yapma
(isim, sıfat)-
2.
(sıfat) → yapay.
(sıfat) → yapay.
Yapma, yap- fiiline fiilden ad ve sıfat yapan -ma ekinin getirilmesiyle kurulmuştur; Tietze bu çözümlemeyi sözün ağızlardaki ‘tezek’ anlamı için açıkça verir. XV. yüzyılda Saltuk-nâme'de hem iş adı (_Yapmasına sebeb bu oldı_) hem ‘el yapımı, yapay’ anlamlı sıfat (_yapma değül_) olarak görülür; XVII. yüzyılda Evliya Çelebi'de yapmada ‘yapmakta, yapımında’ biçimiyle sık geçer. Redhouse (1890) ve Kâmûs-ı Türkî sözü hem ‘yapmak işi’ hem de ‘yapay’ ve ‘düzme, sahte’ anlamlı sıfat olarak kaydeder; Türkiye Türkçesindeki yapay ve yapmacık anlamları bu kullanımın sürmesidir. Anadolu ağızlarında yapma, yoğrulan tezeğin ve avuçta biçimlenen bulgur köftesinin adıdır; ÈSTJa bunu yap- fiilinin ‘yapıştırarak biçim vermek’ anlamına bağlar.
Not: Bu bölümde gösterilen cümleler, derlem cümle seçme algoritmasının otomatik seçimleridir. Cümlelerdeki görüş, ifade ve içerikler kaynak metinlere aittir; Bitigçi’yi bağlamaz ve Bitigçi’nin görüşünü ya da tutumunu yansıtmaz.
Sayfadaki özellikler henüz yüklenmedi. Lütfen kısa bir süre bekleyiniz.
Sonuçların yüklenmesi için hesaplama yapılıyor.
Preparing citation formats for the current entry.
The definition, field tag and the word family partnership are selected in the dictionary entry.
Panel açıldığında BD varyant verileri yüklenir.
Panel açıldığında BD tanık verileri yüklenir.
/karşılaştır umut ile ümit