buluş
(a., ed.)
· 4 meanings · 0 occurrences
Meanings
-
1.
(a.) Bulmak işi
- “Dün o evi güzel buluşum bir gerçekti.”— A. Ağaoğlu
-
3.
Bilinen bilgilerden yararlanarak daha önce bilinmeyen yeni bir bulguya ulaşma veya yöntem geliştirme; icat
- “Bu orijinal buluşu Vali Bey'e borçluyuz.”— S. F. Abasıyanık