sıkıntı
(a., mec.)
· 5 meanings · 0 occurrences
Meanings
-
4.
Bulunmama durumu
- “Yüklü servetini cömertçe harcamaması nedeniyle piyasada para sıkıntısı baş gösterdi.”— İ. O. Anar
-
5.
(mec.) → sorun
- “Atatürk öldüğü zaman Türkiye'nin ufak tefek sıkıntılar dışında hiçbir büyük problemi yoktu.”— B. Felek