dağıtmak
(-i, nsz., mec., argo)Meanings
-
1.
(-i) Toplu durumda bulunanları birbirinden uzaklaştırmak veya ayırmak
- “Düşman ordusunu çil yavrusu gibi dağıtırlardı.”— Y. K. Beyatlı
-
2.
(-i, nsz.) Belli bir orana göre bölüştürmek; tevzi etmek
- “Cebinden cüzdanını çıkarıp çocukları için harçlık dağıttı.”— L. Tekin
-
4.
Bir şeyin veya bir yerin düzenini bozmak
- “Odayı dağıtmak. Kâğıtları dağıtmak.”
-
5.
(nsz.) → ulaştırmak
-
6.
(mec.) Yenilgiye uğratmak
-
8.
(mec.) Kurulu bir düzeni bozmak
-
11.
(nsz., argo) Değişik sebeplerle kendini koyuvermek, beklenmedik davranışlarda bulunmak