yay

Bitigçi Sözlük Maddesi

yay

(a., mat., müz.)
· 7 meanings · 1 occurrences

Meanings

  1. 1.

    (a.) Ok atmaya yarayan, iki ucu arasına kiriş gerilmiş, eğri ağaç veya metal çubuk

    • “Sadağını ve yayını kepenek altında dikkatlice tutuyordu.”— H. N. Atsız
  2. 2.

    Farklı amaçlarla çeşitli biçimlerde yapılan esnek parça

    • “Araba yayı. Kilidin yayı. Kanepenin yayı.”
  3. 3.

    zemberek

  4. 4.

    Hallacın pamuk veya yünü atmak için tokmak yardımıyla kullandığı araç

    • “Karınları hallaç yayından kopup fırlamış gibi beyaz.”— R. H. Karay
  5. 5.

    (mat.) Bir çember üzerindeki iki nokta ile bu nokta arasındaki çember parçası

  6. 6.

    (mat.) Bir eğriden alınan parça

  7. 7.

    (müz.) Keman, viyolonsel vb. çalgılarda sürterek titreşim yoluyla ses çıkarmaya yarayan parça

Compound Words

yay ayraç, yayçizer, yay kabzası, yay kolu, halka yay, elektrik yayı, gece yayı, gün yayı, keman yayı, köşe yayı, refleks yayı

Entry history and citation

Loading the current content revision and documented editorial events.

Related Entries

The definition, field tag and the word family partnership are selected in the dictionary entry.

Computing the live valency profile

Scanning aligned surface-lemma sequences and complement patterns in T-BDLD.

Loading graph theory results

Calculating the word's connection network in the collection.

Context Dynamics

Cümle, belge, alan/tür ve sözdizimsel konum canlı hesaplanıyor.

Kaynak yayın tarihleri yükleniyor...

Loading corpus details

T-BDLD frequency, inflected form, field/structure data are being prepared.

%5
%5