akşamlık
zarfYalnız bir akşam süresince, o akşamla sınırlı olarak.
Sözcüklerle büyüyen
bir öğrenme yolculuğu.
Doğayı tanımak, birlikte yaşamak, araştırmak ve düşüncelerini anlatmak için. Sözcüklerin anlamlarını düzeyine göre keşfet; gerçek metinlerde nasıl kullanıldıklarını gör.
2316 madde · 4113 anlam · 4144 derlem tanığı

SÖZCÜKLERİ KEŞFET
Yalnız bir akşam süresince, o akşamla sınırlı olarak.
Her gün hem akşam hem sabah olmak üzere.
Bir işin düzenli olarak günün akşam ve sabah zamanlarında tekrarlandığını belirtecek biçimde.
Çiçekleri genellikle akşam saatlerinde açan süs bitkisi.
Mirabilis jalapa adıyla bilinen, çiçekleri çoğunlukla akşama doğru açılan çok yıllık süs bitkisi.
Öğleden sonranın akşama yakın bölümü.
Gündüzün bitmeye yaklaştığı, akşamdan hemen önceki zaman dilimi.
Kesin bir saat bildirmeden, günün akşama geçişten önceki bölümünü gösteren zaman adı.
Günün akşama yaklaşılan son gündüz saatleri.
Günün ilerleyen saatlerinde çıkan gazete.
Öğleden sonra veya akşama doğru basılıp okuyucuya sunulan gazete.
Günlük yayın düzeni öğleden sonraki ya da akşama yakın saatlere göre belirlenmiş gazete.
Gün batımına yakın zamanda görülen Güneş veya onun ışığı.
Güneş'in akşam ufkuna yaklaştığı dönemdeki görünümü ve yeryüzüne ulaşan ışığı.
Güneş battıktan sonra çevreyi kaplamaya başlayan karanlık.
Gün ışığının azalmasıyla akşam saatlerinde oluşan ve geceye doğru yoğunlaşan karanlık.
Pazarın kapanmasına yakın ürünlerin daha ucuza satıldığı zaman.
Pazar kapanırken tezgâhta kalan ürünlerin çoğunlukla indirimli satıldığı bölüm veya zaman.
Günün akşam bölümünde.
Gündüzün sona erip gecenin başladığı zaman diliminde.
Günün bitimine, gün batımı çevresine rastlayan vakitte.
Günün sona erip havanın kararmaya başladığı zaman.
Gün batımını ve gecenin başlangıcını kapsayan zaman dilimi.
Akşam göğünde parlak göründüğünde Venüs gezegenine verilen ad.
Venüs gezegeninin, gün batımından sonra batı ufku üzerinde görüldüğünde aldığı ad.
Venüs'ün gün batımından sonra gözlendiği dönemlerde kullanılan geleneksel adı; görülen gök cismi bir gezegendir.
Doğuştan renk maddesi eksikliği nedeniyle derisi, kılı veya tüyü çok açık renkli olan insan ya da hayvan.
Melanin üretiminin doğuştan azlığı veya yokluğuyla ilişkili albinizm özelliği taşıyan insan ya da hayvan.
Baharat, kuru bitki ve benzeri ürünler satan kişi veya dükkân.
Baharatlar ile kurutulmuş bitkiler gibi ürünlerin satışını yapan esnaf veya satış yeri.
Yolculuğu sürdürmek için bir taşıttan inip başka bir taşıta binme.
Bir yolculuğun belli bir noktasında başka bir taşıta geçerek yola devam etme.
Varış noktasına ulaşmak amacıyla yolculuk sırasında taşıt veya ulaşım hattı değiştirme.
Edinilen bilgiyi başka bir kişiye veya ortama iletmek.
Bir kaynaktan edinilen bilgiyi başka bir anlatıma veya iletişim ortamına taşımak.
Yolculuk sırasında bir taşıttan başka bir taşıta geçilen.
Varış noktasına ulaşmak için güzergâh üzerinde taşıt değişikliği gerektiren.
Yolculuk sırasında başka bir taşıta geçmeyi gerektirmeyen.
Çöllerde yaşayan ve sıçrayarak ilerleyen iri bir kemirgen.
Uzun arka bacaklarıyla sıçrayarak hareket eden çöl kemirgenlerine verilen ad.
Bir işe katılıp onun yürütülmesinde doğrudan rol alan.
Etki göstermeye veya işlevini yerine getirmeye başlamak.
Öğrencinin yalnız dinlemekle kalmayıp çalışarak, araştırarak ve yaparak öğrenmesini sağlayan yöntem.
Öğreneni soru sorma, araştırma, uygulama ve ürün oluşturma süreçlerine katıp kendi öğrenmesinde sorumluluk almasını sağlayan öğretim yöntemi.
Hücrenin enerji kullanarak maddeleri zarından içeriye veya dışarıya geçirmesi.
Maddelerin, metabolik enerjiden doğrudan veya dolaylı yararlanılarak zar taşıyıcıları aracılığıyla ve gerektiğinde elektrokimyasal eğime karşı taşınması.
Atom numaraları 89'dan 103'e kadar uzanan, aktinyumdan lavrensiyuma kadar sıralanan radyoaktif elementler dizisinin üyelerinden biri.
BİRİKEREK BÜYÜYEN SÖZLÜK
Düzeyi her anlam için ayrı öneriyoruz. Yakın çevredeki somut anlamlardan bilimsel ve soyut anlamlara ilerliyoruz. Örneğin bitkinin kökü ile bir sözcüğün kökü aynı öğrenme amacına hizmet etmiyor.
Yakın çevreyi tanıma, birlikte yaşama ve öğrenme alışkanlıkları.
Araştırma yapma, bilgiyi karşılaştırma ve kavramlar arasında ilişki kurma.
Soyut düşünme, bilimsel açıklama ve eleştirel okuma.
Tanımlar, öğrenme amaçları ve düzey önerileri BİTİGÇİ özgün içerik üretimi kapsamında hazırlanır. Düzeyler sınıf bantlarına göre başlangıç önerisidir; her öğrencinin sözcük deneyimi farklıdır. Sözcük sıklığı tek başına düzey belirlemez; anlamın somutluğu, gerekli ön bilgi ve öğrenme amacı birlikte değerlendirilir.
Tanıklar Bitigçi derlemindeki cümlelerden seçilir. Alıntı, kaynağı ve derlem cümle numarasıyla gösterilir. Yalnız noktalama çevresindeki boşluklar okunabilirlik için düzenlenir; cümlenin bir bölümü seçilmişse belirtilir. Tanıklardaki dil, yazıldığı kaynağın dilidir.
Özgün çizim ve animasyonlar öğrenmeye yardımcı olmak için hazırlanır; kaynak metinden alıntı sayılmaz. Görseller alternatif metinle, animasyonlar durdurma ve adımlama denetimleriyle sunulur.
Sınıf bantları için: MEB İlkokul Türkçe, MEB Ortaokul Türkçe ve öğretim programları.
/karşılaştır umut ile ümit