yarı
(sf., a., zf.)Meanings
-
2.
Bir şeyin yarısı kadar olan, yarım olan
- “Arkasından yarı şaka, yarı sitem ilave ediyor.”— A. İlhan
-
3.
(a.) → devre arası
- “Birinci yarıda dört gol attık.”
-
4.
(zf.) Gereğinden az, tam olmayarak
- “Kanapeye yarı uzanmış, dizlerine dayadığı büyükçe bir kitabın üzerinde üst üste bir yığın kâğıda, desenler çiziyordu.”— A. H. Tanpınar
Compound Words
yarı açık cezaevi, yarı ağır sıklet, yarı alan, yarı asalak, yarı başkalaşma, yarı başkanlık, yarı bel, yarı belgesel, yarı buçuk, yarıçap, yarı final, yarı finalist, yarı gece, yarı geçirgen, yarı göçebe, yarı gölge, yarı hücre, yarı iletken, yarı karanlık, yarı kurak, yarı kübik, yarı küre, yarı mamul, yarı orta sıklet, yarı otomatik, yarı resmî, yarı saha, yarı sanayileşme, yarı saydam, yarı son, yarı ünlü, yarı yarıya, yarıyıl, ikinci yarı, ilk yarı, iri yarı, ana yarısı, anne yarısı, baba yarısı, gece yarısı