düzen
(a., mec., müz., top. b., ağz.)
· 10 meanings · 0 occurrences
Meanings
-
1.
(a.) Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum; nizam, sistem
- “Bilhassa toprak ve silah meselelerinin bir düzene konmasını, hem de tezelden istediler.”— F. Otyam
-
2.
Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanmış hâli; konsept
-
3.
Sıralanış biçimi; tertip, kombinasyon
- “Evin en bozuk düzeninde bile hastalığa mahsus birtakım aletler vardır.”— R. N. Güntekin
-
-
-
-
-
8.
(top. b.) Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri
- “Orta hâlli ailelerin kurduğu bu düzende herkesin bacası tüten, kapısı çalınan bir evi var.”— N. Meriç
-
-
Compound Words
düzen açıklaması, düzen bağı, düzen teker, bozuk düzen, çekidüzen, kaba düzen, kara düzen, kurulu düzen, öncel düzen, sıkı düzen, sosyal düzen, yanaşık düzen, kafiye düzeni, kamu düzeni, kölelik düzeni, savaş düzeni, toplumsal düzen, tören düzeni, uyak düzeni, yağış düzeni
Entry history and citation
Loading the current content revision and documented editorial events.
Context Dynamics
Cümle, belge, alan/tür ve sözdizimsel konum canlı hesaplanıyor.