başlamak
(-e, nesnesiz)-
2.
(nesnesiz) Çalışır, işler, yürür duruma girmek.
-
3.
Ortaya çıkmak, başlangıç noktası oluşturmak.
-
4.
Görülür duruma gelmek.
(nesnesiz) Çalışır, işler, yürür duruma girmek.
Ortaya çıkmak, başlangıç noktası oluşturmak.
Görülür duruma gelmek.
Başlamak, baş adına ad soylu sözden fiil yapan -la- ekinin gelmesiyle kurulmuş Eski Türkçe başla- fiilinin devamıdır. Söz VIII. yüzyıl yazıtlarında başlayu ‘ilk iş olarak, başlangıç olarak’ zarf-fiiliyle görünür. Eski anlam alanı ‘bir işe girişmek’ ile ‘başa geçmek, önderlik etmek, yol göstermek’i birlikte kapsıyordu; Kâşgarlı Mahmud sözü ‘askere komuta etmek’ anlamıyla da verir. Önderlik anlamı Uygur, Harezm, Kıpçak ve Eski Anadolu metinlerinde de yaşamış, sonra ‘harekete geçmek, başlangıcını yapmak’ anlamı baskın çıkmıştır.
Not: Bu bölümde gösterilen cümleler, derlem cümle seçme algoritmasının otomatik seçimleridir. Cümlelerdeki görüş, ifade ve içerikler kaynak metinlere aittir; Bitigçi’yi bağlamaz ve Bitigçi’nin görüşünü ya da tutumunu yansıtmaz.
Sayfadaki özellikler henüz yüklenmedi. Lütfen kısa bir süre bekleyiniz.
Sonuçların yüklenmesi için hesaplama yapılıyor.
Preparing citation formats for the current entry.
The definition, field tag and the word family partnership are selected in the dictionary entry.
Panel açıldığında BD varyant verileri yüklenir.
Panel açıldığında BD tanık verileri yüklenir.
/karşılaştır umut ile ümit