dökülmek
(nsz., -e, mec., coğ.)
· 12 anlam · 0 geçiş
Anlamlar
-
4.
Bir işi, bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik olmak
-
5.
(-e) Bir yere düşmek
- “Bizim motor ikiye bölünüp suya döküldüğümüzde dört kişiydik.”— Z. Selimoğlu
-
6.
Çıkmak, ortaya konulmak
- “Âdeta düşünmeksizin kaleminden masal sahnelerine benzeyen dağ, dere, uçurum resimleri dökülüyordu.”— R. N. Güntekin
-
8.
(-e) Salınmak, serbest bırakılmak
- “Saçlarını arkaya atıp ensesine dökülen buklelerini kabarttı.”— H. Taner