Bitigçi Dictionary Entry

kazık

kazık

(a., sf., mec., tkz., sp., esk.)
· 8 meanings · 0 occurrences

Meanings

  1. 1.

    (a.) Toprağa çakılmak için hazırlanmış, ucu sivri demir veya ağaç

  2. 2.

    İskele yapmak için denize çakılan ağaç, demir veya beton direk

  3. 3.

    Yapıların temelinde kullanılan, toprağa çakılan veya toprak içine giren tahta, maden veya betonarmeden silindir, prizma vb. biçimindeki uzun parça

  4. 4.

    (sf., mec.) Çok zor (soru, sınav vb.)

  5. 5.

    (tkz.) Alışverişte aldatma

  6. 6.

    (sp.) Genellikle yağlı güreşte, güreşçinin, elini hasmının kispeti içine sokarak yaptığı oyun

  7. 7.

    (esk.) İnsanı üzerine oturtarak öldürdükleri, yere dik çakılmış sivri uçlu odun veya şiş

  8. 8.

    (esk.) Kazığa oturtarak uygulanan öldürme cezası

Compound Words

kazık fren, kazık kök, kazık marka, çatal kazık, Demirkazık, dost kazığı, kaşınma kazığı

Entry history and citation

Loading the current content revision and documented editorial events.

Related Entries

The definition, field tag and the word family partnership are selected in the dictionary entry.

Computing the live valency profile

Scanning aligned surface-lemma sequences and complement patterns in T-BDLD.

Loading graph theory results

Calculating the word's connection network in the collection.

Context Dynamics

Cümle, belge ve alan/tür yayılımı canlı hesaplanıyor.

Loading corpus details

T-BDLD frequency, inflected form, field/structure data are being prepared.

%5
%5