gözlü
(sf.)Anlamlar
-
1.
(sf.) Gözü olan
-
2.
Herhangi bir biçimde veya renkte gözü olan
- “Yeşil gözlülerin dünyayı yeşil görüp görmediklerine meraklanıp gezindiği çocukluk günlerini anlattı.”— L. Tekin
-
3.
Bölmesi veya gözleri olan
- “Mutfakta maltız zaten yanmaktadır, anne iki gözlü ocağı da tutuşturuyor.”— T. Buğra
-
4.
Deliği olan
- “Sık gözlü kalbur.”
Birleşik Sözcükler
açgözlü, ahu gözlü, ak gözlü, badem gözlü, baykuş gözlü, ceylan gözlü, çakır gözlü, çekik gözlü, çıyan gözlü, gök gözlü, kaşlı gözlü, kem gözlü, kıpık gözlü, lokma gözlü, menekşe gözlü, mühür gözlü, patlak gözlü, pek gözlü, sulu gözlü, tirşe gözlü, tokgözlü, yumuk gözlü