denge açısından da hayati önemde olduğunu vurguluyor.
Bu durum özellikle karakterinizin gelişimiyle düşmanların gücü arasındaki dengenin her zaman sağlıklı olmadığını düşündürüyor.
Scope and Limitations

Scope: Yanıt, denge maddesinin ekonomi ve oyun bağlamlarındaki kullanımlarını karşılaştırır.

Limitation: Örneklerde sözü edilen ekonomik durumun veya oyunun gerçek dengesi burada ölçülmez.

Meaning / Definition Definition doku Bir kentin dokusundan söz etmek, yalnız tek bir binanın görünüşünü anlatmak mıdır?

Bu kullanım kentin parçalarının oluşturduğu yapıya ve özelliklere yönelir; tek bir yapının görüntüsüne indirgenmez.

İncelenen Bitigçi tanımı
Bir bütünün yapısı ve özelliği
Kentin dokusunu mimari, sokak, meydan ve parklarla birlikte anan tanık, birden çok ögenin bulunduğu bütünü ele alır. Güncel tanım da bir bütünün yapısını ve özelliğini öne çıkarır. Tek bir bina bu düzenin parçası olabilir; fakat yalnız o binanın rengi veya cephesi, parçaların bütün içindeki ilişkisini kendiliğinden açıklamaz.
Live Occurrences
418482
Per Million
82.5907
Attested Sentences
0
Document Distribution
0

Context

Kentin dokusu, mimarisi, sokak, meydan, park gibi öğeler, anıtlar, kamusal mekânlar, insanların kente ilişkin ilk duyumlarını oluştururlar.
Scope and Limitations

Scope: Açıklama, doku maddesinin bir bütünün yapısı ve özelliği anlamını kent bağlamında gösterir.

Limitation: Yanıt belirli bir kentin korunma durumunu veya yapıların değerini değerlendirmez. Canlı geçiş sayısı yalnız bu anlamın değil, maddebaşının toplamıdır.

Headword Alan ve tür yayılımı doku Doku sözcüğünün biyoloji dışında kullanıldığını hangi bağlamlar gösterir?

Kentlerin yapısı ve sayısal görsellerin yüzey özellikleri gibi farklı konular da doku sözcüğüyle anlatılabilir.

Bir oyundaki modellerin doku kalitesinden söz eden tanık ile kentin mimari ve mekânsal özelliklerini anlatan tanık, hücre topluluklarını incelememektedir. Sözcük bu kullanımlarda bir bütünün yapısına veya görünüş özelliklerine yönelir. Bununla birlikte kent dokusu ile bir modelin yüzeyini aynı nesne saymak da doğru olmaz; anlam cümlenin konusu içinde belirlenir.
Live Occurrences
418482
Per Million
82.5907
Attested Sentences
0
Document Distribution
0

Context

Bu çekiciler oyuna seneler öncesinden eklendiği için doku kaliteleri yeni eklenen modellerin bayağı altındaydı.
Kentin dokusu, mimarisi, sokak, meydan, park gibi öğeler, anıtlar, kamusal mekânlar, insanların kente ilişkin ilk duyumlarını oluştururlar.
Scope and Limitations

Scope: Yanıt, doku maddesinin biyoloji dışındaki yapı ve görünüş kullanımlarını gösterir.

Limitation: Tanıklar bu kullanımların derlemde bulunduğunu gösterir; alanların birbirine göre ne kadar yaygın olduğunu tek başına ölçmez.