dolaşık
(sıfat, mecaz)
· 4 anlam · 0 geçiş
Anlamlar Hakkında
-
2.
(sıfat) Dolaşarak giden (yol)
- “Tozlu ve dolaşık yollar üzerinde saatlerce taban tepmiş.”— A. Haşim
-
3.
(mecaz, sıfat) Kolay çözülmeyecek veya içinden çıkılmayacak derecede karışık
- “Birtakım dolaşık işleri yüzünden istifasını verip çekildi.”— Y. K. Karaosmanoğlu
-
4.
(mecaz, sıfat) Amacını doğrudan doğruya değil de dolayısıyla sezdiren
- “Dolaşık ve tutuk bir dille, yarı anlaşılır yarı anlaşılmaz cümleler mırıldanmaya başladı.”— P. Safa