açık deniz
isimDenizin kıyıdan uzakta kalan geniş bölümü.
Denizin kıyı çizgisinden ve kıyı içindeki korunaklı alanlardan uzak bölümü.
BİTİGÇİ OKUL SÖZLÜKLERİ
Doğayı tanımak, birlikte yaşamak, araştırmak ve düşüncelerini anlatmak için. Sözcüklerin anlamlarını düzeyine göre keşfet; gerçek metinlerde nasıl kullanıldıklarını gör.
2021 madde · 3818 anlam · 3849 derlem tanığı

SÖZCÜKLERİ KEŞFET
Denizin kıyıdan uzakta kalan geniş bölümü.
Denizin kıyı çizgisinden ve kıyı içindeki korunaklı alanlardan uzak bölümü.
Akımın izleyeceği yol bir noktada kesildiği için içinden sürekli elektrik akımı geçmeyen devre.
Kapalı bir iletim yolu bulunmadığından sürekli elektrik akımı taşımayan devre; uçları arasında gerilim bulunabilir.
Dinleyicilerin de izleyebildiği mahkeme oturumu.
Yargılamanın kamuya açık yürütüldüğü, davanın tarafları dışındaki kişilerin de dinleyici olarak katılabildiği duruşma.
Bir işi yapmaya veya mal sağlamaya aday olanların, birbirlerinin tekliflerinden haberdar olarak fiyatlarını düşürdükleri rekabet yöntemi.
Kendisinden farklı düşünceleri dinlemeye ve değerlendirmeye istekli.
Yerleşik yargılarını gerektiğinde gözden geçirerek farklı görüş ve kanıtlara açık olan.
Cezaevindeki kişinin yakınlarıyla arada cam gibi bir engel olmadan yüz yüze buluştuğu ziyaret.
Ceza infaz kurumunda tutuklu veya hükümlünün yakınlarıyla fiziksel ayırıcı olmaksızın yüz yüze görüştüğü ziyaret biçimi.
Üzeri çatıyla kapalı olmayan dış ortam.
Bina gibi kapalı yerlerin dışındaki doğal hava ortamı.
Üstü ve çevresi bir yapı tarafından kapatılmamış dış ortam.
Ünlü bir sesle biten hece.
Son sesi ünlü olan, sonunda ünsüz bulunmayan hece.
Hece çekirdeğini oluşturan ünlünün ardından kapanış ünsüzü gelmeyen hece türü.
Madenin üstündeki toprak ve kaya örtüsü kaldırılarak yüzeyden çıkarıldığı madencilik yöntemi.
Maden yatağını örten malzemenin kaldırılması ve cevherin yer altı galerileri yerine açık bir ocaktan üretilmesi esasına dayanan işletme yöntemi.
Duygularını içtenlikle söyleyen, olduğundan başka görünmeye çalışmayan.
Duygu ve düşüncelerini içtenlikle paylaşan, ilişkilerinde yapmacık davranmayan.
İlişkilerinde içten davranan ve gerçek duygu ve düşüncelerini gizlemeyen kişiyi niteleyen söz.
Göğüs bölgesi açılarak kalbe veya kalbin damarlarına doğrudan müdahale edilen ameliyat.
Göğüs kafesi açılarak kalp ya da koroner damarlar üzerinde yapılan cerrahi girişim; birçok uygulamada kan dolaşımı ve oksijenlenme geçici olarak kalp-akciğer makinesiyle sağlanır.
Yabancı malların ülkeye serbestçe girmesine izin veren ticaret politikası.
Yabancı gemilerin girişine ve ticaret yapmasına resmî olarak açık liman.
Öğrencinin derslerine çoğunlukla okul dışında çalışarak lise öğrenimini sürdürdüğü eğitim biçimi.
Lise düzeyindeki öğrenimin, açık öğretim düzeninde ders materyalleri, uzaktan eğitim olanakları ve sınavlarla sürdürüldüğü eğitim biçimi.
Bir kişiye veya kuruma seslenirken herkesin okuyabilmesi için yayımlanan mektup.
Belli bir kişi ya da kuruma hitap eden, görüş ve eleştirileri kamuoyuna duyurmak amacıyla basın veya başka yayın ortamlarında paylaşılan mektup.
Askerlerin açık arazide, binalara yerleşmeden geçici olarak konakladıkları alan.
Bir konunun farklı kişilerce dinleyiciler önünde tartışıldığı toplantı.
Belirli bir konunun birden fazla konuşmacı tarafından, dinleyici veya izleyici önünde farklı yönleriyle ele alındığı tartışma toplantısı.
Kimin ne yönde oy verdiğinin görülebildiği oy kullanma biçimi.
Oy sahibinin tercihinin gizlenmediği ve başkalarınca bilinebildiği oylama yöntemi.
Öğrencinin dersleri sürekli bir sınıfa gitmeden, kitaplar ve iletişim araçları yardımıyla izleyebildiği öğretim biçimi.
Öğrenme kaynaklarının basılı materyal, yayın veya dijital ortamlarla öğrenciye ulaştırıldığı; derslerin çoğunlukla düzenli sınıf devamı gerektirmeden yürütüldüğü öğretim biçimi.
İçindeki değişkenin değeri belirlenince doğru veya yanlış olduğu anlaşılabilen matematik cümlesi.
Serbest değişken içeren ve bu değişkene değer verildiğinde doğruluk değeri belirlenebilen ifade.
Yabancı malların çok az kısıtlamayla kolayca satılabildiği ülke veya bölge.
Dış ticarette koruyucu engellerin bulunmadığı veya çok sınırlı olduğu, yabancı malların serbestçe pazarlanabildiği ülke ya da bölge.
Cinselliği doğrudan ve örtüsüz biçimde anlatan, bulunduğu ortama göre uygunsuz sayılabilen söz veya anlatım.
Seçimde kullanılan oyların, sayma işlemi izlenebilecek biçimde göz önünde sayılması.
Seçim sonuçlarının belirlenmesi sırasında oy sayma işlemlerinin kapalı tutulmayıp ilgililerin gözlemi ve denetimine açık biçimde yürütülmesi.
Karıştırılmayacak veya kuşku bırakmayacak kadar belli biçimde.
Algı veya düşüncede belirsizlik taşımadan, ayrıntıları ayırt edilebilir durumda.
BİRİKEREK BÜYÜYEN SÖZLÜK
Düzeyi her anlam için ayrı öneriyoruz. Yakın çevredeki somut anlamlardan bilimsel ve soyut anlamlara ilerliyoruz. Örneğin bitkinin kökü ile bir sözcüğün kökü aynı öğrenme amacına hizmet etmiyor.
Yakın çevreyi tanıma, birlikte yaşama ve öğrenme alışkanlıkları.
Araştırma yapma, bilgiyi karşılaştırma ve kavramlar arasında ilişki kurma.
Soyut düşünme, bilimsel açıklama ve eleştirel okuma.
Tanımlar, öğrenme amaçları ve düzey önerileri BİTİGÇİ özgün içerik üretimi kapsamında hazırlanır. Düzeyler sınıf bantlarına göre başlangıç önerisidir; her öğrencinin sözcük deneyimi farklıdır. Sözcük sıklığı tek başına düzey belirlemez; anlamın somutluğu, gerekli ön bilgi ve öğrenme amacı birlikte değerlendirilir.
Tanıklar Bitigçi derlemindeki cümlelerden seçilir. Alıntı, kaynağı ve derlem cümle numarasıyla gösterilir. Yalnız noktalama çevresindeki boşluklar okunabilirlik için düzenlenir; cümlenin bir bölümü seçilmişse belirtilir. Tanıklardaki dil, yazıldığı kaynağın dilidir.
Özgün çizim ve animasyonlar öğrenmeye yardımcı olmak için hazırlanır; kaynak metinden alıntı sayılmaz. Görseller alternatif metinle, animasyonlar durdurma ve adımlama denetimleriyle sunulur.
Sınıf bantları için: MEB İlkokul Türkçe, MEB Ortaokul Türkçe ve öğretim programları.