kaçak

Bitigçi Sözlük Maddesi

kaçak

(a., sf., zf.)
· 7 meanings · 0 occurrences

Meanings

  1. 1.

    (a.) Bir kapalı kaptan, bir borudan sızan gaz veya sıvı; kaçıntı

  2. 2.

    Gizlice kaçırılmış olan mal veya madde

    • “Hâlbuki buraları ve hususuyla Anadolu’yu, kaçaktan mümkün mertebe muhafaza için bundan başka çare yoktur.”— M. C. Kuntay
  3. 3.

    Av sırasında vurulamayan kuş

    • “Malum a, kaçak diye avcının tüfeğinden kurtulmuş kuşlara denir.”— S. M. Alus
  4. 4.

    (sf.) Bağlı bulunduğu yerden veya yasadan kaçan, uzaklaşan

    • “Vapurda bir de kaçak Rus ailesi var.”— A. Gündüz
  5. 5.

    (sf.) Yasaca yapılması yasak olan veya yapılması için gerekli izin alınmayan

    • “Kaçak kat.”
  6. 6.

    (sf.) Yasaca belirtilmiş gerekli gümrük ve vergileri ödenmeden bir yere sokulan veya bir yerden çıkarılan

    • “Kaçak olarak gelmiş Amerikan, Japon, hatta Kızıl Çin eşyalarını satanlar açıkça bunların kaçak mal olduklarını bağırarak alıcı çekiyorlardı.”— A. Nesin
  7. 7.

    (zf.) Yasalara, kurallara uymayarak gizli bir biçimde

    • “Bütün harp müddetince babası ile İsviçre'de kaçak yaşadı.”— A. Gündüz

Compound Words

kaçak güreş, asker kaçağı, elektrik kaçağı, mektep kaçağı, okul kaçağı, pranga kaçağı, vergi kaçağı

Entry history and citation

Loading the current content revision and documented editorial events.

Related Entries

The definition, field tag and the word family partnership are selected in the dictionary entry.

Computing the live valency profile

Scanning aligned surface-lemma sequences and complement patterns in T-BDLD.

Loading graph theory results

Calculating the word's connection network in the collection.

Context Dynamics

Cümle, belge, alan/tür ve sözdizimsel konum canlı hesaplanıyor.

Kaynak yayın tarihleri yükleniyor...

Loading corpus details

T-BDLD frequency, inflected form, field/structure data are being prepared.

%5
%5