ağaçkakan
isimGagasıyla ağaç gövdelerine vurarak yiyecek arayan kuş.
Güçlü gagasıyla ağaçları oyan, gövdelerde besin arayan kuş.
Ağaç gövdelerine tutunup güçlü gagasıyla odunu delebilen, çoğunlukla böceklerle beslenen kuşların ortak adı.
Sözcüklerle büyüyen
bir öğrenme yolculuğu.
Doğayı tanımak, birlikte yaşamak, araştırmak ve düşüncelerini anlatmak için. Sözcüklerin anlamlarını düzeyine göre keşfet; gerçek metinlerde nasıl kullanıldıklarını gör.
2316 madde · 4113 anlam · 4144 derlem tanığı

SÖZCÜKLERİ KEŞFET
Gagasıyla ağaç gövdelerine vurarak yiyecek arayan kuş.
Güçlü gagasıyla ağaçları oyan, gövdelerde besin arayan kuş.
Ağaç gövdelerine tutunup güçlü gagasıyla odunu delebilen, çoğunlukla böceklerle beslenen kuşların ortak adı.
Bir yere ağaçlar dikerek orada ağaç yetişmesini sağlamak.
Bir alanda ağaç yetiştirmek amacıyla dikim ve bakım çalışmaları yapmak.
Belirli bir alanın ağaç örtüsünü oluşturmak veya artırmak üzere ağaç yetiştirme çalışması yürütmek.
Bir arada çok sayıda ağacın bulunduğu yer.
Ağaçların topluca yetişerek bitki örtüsünde belirgin bir yer tuttuğu alan.
Birçok ağacın birlikte yetiştiği yer.
Ahududu adı da verilen, küçük tanelerin birleşmesiyle oluşan meyve.
Ahududu bitkisinin, çok sayıda küçük meyvecikten oluşan ve genellikle kırmızı olan yenebilir meyvesi.
Rubus idaeus bitkisinin toplu meyvesi için kullanılan ad; küçük, etli meyveciklerin bir araya gelmesiyle oluşur.
Bir yüzeyin üzerine yerleştirilen ince ahşap tabaka.
Bir taşıyıcı yüzeye ahşap görünüm veya özellik kazandırmak için uygulanan ağaç malzemeden örtü tabakası.
Resim basmak için ahşabın bazı yerlerini oyarak yüksekte kalan bölümlerine mürekkep sürme tekniği.
Ahşap kalıpta basılmayacak alanların oyulduğu, yüksekte bırakılan görüntünün mürekkeplenerek kâğıda aktarıldığı yüksek baskı tekniği.
Farklı ağaç türlerinin tanıtım ve araştırma amacıyla yetiştirildiği geniş bahçe.
Çeşitli ağaç ve odunsu bitki türlerinin bilimsel inceleme, koruma ve eğitim amacıyla bir arada yetiştirildiği alan; arboretum.
Kendini başkalarından üstün görerek onlara buyurur gibi davranmak.
Üstünlük taslayıp çevresindekilere hükmetmeye çalışan, kibirli bir tutum takınmak.
Ağa olarak anılan kişinin toplumsal konumu, yetkisi veya bu konuma uygun görülen davranışları.
Rengi açılmış, beyaza yaklaşmış.
Saç veya sakalın rengini yitirerek beyaza dönmeye başlaması.
Beyaza çalan hafif aydınlık veya açık renkli görünüm.
Bir şeyin rengini beyazlaştırmak.
Bir şeyin rengini açarak daha beyaz görünmesini sağlamak.
Bir nesnenin rengini çeşitli işlemlerle beyaza yaklaştırmak veya beyaza dönüştürmek.
Osmanlı'da yeniçeri ağasının görev yaptığı yönetim merkezi.
Yeniçeri ağasının oturduğu ve ocakla ilgili idari işlerin yürütüldüğü resmî makam ve yapı topluluğu.
Arpa yapraklarını lekelendirip bitkinin gelişmesini zorlaştıran hastalık.
Arpa yapraklarında koyu renkli lekeler oluşturan, ürünün azalmasına yol açabilen bir mantar hastalığı.
Pyrenophora teres mantarının arpada yol açtığı; yapraklarda ağsı veya benekli lekelerle belirip fotosentezi ve ürün verimini azaltabilen hastalık.
Şekerli sıvının veya pekmezin kaynatılarak koyu ve yapışkan bir hâle getirilmesiyle oluşan madde.
Şeker çözeltisi ya da pekmezin yoğunlaştırılmasıyla hazırlanan, kıvamlı ve yapışkan macun; bazı türleri tüy almada da kullanılır.
Sıvı bir madde koyulaşıp yapışkan duruma gelmek.
Kıvamı yoğunlaşıp akışı yavaşlayarak yapışkan bir özellik kazanmak.
Çok sayıda alışılmadık sözcük ve karmaşık kuruluş içerdiği için anlaşılması güçleşen anlatım.
Ağırlık etkisiyle dengesi bozulup bir yana veya aşağıya doğru eğilmek; daha çok eski ve edebî metinlerde kullanılır.
Koyun ve keçilerin bir arada tutulduğu, çevresi kapatılmış yer.
Küçükbaş hayvanları barındırmak veya topluca tutmak için sınırlandırılmış alan ya da barınak.
Zehir vermek veya zehirleyici etkiye uğratmak anlamında kullanılan eski söz.
Çevresi halka biçiminde sarılmak; halelenmek.
Kaldırması veya taşıması çok güç olan.
Kaldırmak veya taşımak için fazla güç gerektiren.
Kütlesi veya bulunduğu koşullardaki ağırlığı nedeniyle taşınması belirgin kuvvet gerektiren.
Davranışlarında ölçüyü koruyan, sakin ve ciddi görünen.
BİRİKEREK BÜYÜYEN SÖZLÜK
Düzeyi her anlam için ayrı öneriyoruz. Yakın çevredeki somut anlamlardan bilimsel ve soyut anlamlara ilerliyoruz. Örneğin bitkinin kökü ile bir sözcüğün kökü aynı öğrenme amacına hizmet etmiyor.
Yakın çevreyi tanıma, birlikte yaşama ve öğrenme alışkanlıkları.
Araştırma yapma, bilgiyi karşılaştırma ve kavramlar arasında ilişki kurma.
Soyut düşünme, bilimsel açıklama ve eleştirel okuma.
Tanımlar, öğrenme amaçları ve düzey önerileri BİTİGÇİ özgün içerik üretimi kapsamında hazırlanır. Düzeyler sınıf bantlarına göre başlangıç önerisidir; her öğrencinin sözcük deneyimi farklıdır. Sözcük sıklığı tek başına düzey belirlemez; anlamın somutluğu, gerekli ön bilgi ve öğrenme amacı birlikte değerlendirilir.
Tanıklar Bitigçi derlemindeki cümlelerden seçilir. Alıntı, kaynağı ve derlem cümle numarasıyla gösterilir. Yalnız noktalama çevresindeki boşluklar okunabilirlik için düzenlenir; cümlenin bir bölümü seçilmişse belirtilir. Tanıklardaki dil, yazıldığı kaynağın dilidir.
Özgün çizim ve animasyonlar öğrenmeye yardımcı olmak için hazırlanır; kaynak metinden alıntı sayılmaz. Görseller alternatif metinle, animasyonlar durdurma ve adımlama denetimleriyle sunulur.
Sınıf bantları için: MEB İlkokul Türkçe, MEB Ortaokul Türkçe ve öğretim programları.
/karşılaştır umut ile ümit