ağır söz
isimKarşıdakini inciten veya onurunu kıran söz.
Muhatabını derinden inciten, küçülten ya da hakaret niteliği taşıyan ifade.
Sözcüklerle büyüyen
bir öğrenme yolculuğu.
Doğayı tanımak, birlikte yaşamak, araştırmak ve düşüncelerini anlatmak için. Sözcüklerin anlamlarını düzeyine göre keşfet; gerçek metinlerde nasıl kullanıldıklarını gör.
2316 madde · 4113 anlam · 4144 derlem tanığı

SÖZCÜKLERİ KEŞFET
Karşıdakini inciten veya onurunu kıran söz.
Muhatabını derinden inciten, küçülten ya da hakaret niteliği taşıyan ifade.
Hidrojen atomlarının yerinde döteryum bulunan, D₂O formüllü su; bazı nükleer reaktörlerde nötronların yavaşlatılmasında kullanılır.
Kolayca uyanılamayan derin uyku.
Kişinin çevresindeki ses ve hareketlerle kolay uyanmadığı derin uyku.
Uyanmanın güç olduğu, kişinin çevresindeki uyaranlara tepkisinin azaldığı derin uyku durumu.
Vücudu ciddi biçimde zarar görmüş, yardım ve tedaviye gereksinim duyan kimse.
Yaralanması sağlığı için ciddi tehlike oluşturan kimse.
Geçirdiği yaralanma nedeniyle beden işlevleri önemli ölçüde zarar görmüş veya yaşamı tehlikeye girmiş kimse.
Birinin ardından duyulan üzüntüyü anlatan söz veya ezgi.
Ölüm ve kayıp karşısındaki acıyı dile getiren, sözlü kültürde belirli söyleyiş ve ezgi özellikleri taşıyabilen ürün.
Yemek yediğimiz ve konuşurken kullandığımız yüz bölümü.
Besinin alındığı, diş ve dilin bulunduğu, konuşmada da görev alan boşluk.
Yüzde dudaklarla dışarı açılan; besin alma, çiğneme ve konuşma işlevlerine katılan boşluk.
İnsanlarda ve başka memelilerde doğumdan sonraki ilk günlerde oluşan süt.
Memelilerde doğum çevresindeki ilk dönemde salgılanan, bağışıklıkla ilgili koruyucu maddeler bakımından zengin süt; kolostrum.
Duyum, davranış veya işlevin ağız bölgesiyle ilişkili olduğunu belirten; psikoloji metinlerinde oral karşılığı kullanılan sıfat.
Bir kişinin söyleyip diğerinin aktarmasıyla.
Sözlü aktarım yoluyla, kişiden kişiye geçerek.
Ağızla ilgili; ses bilgisinde, söylenişte hava akımının burun boşluğu yerine ağız boşluğundan geçtiğini belirten.
Pek konuşmayan, sessiz duran; edebî anlatımda kullanılan bir niteleme.
Sessiz ve itiraz etmeden duran kimseyi veya onun davranışını anlatan mecazlı niteleme.
Sık söylenen bir sözü bazen düşünmeden yeniden söyleme alışkanlığı.
Bir sözün çok tekrarlanması nedeniyle konuşurken kendiliğinden ağızdan çıkması.
Sık kullanılan bir söz veya söyleyişin, bağlam özellikle gerektirmese de alışkanlıkla yeniden söylenmesi.
Bir konuda anlaşarak aynı açıklamayı yapma.
Birden çok kişinin bir konuda ortak açıklama yapmak üzere sözlerini birbirine uygun hâle getirmesi.
Kırıcı sözlerle yapılan karşılıklı tartışma.
Tarafların birbirine sözle saldırdığı, çekişmeli konuşma.
Ağzın içine sığacak kadar.
Ağzı dolduracak miktarda olan.
Miktarı, bir ağzın alabileceği hacimle belirtilen.
Çok ve şiddetli biçimde söylenen (kötü söz veya hakaret).
Birbiri ardınca veya şiddetle söylenerek yoğunluğu vurgulanan (küfür, hakaret).
Konuyu açıklamak yerine kafa karıştıran çok sayıdaki gereksiz söz.
İnsanların birbirine kızarak sözle tartışması.
Karşılıklı sert sözlerle sürdürülen tartışma.
Tarafların birbirine sert veya kırıcı sözlerle karşı çıktığı sözlü çatışma.
Bir kimsenin katlanılması güç sözleri ve davranışları.
Başkasını usandıran, ona katlanmayı güçleştiren söz, istek ve davranışları anlatan mecazlı söz.
Sözle yapılan şakalaşma.
Birine dokunmadan, sözlerle yapılan şaka.
Davranış veya fiziksel temas yerine sözler aracılığıyla gerçekleştirilen şakalaşma.
İnsanın huzurlu ve keyifli olması.
İnsanın yaşamından hoşnut olup kendini rahat hissetmesi.
İlişkilerin ve işlerin yolunda gitmesinden doğan gönül rahatlığı ve hoşnutluk.
İnsanlar arasında kırgınlık ve huzursuzluk yaratan anlaşmazlık.
Üzüntü, sevinç veya acı gibi duygularla gözyaşı dökmek.
Duygusal ya da bedensel bir etkilenmeye gözyaşı ve kimi zaman sesle karşılık vermek.
Ağlayacak gibi görünen veya duyulan.
Ses veya yüz ifadesiyle ağlamaya yakın bir duygulanımı belli eden.
Ağlıyor ya da birazdan ağlayacakmış gibi görünen.
Görünüşü veya sesi ağlamayı, kederi ve sızlanmayı andıran.
Birden çok kişi birlikte ağlamak.
Ortak bir duygusal durum içinde karşılıklı veya birlikte gözyaşı dökmek.
BİRİKEREK BÜYÜYEN SÖZLÜK
Düzeyi her anlam için ayrı öneriyoruz. Yakın çevredeki somut anlamlardan bilimsel ve soyut anlamlara ilerliyoruz. Örneğin bitkinin kökü ile bir sözcüğün kökü aynı öğrenme amacına hizmet etmiyor.
Yakın çevreyi tanıma, birlikte yaşama ve öğrenme alışkanlıkları.
Araştırma yapma, bilgiyi karşılaştırma ve kavramlar arasında ilişki kurma.
Soyut düşünme, bilimsel açıklama ve eleştirel okuma.
Tanımlar, öğrenme amaçları ve düzey önerileri BİTİGÇİ özgün içerik üretimi kapsamında hazırlanır. Düzeyler sınıf bantlarına göre başlangıç önerisidir; her öğrencinin sözcük deneyimi farklıdır. Sözcük sıklığı tek başına düzey belirlemez; anlamın somutluğu, gerekli ön bilgi ve öğrenme amacı birlikte değerlendirilir.
Tanıklar Bitigçi derlemindeki cümlelerden seçilir. Alıntı, kaynağı ve derlem cümle numarasıyla gösterilir. Yalnız noktalama çevresindeki boşluklar okunabilirlik için düzenlenir; cümlenin bir bölümü seçilmişse belirtilir. Tanıklardaki dil, yazıldığı kaynağın dilidir.
Özgün çizim ve animasyonlar öğrenmeye yardımcı olmak için hazırlanır; kaynak metinden alıntı sayılmaz. Görseller alternatif metinle, animasyonlar durdurma ve adımlama denetimleriyle sunulur.
Sınıf bantları için: MEB İlkokul Türkçe, MEB Ortaokul Türkçe ve öğretim programları.
/karşılaştır umut ile ümit