alakart
zarfLokantada önceden belirlenmiş bir yemek takımı yerine, menüdeki yemekleri ayrı ayrı seçerek ve her biri için belirtilen ücreti ödeyerek.
Sözcüklerle büyüyen
bir öğrenme yolculuğu.
Doğayı tanımak, birlikte yaşamak, araştırmak ve düşüncelerini anlatmak için. Sözcüklerin anlamlarını düzeyine göre keşfet; gerçek metinlerde nasıl kullanıldıklarını gör.
2316 madde · 4113 anlam · 4144 derlem tanığı

SÖZCÜKLERİ KEŞFET
Lokantada önceden belirlenmiş bir yemek takımı yerine, menüdeki yemekleri ayrı ayrı seçerek ve her biri için belirtilen ücreti ödeyerek.
Yumurta için, sarısı katılaşmadan, az haşlanmış biçimde.
Yumurtanın akı pişip sarısı akışkan kalacak ölçüde haşlandığını belirten söz.
Bir şeyi başka bir görünüş veya gerekçe altında saklayarak gerçek niteliğinin fark edilmesini önlemek.
Bir durumun varlığını veya oluşacağını düşündüren belirti.
Bir olguya ilişkin çıkarım yapmayı sağlayan belirti veya işaret.
Bir kişiyi veya şeyi benzerlerinden ayırt etmeyi sağlayan belirgin özellik.
Kısa sürede, o anda hazırlanıp sunulan yemek için kullanılan.
Sipariş üzerine kısa sürede hazırlanıp sunulan yemek.
Önceden topluca pişirilmek yerine istendiği sırada hızlıca hazırlanan yemek.
Düz ve açık bir yer.
Bir yüzeyin iki boyutta kapladığı yerin ölçüsü.
Bir yüzeyin büyüklüğünü birim yüzeylerle karşılaştırarak belirten, metrekare gibi alan birimleriyle ölçülen nicelik.
Bir konuyu, ilgili insanların veya olayların bulunduğu ortamda bilgi toplayarak inceleme.
Bir olguya ilişkin verilerin doğal veya toplumsal ortamında gözlem, görüşme ve benzeri yöntemlerle doğrudan toplandığı araştırma.
Açık veya kalabalık yerlerde bulunurken duyulan yoğun korku; agorafobi.
Kaçmanın ya da yardım almanın güç olabileceği açık, kalabalık veya kapalı ortamlarda yoğun kaygı duyma durumu; agorafobi.
Çok karışık ve darmadağınık durumda.
Belli bir yerden uzak, açıkta veya mesafeli durumda.
Bir tehlike veya dikkat gerektiren durum için verilen uyarı.
Tehlike ihtimalini ya da belirlenen bir koşulun gerçekleşmesini bildiren sesli, ışıklı veya başka tür uyarı.
En az biri metal olan maddelerin birleşmesiyle elde edilen metal özellikli malzeme.
En az bir metalin başka elementlerle birleştirilmesiyle oluşturulan, metalik özellikler taşıyan malzeme.
Bir metali istenen özellikleri kazandırmak için başka elementlerle eriterek birleştirmek.
Geleneksel Türk müziğine veya eski Türk yaşayış biçimine özgü.
Geleneksel Türk musikisiyle uğraşan veya bu müziği icra eden kişi.
Türk müziğinin geleneksel makam ve ezgi özelliklerini taşıyan müzik.
Özellikle Osmanlı-Türk makam geleneği içinde gelişen, kendine özgü makam ve usul düzenlerine dayanan müzik.
Güneş battığında saatin on iki kabul edildiği eski saat düzeni.
Başlangıcı gün batımına göre belirlenen ve güneşin batışında on ikiyi gösterecek biçimde ayarlanan, ezanî saat olarak da anılan saat sistemi.
Çömelerek kullanılan, yerde bulunan tuvalet taşı düzeni.
Kullanıcının oturmak yerine çömeldiği, zemine yerleştirilmiş tuvalet türü.
Bir nesnenin, yükün veya hakkın kişiler arasında devredilerek aktarılması.
Birini yanıltmak veya haksız çıkar sağlamak için çevrilen işler.
Dürüst olmayan yollarla sonuç elde etmeye yönelik hile ve düzenler.
Suyu bir yerden çekip yukarıya çıkaran pompa.
Suyu emerek içine alan ve basınçla dışarı veren tulumba.
Bir yerden emdiği sıvıyı basınç uygulayarak başka bir yere ileten pompa; emme basma tulumba.
Birini veya bir şeyi küçümsemek amacıyla gülünç göstermeye çalışma.
Bir kişi, davranış veya durumu küçümseyici söz ve tutumlarla gülünçleştirme.
Bir tören için bir araya gelip düzen içinde yürüyen insan topluluğu.
Düğün, cenaze veya başka bir tören sırasında belirli bir düzenle ilerleyen topluluk.
Birkaç taburun bir komutanlık altında birleşmesiyle oluşan askerî birlik.
Genellikle birkaç tabur ile bunları destekleyen unsurlardan oluşan, ortak komuta altında görev yapan askerî birlik.
BİRİKEREK BÜYÜYEN SÖZLÜK
Düzeyi her anlam için ayrı öneriyoruz. Yakın çevredeki somut anlamlardan bilimsel ve soyut anlamlara ilerliyoruz. Örneğin bitkinin kökü ile bir sözcüğün kökü aynı öğrenme amacına hizmet etmiyor.
Yakın çevreyi tanıma, birlikte yaşama ve öğrenme alışkanlıkları.
Araştırma yapma, bilgiyi karşılaştırma ve kavramlar arasında ilişki kurma.
Soyut düşünme, bilimsel açıklama ve eleştirel okuma.
Tanımlar, öğrenme amaçları ve düzey önerileri BİTİGÇİ özgün içerik üretimi kapsamında hazırlanır. Düzeyler sınıf bantlarına göre başlangıç önerisidir; her öğrencinin sözcük deneyimi farklıdır. Sözcük sıklığı tek başına düzey belirlemez; anlamın somutluğu, gerekli ön bilgi ve öğrenme amacı birlikte değerlendirilir.
Tanıklar Bitigçi derlemindeki cümlelerden seçilir. Alıntı, kaynağı ve derlem cümle numarasıyla gösterilir. Yalnız noktalama çevresindeki boşluklar okunabilirlik için düzenlenir; cümlenin bir bölümü seçilmişse belirtilir. Tanıklardaki dil, yazıldığı kaynağın dilidir.
Özgün çizim ve animasyonlar öğrenmeye yardımcı olmak için hazırlanır; kaynak metinden alıntı sayılmaz. Görseller alternatif metinle, animasyonlar durdurma ve adımlama denetimleriyle sunulur.
Sınıf bantları için: MEB İlkokul Türkçe, MEB Ortaokul Türkçe ve öğretim programları.
/karşılaştır umut ile ümit