boşanmak

Bitigçi Sözlük Maddesi

boşanmak

(-den, nsz., ağz., mec.)
· 7 meanings · 0 occurrences

Meanings

  1. 1.

    (-den) Karı ve koca mahkeme kararı ile evlilik birliğini bitirmek; ayrılmak

    • “Ne oldu da kocasından boşandı, sen anladın mı?”— M. Ş. Esendal
  2. 2.

    Hayvan başlığından, koşum takımından veya bağından kurtulmak; boşalmak

    • “Cemşir, zincirinden boşanmış ayı hıncıyla merdiveni bir solukta indi…”— O. Kemal
  3. 3.

    (nsz.) Kan, su, ter, gözyaşı, yağmur vb. sıvılar aniden ve şiddetle akmaya, dökülmeye başlamak

    • “Bir zamandır kendimi tutamıyorum, gözyaşlarım birden boşanıyor.”— E. E. Talu
  4. 4.

    (nsz.) Baskı altında gergin duran bir şey birden ve hızla kurtulmak

    • “Vecihe, fazla kurulmuş bir zemberek şiddetiyle boşandı.”— R. N. Güntekin
  5. 5.

    (nsz.) Kapalı bir yerde bulunan insanlar birden dışarı çıkmak

    • “Yoksa tımarhane mi boşanmıştı?”— Ömer Seyfettin
  6. 6.

    (ağz.) Kıyafet, ruh hâli vb. şeylerden kurtulmak

    • “Sabırsız ellerle acele acele üst başından boşandı ve çıplak olarak denize atladı.”— Halikarnas Balıkçısı
  7. 7.

    (mec.) Bir süre kendini tuttuktan sonra aniden ağlamaya başlamak

    • “Kimseciklerin olmadığını anlayınca bir boşandı, bir boşandı ... Çoktandır, belki yirmi yıldır böyle ağlamamıştı.”— Y. Kemal
Entry history and citation

Loading the current content revision and documented editorial events.

Related Entries

The definition, field tag and the word family partnership are selected in the dictionary entry.

Computing the live valency profile

Scanning aligned surface-lemma sequences and complement patterns in T-BDLD.

Loading graph theory results

Calculating the word's connection network in the collection.

Context Dynamics

Cümle, belge, alan/tür ve sözdizimsel konum canlı hesaplanıyor.

Kaynak yayın tarihleri yükleniyor...

Loading corpus details

T-BDLD frequency, inflected form, field/structure data are being prepared.

%5
%5