Sözlük maddesi

Bitigçi Ansiklopedisi maddesi

Bitigçi Ansiklopedisi Sözlük ve bilgi yapıları

Sözlük maddesi

Sözlük maddesi, bir sözlükbirim ya da başka başvuru birimi hakkında seçilmiş bilgileri kullanıcı amacı doğrultusunda düzenleyen temel sözlük yapısıdır. Maddebaşı, biçim ve söyleyiş bilgisi, dilbilgisel özellikler, anlamlar, tanımlar, örnekler, kullanım etiketleri, köken, karşılıklar ve göndermeler bu yapı içinde birbirine bağlanır; hangi bilginin nerede ve ne ayrıntıda sunulacağı sözlük türüne, kanıta ve hedef kullanıcıya göre belirlenir.

Özgünlük kanıtı 91.4/100 Çok yüksek
Diğer Bitigçi maddelerinden uzaklık
%66
Kaynak anlatımından bağımsızlık
%100
Cümle tekilliği
%100
Üretim izi bütünlüğü
%100

İçerik karması: 582fa71a2eb3 · Kanıt kapsamı %92

Puan; içerik karması ve sürüm izi, maddeler arası metinsel uzaklık, ansiklopedi içi cümle tekilliği ve erişilebilen kaynaklardan bağımsız anlatım ölçümlerini birleştirir. Evrensel intihal kanıtı değildir.

Bir sözlüğü kullanan kişi çoğu zaman bütün eseri değil, tek bir sorunun yanıtını arar. Doğru yazılış, söyleyiş, anlam, çekim, kullanım alanı, çeviri karşılığı ya da bir sözün doğal bir cümlede nasıl yer aldığı hakkındaki bu soru, kullanıcıyı belirli bir sözlük maddesine götürür. Madde ilk bakışta kalın yazılmış bir başlıkla onu izleyen kısa açıklamalardan oluşuyor gibi görünse de gerçekte çok sayıda editoryal kararın ortak ürünüdür. Hangi biçimin başlık yapılacağı, çekimli biçimlerin nereye yönlendirileceği, aynı yazılışa sahip ayrı birimlerin nasıl ayrılacağı, çok anlamlılığın kaç bölüme ayrılacağı, örneklerin hangi kanıttan seçileceği ve etiketlerin hangi kapsamı bildireceği önceden tasarlanır. Basılı sözlükte bu kararlar sıkıştırılmış işaretler ve sabit bir sıra içinde görünür; sayısal sözlükte arama, bağlantı, açılır bilgi katmanı ve veri alışverişi seçenekleri aynı yapıyı farklı biçimlerde sunabilir. Bu nedenle sözlük maddesi yalnız bir metin parçası değildir. Dilsel veriyi, kullanıcı görevini, yayın politikasını ve teknik veri modelini buluşturan; okunabilir bir yüz ile denetlenebilir bir arka yapıyı birlikte gerektiren düzenlenmiş bir bilgi birimidir. Kullanıcının gördüğü birkaç satırın arkasında seçim ölçütleri, kaynak incelemesi, biçimsel çözümleme, anlam karşılaştırması, tutarlılık denetimi ve sürüm kaydı bulunduğundan maddenin niteliği yalnız görünen metne bakılarak değerlendirilemez.

Bitigçi özgün görseli

Sözlük maddesinde bilgiden erişime giden yapı

  1. Maddebaşı Aranan birime giriş sağlayan seçilmiş gösterim biçimi
  2. Biçim Yazım, söyleyiş, çekim ve değişke bilgileri
  3. Dilbilgisi Söz türü, yapı, istem ve birleşme özellikleri
  4. Anlam Ayrılmış anlamlar ile bunların düzenli alt ilişkileri
  5. Açıklama Tanım, çeviri karşılığı ve kullanım sınırlaması
  6. Kanıt Derlem tanıkları, örnekler ve kaynak izleri
  7. Bağlantı Göndermeler, ilişkili maddeler ve kalıcı adresler
Bitigçi için özgün hazırlanan şema, sözlük maddesinin başlıktan tanıma doğru uzanan düz bir cümle olmadığını; biçim, dilbilgisi, anlam, kanıt ve bağlantı katmanlarını kullanıcıya uygun bir erişim düzeninde birleştirdiğini gösterir.

Kavram, kayıt ve sözlükbirim ayrımı

Sözlük maddesi, bir başvuru kaynağında kullanıcıya tek bir giriş noktası altında sunulan düzenlenmiş bilgi bütünüdür. Giriş noktası çoğunlukla maddebaşıdır; ancak kavram dizinleri, ters sözlükler, işaret dilleri veya resim temelli kaynaklar başka erişim işaretleri kullanabilir. Maddenin sınırı, basılı sayfada tipografi ve boşlukla, veri tabanında ise kalıcı kimlik ve alan ilişkileriyle belirlenir. Başlığın kendisi madde değildir; başlık, açıklanan birime ulaşmayı sağlayan görünür anahtardır. Tanım, örnek, söz türü, söyleyiş, etiket ve gönderme gibi bileşenlerin aynı editoryal amaç çevresinde birleşmesiyle madde oluşur.

Sözlük maddesi ile sözlükbirim de özdeş değildir. Sözlükbirim, dilin söz varlığında biçim ve anlam özellikleriyle tanınan birimdir; sözlük maddesi ise yayıncının bu birim hakkında kurduğu sunumdur. Tek bir madde, aynı yazımı paylaşan birden fazla söz türünü veya tarihsel olarak ilişkili anlamları birlikte gösterebilir. Tersine, aynı sözlükbirim farklı kullanıcılar için hazırlanmış iki sözlükte ayrı bilgi yoğunluklarıyla temsil edilebilir. Sayısal modelleme bu ayrımı daha görünür kılar: Dilsel varlık, onun anlamları ve kullanıcıya gösterilen sözlük kaydı ayrı kimliklere sahip olabilir. Böylece editoryal düzen değiştiğinde dilsel birimin kendisi değişmiş sayılmaz.

Maddebaşı seçimi ve kapsam politikası

Bir birimin ayrı madde olup olmayacağı sözlüğün kapsam politikasına göre kararlaştırılır. Sıklık, kaynak yaygınlığı ve süreklilik güçlü kanıtlardır; fakat tek başına yüksek sayı yeterli değildir. Otomatik metin artıkları, özel adlar, üretken biçimler ve aynı belgenin kopyaları yanıltıcı yoğunluk yaratabilir. Editör, birimin anlamca yerleşik olup olmadığını, kullanıcı tarafından bağımsız biçimde aranıp aranmayacağını ve başka bir maddenin altında bulunmasının erişimi zorlaştırıp zorlaştırmayacağını değerlendirir. Genel dil sözlüğü ile terim sözlüğü aynı kapsama ulaşmaz; öğrenci sözlüğü üretimde yararlı birimleri, tarihsel sözlük ise dönem tanıklarını farklı önceliklerle seçer.

Madde seçimi yalnız ekleme kararı değildir. Yazım değişkesinin ana başlığa gönderilmesi, türevin ana madde altında yuvalanması, birleşik yapının bağımsızlaştırılması veya artık kullanılmayan biçimin tarihsel etiketle korunması da kapsam yönetiminin parçalarıdır. Bu kararların tutarlı olabilmesi için sözlük planında açık ölçütler bulunur. Benzer yapıdaki iki birimden biri ayrı madde, öteki açıklamasız alt kayıt yapılırsa kullanıcı sözlüğün mantığını kestiremez. İyi kapsam politikası, her olası biçimi eşit ayrıntıyla toplamaya çalışmaz; hedef görevler için gerekli birimleri seçer, dışarıda kalan biçimlerden doğru adrese yönlendirme sağlar ve kararların yeniden denetlenebilmesi için kanıt kaydını korur.

Türkçede başlık biçimi ve lematizasyon

Türkçenin eklemeli yapısı, yüzey biçimi ile sözlükte gösterilen başlık arasındaki ilişkiyi belirgin kılar. Adlar çoğunlukla yalın ve tekil biçimde, fiiller ise yayın politikasına göre mastar ekiyle ya da kök-gövde gösterimiyle başlıklandırılır. Kullanıcı evlerimizden biçimini aradığında sistemin onu ev maddesine taşıması için biçimbilgisel çözümleme gerekir. Bununla birlikte her ek dizisi basitçe silinemez. Yapım ekiyle oluşmuş yerleşik birim, kalıplaşmış çekimli söz veya anlamı bütünden çıkarılamayan birleşik ayrı bir sözlükbirim olabilir. Lematizasyon bu yüzden yalnız karakter budama değil, bağlam ve söz varlığı bilgisi kullanan bir çözümleme işidir.

Düzeltme işaretleri, büyük harfler, kesme işareti, bitişik ve ayrı yazım ile yabancı kökenli biçimler erişimi ayrıca etkiler. Ana biçim ölçünlü yazıma göre seçilse de yaygın eski yazımların ve kullanıcı hatalarının görünmez bırakılması aramayı başarısız kılabilir. Sayısal sözlük, değişkeleri ana maddeden ayırmadan arka planda arama anahtarı olarak tutabilir; ancak kullanıcıya yanlış biçimi doğruymuş gibi sunmamalıdır. Başlık gösterimi, sıralama anahtarı ve arama için normalleştirilmiş biçim ayrı alanlarda saklandığında hem Türkçe alfabetik düzen korunur hem de eksik işaretle yapılan sorgular güvenli biçimde yönlendirilebilir. Bu ayrım, görünür yazımı teknik kolaylık uğruna bozmadan esnek erişim sağlar.

Eş yazımlılık, çok anlamlılık ve madde sınırı

Aynı yazılışın tek maddede mi yoksa ayrı maddelerde mi ele alınacağı sözlük hazırlamanın en güç kararlarındandır. Çok anlamlılıkta kullanımlar arasında tarihsel, kavramsal veya düzenli mecaz ilişkisi bulunur; eş yazımlılıkta ise biçim ortaklığına karşın ayrı sözlükbirimler söz konusudur. Yüz adı ile yüzmek fiilinin emir biçimi aynı harf dizisini paylaşabilir, fakat dilbilgisel ve anlam bakımından ayrı yapılardır. Daha ince örneklerde köken bilgisi, söz türü, konuşur sezgisi ve kullanım örüntüleri birlikte incelenir. Tek bir ölçüt her durumu çözmez; özellikle tarihsel bağın güncel kullanıcı tarafından artık algılanmadığı durumlarda sözlük türü kararı etkiler.

Madde ayrımı arama ve anlamlandırma yükünü değiştirir. Birbirinden uzak on kullanım tek bir numaralı listeye konursa kullanıcı doğru açıklamayı bulmakta zorlanabilir; çok yakın kullanımlar gereksiz yere bölünürse ortak anlam çekirdeği görünmez olur. Editör önce bağlam kümelerini, dilbilgisel davranışları, tipik eş dizimleri ve karşıtlıkları inceler; sonra kullanıcıya yararlı bir ayrıntı düzeyinde anlam bölümleri kurar. Alt anlamlar ana anlamla düzenli bağ taşımalı, sıralama ilkesi açıklanabilmelidir. Sayısal ortam sınırsız bölme olanağı sunsa da her ayrım bilgi kazandırmaz. İyi madde, dildeki belirsizliği yapay biçimde yok etmeden kullanıcıya yönetilebilir bir yol sunar.

Mikroyapı, bilgi bölgeleri ve adresleme

Mikroyapı, tek bir sözlük maddesinde hangi bilgi türlerinin hangi sırayla ve hangi ilişkilerle sunulacağını belirleyen düzendir. Maddebaşı, söyleyiş, söz türü, biçim bilgisi, anlam, tanım, örnek, etiket, eş dizim, köken ve göndermeler aynı ağırlığa sahip değildir. Bazı bilgiler bütün maddeye, bazıları yalnız belirli bir söz türüne veya anlama bağlanır. Bir kullanım etiketi ikinci anlam için geçerliyken maddenin başında belirsiz biçimde verilirse kullanıcı etiketi tüm birime uygulayabilir. Adresleme, her bilgi öğesinin neyi açıkladığını görünür kılar ve bu yanlış okumayı önler. Girinti, numara, başlık ve veri ilişkileri adresin farklı gösterimleridir.

Bilgi bölgelerinin sırası hedef kullanıcı görevini izlemelidir. Yazım arayan kişi başlığı, üretim yapan öğrenci dilbilgisel örüntü ve örneği, çevirmen ise anlam ayrımıyla karşılığı hızla görmek ister. Basılı maddede yer kısıtı kısaltma ve yoğun tipografi üretirken sayısal arayüz ayrıntıları katmanlandırabilir. Yine de bilgi yalnız açılır panellerin içine saklanırsa bulunabilirlik düşer. Tutarlı mikromimari, aynı tür bilgiyi maddeler arasında benzer yerde tutar; renk, boşluk ve simgeleri tek başına anlam taşıyan işaretler olarak kullanmaz; ekran okuyucu ve klavye erişimini korur. Böylece madde yalnız eksiksiz değil, taranabilir ve yorumlanabilir olur.

Tanım ve anlam açıklaması

Tanım, bir anlamın ortak çekirdeğini yakın kavramlardan ayıracak özelliklerle açıklamayı amaçlar. Adlarda üst kavram ve ayırıcı özellik düzeni çoğu zaman kullanışlıdır; fiillerde olaya katılanların rolleri, sıfatlarda nitelenen varlık veya ölçüt, işlev sözcüklerinde ise dilbilgisel görev öne çıkar. Tek bir tanım kalıbını bütün söz türlerine uygulamak mekanik sonuç verir. Tanım, maddebaşını bilinmeyen eş anlamlıyla değiştirmekten ya da sözcüğü kendi içinde yinelemekten kaçınmalı; kullanıcının başka bir açıklamaya başvurmadan temel ayrımı kurabileceği kadar açık olmalıdır. Bununla birlikte ansiklopedik ayrıntı ile sözlüksel bilgi arasındaki sınır sözlüğün türüne göre değişebilir.

Tanımın kapsamı derlem örnekleriyle sınanır. Çok dar bir açıklama yaygın kullanımları dışarıda bırakır; aşırı geniş açıklama ise yakın anlamları birbirinden ayıramaz. Editör olumlu örneklerin yanında karşı örneklere de bakar ve hangi bağlamın başka bir anlama geçtiğini belirler. Öğrenci sözlüklerinde sınırlı tanımlama söz varlığı ve kısa cümleler anlaşılabilirliği artırabilir, fakat gerekli ayırıcı özelliklerin çıkarılması doğruluğu zedeler. Uzmanlık sözlüklerinde kavram sistemi ve alan ilişkileri daha belirgin olabilir. İyi tanım uzun ya da kısa olduğu için değil, hedef kullanıcının sorusunu gereksiz dolaşıma sokmadan doğru sınırla karşıladığı için başarılıdır.

Örnekler, tanıklar ve derlem kanıtı

Örnek, tanımın süsü değil, anlamın gerçek kullanım içinde nasıl gerçekleştiğini gösteren bilgi öğesidir. İyi örnek hedef birimi açık bir bağlamda taşır, gereksiz özel ad ve dış bilgi yükü oluşturmaz, açıklanan anlamı başka anlamlarla karıştırmaz ve tipik dilbilgisel birleşmeleri görünür kılar. Derlemden alınan özgün tanık, kullanımın gerçekten var olduğunu kanıtlar; editörce kurulmuş örnek ise belirli bir özelliği kısa ve temiz biçimde gösterebilir. Kaynağın türü açıklanmalı, telif ve kişisel veri sorunları gözetilmeli, kısaltma yapılmışsa cümlenin anlamını değiştirmediği denetlenmelidir. Tek çarpıcı cümle, yaygın örüntünün temsilcisi olmayabilir.

Derlem incelemesi örnek seçiminin ötesinde bütün maddeyi besler. Eş dizimler, söz dizimsel çerçeveler, söz türü davranışı, alan dağılımı ve zaman içindeki değişim bağlam dizilerinden çıkarılır. Sayılar yine de editoryal yorumun yerine geçmez. Yüksek sıklık yinelenen belgelerden, arama motoru artıkları veya OCR hatalarından doğabilir; düşük sıklık ise uzmanlık alanına ait önemli bir kullanımı değersiz kılmaz. Kanıt çeşitliliği, farklı kaynak ve dönemlerdeki bağımsız tanıkları birlikte değerlendirmeyi gerektirir. Madde içindeki her iddia için ham dizileri göstermek zorunlu değildir, ancak editoryal kayıtta kararın hangi örnek kümesine dayandığı yeniden incelenebilir olmalıdır.

Dilbilgisi, söyleyiş ve biçim bilgileri

Söz türü etiketi, birimin cümledeki davranışını özetler; ancak ad, fiil veya sıfat demek her zaman üretim için yeterli bilgi sağlamaz. Fiilin hangi tümleçlerle kullanıldığı, adın sayılabilirliği, sıfatın hangi yapılarda derecelendiği veya bir kalıbın hangi çekimle kurulduğu maddeye göre gerekebilir. Türkçede çatı, geçişlilik, durum eki istemi ve yardımcı fiille birleşme gibi özellikler örneklerle birlikte verildiğinde kullanıcı doğru cümle kurabilir. Dilbilgisi açıklaması kuramsal sınıflandırmayı sergilemek için değil, sözlüğün işlevi için seçilir. Etiketler kaynaklar arasında anlam değiştirmemeli ve kullanıcı kılavuzunda açıkça tanımlanmalıdır.

Söyleyiş bilgisi özellikle yazı ile ses arasındaki ilişkinin doğrudan olmadığı alıntılarda, vurgu farklılıklarında ve değişkeli kullanımlarda önem kazanır. Uluslararası Sesçil Alfabe ayrıntılı ve taşınabilir bir gösterim sağlayabilir; genel kullanıcı için ses kaydı, heceleme ve sadeleştirilmiş gösterim ek destek sunar. Yazım değişkeleri, çoğul veya düzensiz çekim biçimleri ile eklenme sırasında görülen ses değişmeleri anlamdan ayrı fakat onunla bağlantılı alanlarda tutulmalıdır. Sayısal maddede ses dosyasının dili, konuşur bilgisi ve kayıt sürümü gibi üst veriler bulunur. Yalnız oynat düğmesi göstermek, metinsel karşılığı olmayan kullanıcılar için erişim engeli yaratacağından alternatif gösterim korunur.

Kullanım etiketleri ve sınırlama bilgisi

Kullanım etiketi, bir biçim veya anlamın zaman, coğrafya, alan, ortam, tutum ya da toplumsal ilişki bakımından sınırlı olduğunu bildirir. Eski, ağız, tıp, argo, resmî veya küçümseyici gibi etiketler tanımın yerine geçmez; kullanıcının sözü nerede ve hangi sonuçlarla kullanabileceğini anlamasına yardım eder. Etiketin adresi açık olmalıdır. Yalnız ikinci anlama ait argo niteliği bütün maddenin başına taşınırsa ölçünlü kullanım da yanlış sınırlanır. Etiket kümesi sözlük boyunca aynı ölçütlerle uygulanmalı, yakın etiketlerin ayrımı kullanıcı kılavuzunda gösterilmeli ve değer yargısı taşıyan adlandırmalar dikkatle seçilmelidir.

Etiketleme durağan bir işlem değildir. Bir söz belirli bir meslek çevresinden genel dile yayılabilir, eskimekte olan biçim yeniden canlanabilir veya toplumsal kabul değişebilir. Güncelleme için yalnız birkaç dikkat çekici örneğe değil, dönemler ve kaynak türleri arasında düzenli dağılıma bakılır. Hassas veya incitici sözlerde sözlüğün görevi kullanımı gizlemek de onaylamak da değildir; anlamı ve pragmatik riski açık, tarafsız ve kanıtlı biçimde bildirmektir. Uyarının aşırı genel yazılması tarihsel alıntıları anlaşılmaz kılabilir, hiç verilmemesi ise kullanıcıyı yanlış bağlama yöneltebilir. Bu denge, kaynak çeşitliliği ve düzenli editoryal gözden geçirme ister.

Çok sözcüklü birimler, alt maddeler ve yuvalama

Deyimler, birleşik fiiller, terimler, kalıplaşmış sözler ve güçlü eş dizimler tek sözcüklü başlıklardan farklı erişim sorunları doğurur. Kullanıcı ifadenin hangi sözcük altında bulunduğunu önceden bilemeyebilir; çekim ve sözcük sırası değişebilir. Bir yapı anlamca bütünden çıkarılamıyor, düzenli biçimde aynı işlevde kullanılıyor ve bağımsız olarak aranıyorsa ayrı madde güçlü bir seçenektir. Daha şeffaf birleşimler ana madde altında alt kayıt olarak verilebilir. Seçim yalnız basım alanına göre yapılmamalıdır. Sayısal sözlükte bağımsız kimlik ile birden çok başlıktan yönlendirme bir arada kullanılabilir ve erişim kaybı azaltılabilir.

Yuvalama, ilişkili türev ve birleşikleri ortak bir başlık altında toplar; biçimsel aileyi görünür kılar ve basılı eserde yer kazandırır. Buna karşılık aranan birimin yerini tahmin etme yükünü artırabilir. Birleşik söz ilk öğeden mi, temel addan mı, fiilden mi bulunacaktır sorusu her kullanıcı için kolay değildir. Çözüm, ana kaydı tekilleştirirken olası bütün arama biçimlerinden gönderme sağlamaktır. Alt maddeler de eksik madde sayılmamalı; kendi anlam, etiket, örnek ve kaynak ilişkilerini taşıyabilmelidir. Veri modeli alt kaydı yalnız girintili bir metin parçası olarak saklarsa daha sonra bağımsız arama, sürümleme ve dışa aktarma güçleşir.

Göndermeler ve maddeler arası ilişkiler

Gönderme, kullanıcıyı aynı sözlükteki başka bir maddeye, maddenin belirli bir anlamına veya dış kaynağa taşır. Yazım değişkesinden ana biçime yönlendirme erişim sağlar; eş anlamlı ve karşıt anlamlı bağlantılar söz varlığındaki ilişkileri gösterir; bakınız göndermesi ise başka yerde verilen açıklamayı gereksiz yinelemeden tamamlar. Göndermenin hedefi ve gerekçesi belirsiz bırakılmamalıdır. Kullanıcı yalnız başlık düzeyine gönderildiğinde uzun maddenin hangi bölümüne bakacağını bilemeyebilir. Anlam düzeyinde kalıcı kimlikler, bağlantıyı doğru bilgi bölgesine kurar ve başlık aynı kalsa bile madde içi değişikliklerin izlenmesini kolaylaştırır.

Maddeler arası bağlantı ağı, sözlüğü alfabetik bir listeden ilişkili bilgi sistemine dönüştürür. Ancak her benzer sözü birbirine bağlamak yararlı değildir; çok sayıda zayıf bağlantı önemli yolu görünmez kılar. İlişki türleri açık olmalı ve mümkünse çift yönlü tutarlılık denetlenmelidir. Bir madde diğerini üst kavram olarak gösterirken hedef maddede bununla çelişen bir sınıflandırma bulunmamalıdır. Silinen veya birleştirilen kayıtların bağlantıları da yönetilir. Sayısal sistem, bozuk hedefleri otomatik bulabilir; ilişkinin dilsel doğruluğu ise editoryal inceleme gerektirir. Kalıcı adres ve yönlendirme geçmişi, dış atıfların güncellemelerden sonra da çalışmasını sağlar.

Köken bilgisi ve tarihsel katman

Köken bilgisi, bir sözün hangi dilden ve hangi biçimsel yollardan geldiğini açıklarken güncel anlamın tanımı yerine kullanılmamalıdır. Aynı kaynak biçimden gelen iki sözcük farklı dönemlerde ayrışabilir; konuşurların bugün kurduğu anlam ilişkisi tarihsel bağlantıyla örtüşmeyebilir. Alıntının doğrudan mı yoksa aracı bir dil üzerinden mi gerçekleştiği, kaynak biçimin hangi anlamı taşıdığı ve Türkçedeki ilk güvenilir tanıkların ne zaman görüldüğü ayrı kanıtlar gerektirir. Benzer ses dizileri tek başına köken ortaklığı göstermez. Madde, kesinleşmiş bilgi ile araştırmacılar arasında tartışmalı öneriyi aynı güven düzeyinde sunmamalı; belirsizliği açıkça işaretlemeli ve köken bilgisini ilgili olduğu biçim ya da anlam katmanına adreslemelidir.

Tarihsel sözlük maddesi yalnız eski biçimleri sıralamaz; tanıkları tarihlendirerek biçim, anlam ve kullanım çevresindeki değişimi gösterir. İlk tanıklanma, sözün kesin doğum tarihi değil, incelenen kaynaklarda şimdilik erişilebilen en eski kanıttır. Yeni belge bulunduğunda bu sınır geriye çekilebilir. Anlamlar tarih sırasına göre düzenlenirken güncel kullanıcı için arama desteği ayrıca sağlanır; artık kullanılmayan yazımlar ana biçime gönderilebilir, dönem ve bölge etiketleri anlam düzeyinde tutulabilir. Genel sözlükte kısa verilen tarihsel not, etimoloji veya tarihsel sözlükte bağımsız kanıt zincirine dönüşebilir. Kaynak künyesi, alıntının okunabilir aktarımı ve metindeki özgün bağlam korunursa kullanıcı yalnız sonucu değil, değişim yorumunun dayanağını da görebilir.

İki dilli maddede karşılık ve eşdeğerlik

İki dilli sözlük maddesi kaynak dildeki başlığı hedef dilde tek bir sözcükle değiştirmekten ibaret değildir. Karşılık, belirli bir anlam ve kullanım koşulunda aynı iletişim görevini yerine getirebilmelidir. Kaynak birimin farklı anlamları hedef dilde ayrı sözcüklerle karşılanabilir; tek bir hedef biçim de bağlama göre ek açıklama gerektirebilir. Söz türü, istem, eş dizim, resmiyet ve kültüre bağlı bilgi karşılık seçimini etkiler. Tam eşdeğer bulunmadığında açıklayıcı söz öbeği, kullanım notu veya örnek çeviri sunulur. Kullanıcıya kısmi eşdeğerin sınırı bildirilmezse sözlük anlamayı kolaylaştırırken üretimde yanlış cümleye yol açabilir.

Yönlülük, iki dilli maddenin veri seçimini değiştirir. Türkçeden başka dile üretim amacıyla hazırlanan madde, hedef dilin dilbilgisel örüntülerini ve doğal birleşimlerini ayrıntılandırabilir; yabancı dilden Türkçeye alımlama maddesi ise kaynak metni anlamaya yetecek ayrımları öne çıkarabilir. İki yönü tek kaydı ters çevirerek üretmek çoğu zaman yetersizdir. Paralel derlemler ve çeviri belleği aday karşılıklar sağlar, fakat metinlerin birbirine bağımlılığı ve çevirmen tercihi hesaba katılır. Editör farklı alan ve metin türlerinde karşılıkların sürekliliğini sınar, örnek çiftlerin gerçekten aynı anlamı taşıdığını doğrular ve kültürel açıklamayı çeviri eşdeğerliğiyle karıştırmaz.

Madde yazımı ve editoryal iş akışı

Madde yazımı aday başlığı boş bir şablona yerleştirmekle başlamaz. Önce sözlük planındaki kullanıcı, amaç ve kapsam ölçütleri belirlenir; ardından güvenilir kaynaklardan bağlamlar toplanır, yinelenen ve bozuk veriler ayıklanır, dilbilgisel davranış ile anlam kümeleri çözümlenir. Editör bir anlam taslağı kurar, tipik örnekleri seçer, gerekli etiketleri ve ilişkileri ekler. İlk metin ikinci bir göz tarafından tutarlılık, anlaşılabilirlik ve kanıt uyumu açısından incelenir. Otomatik denetimler eksik alan, yinelenen başlık, bozuk bağlantı ve biçim ihlalini yakalayabilir; anlam ayrımının yerinde olup olmadığı konusunda insan değerlendirmesinin yerini alamaz.

Editoryal kayıt, yayımlanan metnin arkasındaki karar zincirini korur. Hangi tanıkların incelendiği, bir anlamın neden ayrıldığı, etiketin hangi tarihte değiştiği ve kaynakların ne zaman doğrulandığı yalnız ekip içi ayrıntı değildir; sonraki düzeltmelerin güvenilir temelidir. İş akışında öneri, inceleme, kabul, yayın ve geri çekme durumları birbirinden ayrılır. Aynı anda çalışan editörlerin değişiklikleri ezmemesi için sürüm ve çatışma denetimi uygulanır. Yayın öncesi geçici veri üzerinde bütün sözlük yüklenerek çapraz ilişkiler sınanır. Böylece tek bir maddedeki hata, arama dizini veya ilgili maddeler gibi başka katmanlara sessizce yayılmaz.

Sayısal veri modeli ve birlikte işlerlik

Sayısal sözlükte maddenin ekranda görünen metni ile arka plandaki veri yapısı aynı şey değildir. Başlık, yazım biçimi, söyleyiş, söz türü, anlam, tanım, örnek ve etiket ayrı alanlarda tutulduğunda bilgi aranabilir, filtrelenebilir ve farklı arayüzlerde yeniden sunulabilir. TEI sözlük modülü geleneksel ve elektronik sözlüklerin karmaşık kayıtlarını işaretlemek için madde, biçim, dilbilgisi grubu, anlam, tanım, kullanım ve gönderme gibi bileşenler tanımlar. Düzenli yapı, tipografik görünümü yok etmek zorunda değildir; kaynak baskının görünüşü ile altında yatan sözlüksel ilişki gerektiğinde birlikte kaydedilebilir.

LMF ve OntoLex gibi modeller farklı sistemlerin sözlüksel veriyi ortak kavramlarla alışveriş etmesine yardım eder. Burada sözlükte görünen kayıt ile soyut sözlüksel birim arasında ayrım önemlidir. Bir yayıncı tek maddede aynı yazılışlı ad ve sıfatı gruplayabilir; dil işleme sistemi bunları ayrı sözlüksel girdiler olarak isteyebilir. Yapısal sözlük kaydı iki görünümü ilişkilendirir. Birlikte işlerlik bütün sözlüklerin aynı madde şablonunu kullanması anlamına gelmez. Yerel editoryal özellikler korunurken alanların anlamı, kimlikleri ve bağlantıları açıklaştırılır. Dışa aktarma sırasında bilgi kaybı olup olmadığı örnek maddeler ve şema doğrulamasıyla denetlenir.

Arama, iç erişim ve kullanılabilirlik

Kullanıcı önce doğru maddeyi, sonra madde içinde doğru bilgi bölgesini bulur. Dış erişim başlığa giden yolu; iç erişim ise başlık, anlam, örnek veya karşılık gibi hedefe madde içinde ilerleyişi kapsar. Arama kutusu alfabetik dizinin yerini genişletir, ancak iyi erişimi kendiliğinden garanti etmez. Çekimli biçimler, yazım değişkeleri, çok sözcüklü sorgular ve yanlış klavye karakterleri uygun biçimde çözümlenmelidir. Sonuç sırası yalnız popülerliğe göre kurulursa daha doğru başlık geri düşebilir. Arama gerekçesini ve eşleşen bölgeyi göstermek, kullanıcıya neden o maddeye yönlendirildiğini anlatır.

Madde içi kullanılabilirlik, bilginin hızlı taranması kadar doğru yorumlanmasını da içerir. Sıkıştırılmış kısaltmalar uzman kullanıcı için verimli, yeni kullanıcı için kapalı olabilir. Başlık hiyerarşisi, boşluk, anlam numarası ve tutarlı etiketler arama bölgelerini ayırır. Mobil ekranda geniş tabloların taşması, açılır bölümlerin odak sırasını bozması veya ses düğmelerinin etiketsiz kalması içeriği fiilen erişilemez yapar. Kullanıcı testleri hangi noktada vazgeçildiğini gösterebilir; tıklama sayısı tek başına başarı ölçüsü değildir. Kullanıcının aradığı doğru bilgiyi bulup görevi tamamlayabilmesi, hız ile doğruluğu birlikte değerlendiren daha güçlü ölçüttür.

Otomasyon ve yapay zekâ desteği

Otomatik yöntemler aday madde bulma, çekimli biçimleri çözme, bağlamları kümeleme, örnek sıralama, etiket önerme ve taslak tanım üretme aşamalarında editöre yardımcı olabilir. Büyük dil modelleri akıcı metin üretebildiği için özellikle ikna edici görünür; ancak kaynakta bulunmayan ayrıntı ekleyebilir, seyrek anlamı yaygınmış gibi sunabilir veya toplumsal önyargıyı yeniden üretebilir. Üretilen öneri yayınlanmış madde sayılmaz. Her iddia gerçek tanıklarla karşılaştırılır, kaynak kapsamı denetlenir ve mevcut maddelerle çelişki aranır. Otomasyonun hangi sürüm ve ayarla kullanıldığı kaydedilirse aynı kararın daha sonra incelenmesi kolaylaşır.

İnsan denetimi yalnız son metni dilbilgisi bakımından düzeltmek değildir. Editör sözlükbirimleşme, anlam sınırı, kullanıcı gereksinimi, etik risk ve kaynak güvenilirliği hakkında sorumluluk alır. Modelin çok sayıda öneri vermesi kanıt çeşitliliği oluşturmaz; önerilerin aynı eğitim kalıplarından gelmesi sahte uzlaşma yaratabilir. Güvenli iş akışı, otomatik çıktıyı aday olarak tutar, kabul ile reddi gerekçelendirir ve maddede kullanılan örneklerin gerçek kaynaklara bağlı kalmasını sağlar. Kişisel veriler, nefret söylemi ve telifli uzun alıntılar için ek denetim uygulanır. Böylece hız kazanımı editoryal hesap verebilirliğin önüne geçmez.

Kalite denetimi, güncelleme ve sürümleme

Bir maddenin kalitesi yalnız tanımın düzgün cümle olmasına indirgenemez. Kapsam uygunluğu, kanıt yeterliği, anlamların birbirinden ayrılması, etiketlerin doğruluğu, örneklerin temsil gücü, iç bağlantıların çalışması ve bilginin bulunabilirliği birlikte değerlendirilir. Tutarlılık denetimi aynı bilgi türünün benzer maddelerde aynı kuralla verilmesini sağlar; doğruluk denetimi ise kuralın gerçek kullanıma uygunluğunu sınar. İki madde aynı şablona uyduğu hâlde ikisi de yanlış olabilir. Bu nedenle otomatik şema testi, kaynak denetimi, örnek madde karşılaştırması ve alan uzmanı incelemesi birbirini tamamlar. Kullanıcı bildirimi yeni kanıt sağlar, doğrudan doğru kabul edilmez.

Yaşayan sözlükte madde zaman içinde değişir. Yeni anlam eklemek, tanımı açıklığa kavuşturmak, kullanım etiketini güncellemek, iki maddeyi birleştirmek ve yanlış kaydı geri çekmek farklı editoryal olaylardır. Sürüm numarası ile zaman damgası hangi içeriğe atıf yapıldığını belirler; değişiklik özeti ise farkın gerekçesini açıklar. Kalıcı adres güncel maddeye ulaşmayı sürdürürken önemli eski sürümler araştırma amacıyla korunabilir. Güncelleme yalnız görünür yazıyı değil arama anahtarlarını, karşılıklı ilişkileri, kaynak izlerini ve özgünlük kanıtını da yeniler. Böylece madde tek seferlik bir metin olmaktan çıkar, geçmişi denetlenebilir güvenilir bir bilgi kaydına dönüşür.

Sorular ve yanıtlar

Sık karşılaşılan teknik sorular, maddenin doğrulanmış kavramsal dayanaklarıyla ve bölüm açıklamalarıyla birlikte yanıtlanır.

Maddebaşı ile sözlük maddesi aynı şey midir?

Aynı değildir. Maddebaşı, kullanıcının kayda ulaştığı başlık veya giriş işaretidir; sözlük maddesi ise bu başlık altında düzenlenen biçim, dilbilgisi, anlam, tanım, örnek, etiket ve gönderme bilgilerinin bütünüdür. Bir yazım değişkesi yalnız yönlendirme başlığı olabilirken ayrıntılı açıklama ana maddede bulunabilir. Sayısal kaynaklarda görünür başlık, arama anahtarı ve kaydın kalıcı kimliği ayrı tutulabilir. Bu ayrım, başlık yazımı değişse bile maddenin ilişkilerini ve sürüm geçmişini korumaya yardımcı olur.

Metinde görülen her sözcük biçimi ayrı madde olabilir mi?

Genellikle hayır. Çekimli biçimler çoğu zaman ortak bir sözlükbirime bağlanır; üretken ve anlamı düzenli biçimde kurulabilen yapılar da kapsam politikasına göre ayrı madde yapılmayabilir. Buna karşılık kalıplaşmış çekimli sözler, anlamı parçalarından çıkarılamayan birleşikler ve kullanıcıların bağımsız aradığı çok sözcüklü birimler ayrı kayıt gerektirebilir. Karar sıklıkla sınırlı değildir. Bağlamsal tutarlılık, kaynak yaygınlığı, anlam bağımsızlığı, süreklilik ve hedef kullanıcının erişim gereksinimi birlikte değerlendirilir.

Bir sözlük maddesindeki anlamlar nasıl sıralanır?

Sıralama sözlüğün türüne göre değişebilir. Genel veya öğrenci sözlüğü güncel ve yaygın anlamı öne alabilir; tarihsel sözlük belgelenen en eski anlamdan başlayabilir; uzmanlık sözlüğü kavram sistemindeki temel kullanımı önceleyebilir. Sıklık tek ölçüt değildir, çünkü belirli bir alanda seyrek görünen anlam hedef kullanıcı için merkezi olabilir. Seçilen ilke sözlük boyunca tutarlı uygulanmalı, yakın alt anlamlar anlaşılır bir hiyerarşi içinde gösterilmeli ve kullanıcı hangi numaranın kendi bağlamına uyduğunu örneklerle sınayabilmelidir.

Daha uzun sözlük maddesi her zaman daha iyi midir?

Hayır. Uzunluk, gerekli bilgi türleri açık adreslerle sunulduğunda yararlıdır; yinelenen açıklama, zayıf örnek ve aşırı ayrıntı doğru bilgiye ulaşmayı geciktirebilir. Kısa madde de hedef kullanıcının yazım, anlam veya üretim sorusunu karşılamıyorsa yetersizdir. Başarı, sözcük sayısından çok kapsam ile erişim dengesine bağlıdır. Temel bilgi ilk bakışta bulunabilir kalırken köken, ayrıntılı derlem kanıtı ve teknik veri isteğe bağlı katmanlarda sunulabilir. Her katmanın neyi tamamladığı açık olmalıdır.

Derlem verisi bir maddenin tanımını otomatik olarak kurar mı?

Derlem, kullanımların bağlamını, sıklığını, eş dizimlerini ve dağılımını gösterir; fakat hangi bağlamların aynı anlam altında birleşeceğine kendiliğinden karar vermez. Kümeleme ve dil modelleri aday ayrımlar önerebilir, ancak veri kirliliği, metin türü dengesizliği ve seyrek kullanımlar sonucu bozabilir. Editör olumlu ve karşı örnekleri değerlendirir, yakın kavramları karşılaştırır ve kullanıcıya uygun genelleme düzeyini seçer. Tanım kanıta dayanır, fakat kanıtın açıklayıcı bir sözlük cümlesine dönüşmesi sorumlu editoryal yorum gerektirir.

Basılı ve sayısal sözlük maddesi arasındaki temel fark nedir?

Basılı madde sabit sayfa alanı, tek ana sıralama ve yoğun tipografi içinde çalışır. Sayısal madde ise birden çok arama yoluna, açılabilir bilgi katmanlarına, ses ve bağlantılara, düzenli güncellemeye ve farklı ekranlara uyarlanabilir. Bununla birlikte sayısal olmak yapısal kaliteyi garanti etmez. Alanları ayrılmamış uzun metin, bozuk arama ve erişilemeyen açılır bölümler basılı maddeden daha kullanışsız olabilir. Güçlü sayısal madde, sözlüksel bileşenleri açık veri ilişkileriyle saklar ve bunları kullanıcı görevine uygun bir arayüzde sunar.

Sözlükteki her örneğin kaynağı kullanıcıya gösterilmeli midir?

Sözlüğün türü ve yayın politikası gösterim ayrıntısını belirler. Tarihsel ve bilimsel sözlüklerde tanığın kaynağı, tarihi ve bağlamı kanıtın parçasıdır. Genel kullanıcı sözlüğünde uzun künye okumayı zorlaştırabilir; yine de örneğin gerçek derlemden mi alındığı, editörce mi kurulduğu ve hangi kullanım kümesini temsil ettiği editoryal kayıtta bilinmelidir. Açık kaynak izi hata düzeltmeyi ve yeniden değerlendirmeyi kolaylaştırır. Telif, kişisel veri ve güvenlik nedeniyle görünür alıntı kısaltılabilir veya anonimleştirilebilir, fakat işlem anlamı bozmamalıdır.

Yapay zekâ tek başına güvenilir bir sözlük maddesi yazabilir mi?

Güncel sistemler taslak tanım, örnek adayı ve biçimsel sınıflandırma üretebilir; ancak akıcı çıktı doğruluk kanıtı değildir. Model olmayan anlamı uydurabilir, kaynak sınırını gizleyebilir, kullanım yaygınlığını yanlış tahmin edebilir veya eski önyargıları tekrarlayabilir. Güvenilir yayın için önerilerin bağımsız tanıklarla doğrulanması, anlam ve etiket kararlarının editörce incelenmesi, telif ile kişisel veri risklerinin denetlenmesi ve değişikliklerin kaydedilmesi gerekir. Yapay zekâ bu süreçte hızlandırıcı araç olabilir; yayın sorumluluğunu üstlenen kaynak ya da editör değildir.

Madde terminolojisi

Metinde kullanılan terimler ve açıklamaları

28 terim

Açıklamalar, her terimin bu maddede hangi teknik anlamda kullanıldığını gösterir; başka bir kaynaktan alınmış tanımlar veya ilgili bölümün yerine geçen kısa özetler değildir.

adresleme

Madde içindeki bir bilgi öğesinin başlığın bütünü, belirli bir söz türü, anlam veya alt birimden hangisi hakkında olduğunu gösteren yapısal ilişkidir.

İlgili bölümü oku
alt anlam

Daha genel bir anlamla düzenli kavramsal bağ taşıyan, fakat kullanım veya ayırıcı özellik bakımından ayrıca gösterilmesi gereken anlam bölümüdür.

İlgili bölümü oku
alt madde

Bağımsız bilgi taşımasına rağmen biçimsel ya da sözlüksel yakınlık nedeniyle ana bir başlığın altında yuvalanarak sunulan sözlük kaydıdır.

İlgili bölümü oku
anlam ayrımı

Bağlam, dilbilgisel davranış ve kavramsal karşıtlıklardan hareketle kullanımları açıklayıcı anlam kümelerine ayıran editoryal çözümleme işlemidir.

İlgili bölümü oku
başlık biçimi

Bir sözlükbirimin sözlükte ana erişim işareti olarak seçilen, yayın politikasına göre ölçünlüleştirilmiş yazılı veya işaretlenmiş gösterimidir.

İlgili bölümü oku
biçim bilgisi

Başlığın yazım, söyleyiş, heceleme, çekim, değişke ve başka yüzey gerçekleşmelerini anlam yapısından ayrı alanlarda açıklayan veri grubudur.

İlgili bölümü oku
çapraz gönderme

Kullanıcıyı aynı kaynağın başka maddesine, belirli bir anlam bölümüne veya açıklamayı tamamlayan dış bir kaynağa taşıyan yönlendirmedir.

İlgili bölümü oku
değişke

Aynı sözlüksel kimlikle ilişkili olmakla birlikte yazım, söyleyiş, coğrafya, dönem veya kullanım çevresi bakımından farklılaşan gerçekleşme biçimidir.

İlgili bölümü oku
eşdeğer

İki dilli maddede kaynak birimin belirli anlam ve kullanım koşullarındaki iletişim görevini hedef dilde karşılayabilen sözcük veya ifadedir.

İlgili bölümü oku
eş yazımlılık

Aynı yazılı biçimin anlam ve çoğu zaman köken ya da dilbilgisel davranış bakımından ayrı sözlükbirimleri temsil etmesi durumudur.

İlgili bölümü oku
iç erişim

Kullanıcının doğru maddeyi bulduktan sonra o maddenin içindeki hedef anlam, örnek, karşılık veya başka bilgi bölgesine ilerleme yoludur.

İlgili bölümü oku
ilk tanıklanma

Bir biçim veya anlamın incelenen kaynak kümesinde şimdilik saptanmış en eski tarihli örneği olup kesin doğuş zamanı sayılmayan kanıttır.

İlgili bölümü oku
kalıcı kimlik

Başlık veya görünüm değişse bile maddenin, anlamın ya da başka bir veri öğesinin ilişkilerini ve sürüm geçmişini koruyan benzersiz tanımlayıcıdır.

İlgili bölümü oku
kapsam politikası

Hangi dil birimlerinin ne ölçütlerle sözlüğe alınacağını, bağımsız madde yapılacağını, yuvalanacağını veya kapsam dışında bırakılacağını belirleyen plandır.

İlgili bölümü oku
köken bilgisi

Bir sözün kaynak dilini, önceki biçimlerini, aktarım yollarını ve zaman içindeki biçimsel gelişimini kanıtlarla açıklayan madde bileşenidir.

İlgili bölümü oku
kullanım etiketi

Bir biçim ya da anlamın alan, dönem, coğrafya, ortam, tutum veya toplumsal ilişki bakımından sınırını kullanıcıya bildiren kısa göstergedir.

İlgili bölümü oku
maddebaşı

Sözlükte işlenen birime ulaşmak için seçilen ve çoğunlukla maddenin başlangıcında belirgin biçimde gösterilen ana erişim işaretidir.

İlgili bölümü oku
mediostrüktür

Sözlük maddeleri ile anlam bölümleri arasında göndermeler kurarak ayrı yerlerdeki bilgi parçalarını işlevli bir ağ içinde birleştiren yapıdır.

İlgili bölümü oku
mikromimari

Madde içindeki bilgi bölgelerini boşluk, girinti, tipografi, simge ve sıra gibi sunum araçlarıyla ayırt edilebilir kılan görsel düzendir.

İlgili bölümü oku
mikroyapı

Tek bir sözlük maddesinde bulunan bilgi türlerinin seçimini, sırasını, gruplanmasını ve birbirleriyle kurduğu adres ilişkilerini belirleyen yapıdır.

İlgili bölümü oku
örnek

Açıklanan birimin belirli anlam, dilbilgisi ve kullanım koşullarında nasıl gerçekleştiğini bağlam içinde gösteren gerçek veya editoryal cümledir.

İlgili bölümü oku
sözlük kaydı

Sözlükte kullanıcıya tek erişim noktası altında sunulan yapısal bütünü belirten ve sözlük maddesiyle yakın anlamda kullanılan genel addır.

İlgili bölümü oku
sözlük planı

Sözlüğün amacı, hedef kullanıcısı, kapsamı, veri kaynakları, madde yapısı, iş akışı ve kalite ölçütlerini yayın öncesinde belirleyen tasarıdır.

İlgili bölümü oku
sürümleme

Madde ekleme, düzeltme, birleştirme ve geri çekme gibi değişiklikleri zaman, gerekçe ve içerik farklarıyla izlenebilir biçimde kaydetme işlemidir.

İlgili bölümü oku
tanık

Bir biçim veya anlamın belirli kaynak, zaman ve bağlamda gerçekten kullanıldığını gösteren, kaynağı izlenebilir metin parçasıdır.

İlgili bölümü oku
tanım

Bir sözlük anlamının ortak çekirdeğini ve yakın anlamlardan ayrılan özelliklerini hedef kullanıcıya uygun dille açıklayan madde bileşenidir.

İlgili bölümü oku
veri modeli

Sözlüksel birim, biçim, anlam, tanım, örnek ve ilişkilerin sayısal ortamda hangi varlık ve bağlantılarla temsil edileceğini belirleyen yapıdır.

İlgili bölümü oku
yuvalama

Türev, birleşik veya kalıplaşmış birimleri bağımsız alfabetik başlıklar yerine biçimsel olarak ilişkili bir ana maddenin altında toplama yöntemidir.

İlgili bölümü oku

Doğrulanmış kaynakça

  1. Akalın, Şükrü Halûk (2022). “Sözlükbilim”. TÜBİTAK Sosyal Bilimler Ansiklopedisi. Kaynağı aç
  2. Text Encoding Initiative Consortium (2026). “Dictionaries”. TEI P5 Guidelines for Electronic Text Encoding and Interchange, sürüm 4.11.0. Kaynağı aç
  3. W3C Ontology-Lexica Community Group (2019). The OntoLex Lemon Lexicography Module. Kaynağı aç
  4. International Organization for Standardization (2024). ISO 24613-1:2024 Language resource management — Lexical markup framework (LMF) — Part 1: Core model. Kaynağı aç
  5. Atkins, B. T. Sue ve Michael Rundell (2008). The Oxford Guide to Practical Lexicography. Oxford: Oxford University Press. doi:10.1093/oso/9780199277704.001.0001. Kaynağı aç
  6. Hartmann, R. R. K. ve Gregory James (1998). Dictionary of Lexicography. London ve New York: Routledge. Kaynağı aç
  7. Steyn, Mariza (2004). “The Access Structure in Learner's Dictionaries”. Lexikos, 14, 275-298. doi:10.5788/14-0-694. Kaynağı aç
  8. du Plessis, André H. (2017). “The Role of Usability in E-Lexicography”. Literator, 38(2), a1340. doi:10.4102/lit.v38i2.1340. Kaynağı aç

Editoryal açıklama

Özgün ve izlenebilir sentez

Bitigçi Ansiklopedisi maddeleri Bitigçi için özgün olarak yazılır. Kaynaklar olguları, kavram sınırlarını ve teknik ayrıntıları doğrulamak için kullanılır; hiçbir ansiklopedi, sözlük, makale, standart veya teknik belgedeki anlatım aynen alınmaz ya da yüzeysel biçimde yeniden yazılmaz. Maddeler önce konu sınırları ve kaynak dayanakları belirlenerek hazırlanır. Ardından T-BDLD içinde terimlerin kullanım biçimleri, yakın çevreleri ve kaynak yayılımları incelenir; kaynak bilgisi ile derlem gözlemi birbirinden ayrılarak özgün bir anlatıda birleştirilir. Editoryal denetimden geçen her değişiklik aynı kalıcı madde adresinde yeni bir sürüm numarası ve TSİ güncelleme zamanı alır.

Ansiklopedi maddesi kaynak gösterimi

Sözlük maddesi