alaycı
sıfatBirini veya bir şeyi küçümseyerek eğlenen bir tavır taşıyan.
Karşısındakini küçümseme veya gülünç gösterme eğilimini söz ya da davranışına yansıtan.
Sözcüklerle büyüyen
bir öğrenme yolculuğu.
Doğayı tanımak, birlikte yaşamak, araştırmak ve düşüncelerini anlatmak için. Sözcüklerin anlamlarını düzeyine göre keşfet; gerçek metinlerde nasıl kullanıldıklarını gör.
2316 madde · 4113 anlam · 4144 derlem tanığı

SÖZCÜKLERİ KEŞFET
Birini veya bir şeyi küçümseyerek eğlenen bir tavır taşıyan.
Karşısındakini küçümseme veya gülünç gösterme eğilimini söz ya da davranışına yansıtan.
Birini veya bir durumu küçümseyen, onunla eğlenen bir tutum taşıyan.
Bir mesleği okulunda okumadan, çalışarak ve deneyim kazanarak öğrenmiş olan kişi.
Mesleki bilgisini ilgili alandaki örgün eğitimden çok uygulama, gözlem ve iş deneyimiyle edinmiş kimse.
Oğuz Türklerinin geleneksel boylarından biri.
Oğuzların yirmi dört boyu arasında Üçok kolunda sayılan, Anadolu'nun yerleşme tarihinde adı geçen Türk boyu.
Kalabalık gruplar hâlinde.
Birbiri ardından gelen çok sayıda topluluk oluşturarak.
Yeni doğum yapan kadınlarda görülen rahatsızlıklara halk arasında verilen eski bir ad.
Doğum sonrasında görülen, özellikle ateşle seyreden rahatsızlıklar için kullanılan eski halk adı; halk inanışlarında doğaüstü nedenlerle de ilişkilendirilmiştir.
Kara ve hava kuvvetlerinde yarbaydan sonra, tuğgeneralden önce gelen subay rütbesi; bu rütbedeki kişi.
Kara ve hava kuvvetlerinin rütbe düzeninde yarbayın üstünde, tuğgeneralin altında bulunan kıdemli subay rütbesi.
Bir şeyin insanlarda ilgi ve beğeni uyandıran özelliği.
Bir kişinin, nesnenin veya oluşumun görünümü ya da özellikleriyle dikkat çekip beğeni toplamasını sağlayan etki.
Doğuştan renk maddesi eksikliği nedeniyle derisi, saçı veya tüyü çok açık renkli olan; akşın.
Vücudunda melanin üretimi azalmış veya bulunmayan, albinizm özelliği taşıyan insan ya da hayvan için kullanılan söz.
Fotoğrafları veya resimleri bir arada sakladığımız defter.
Fotoğraf, resim veya benzeri belgeleri düzenli biçimde bir araya getiren kitap ya da dosya.
Görsel belgeleri bir seçme ve sıralama düzeni içinde toplayan basılı veya dijital derleme.
Kan plazmasında bol bulunan, karaciğerde üretilen ve damar içindeki sıvı dengesine katkıda bulunarak çeşitli maddelerin taşınmasını da sağlayan protein.
Yerden yüksekliği çok az olan.
Yerden veya bulunduğu yüzeyden yüksekliği az olan.
Benzerlerine veya çevresindeki ölçüye göre yüksekliği az olan.
Bir yüzeye ya da karşılaştırılan nesnelere göre düşey uzanımı sınırlı olan.
Dürüstlük ve insanlık ölçülerine aykırı bulunduğu için güçlü biçimde kınanan.
Dürüstlük ve insanlık ölçülerinden uzaklaştığı düşünülen davranışlara yönelmek.
Dürüstlük ve insanlık ölçülerine aykırı bulunduğu için ağır biçimde kınanan davranış.
Hava basıncının çevresine göre daha düşük olduğu bölgedeki durum.
Aynı seviyedeki çevre alanlara göre atmosfer basıncının daha düşük olduğu meteorolojik alan veya durum.
Elektrik dağıtımında, yüksek gerilime göre daha düşük gerilim düzeyi.
Elektrik dağıtımında kullanılan düşük gerilim sınıfı; Türkiye'deki alternatif akım dağıtım uygulamalarında fazlar arası etkin değeri 1.000 voltu aşmayan gerilim.
Elektriği daha düşük gerilimle tüketicilere ulaştıran dağıtım hattı.
Alçak gerilim düzeyinde elektrik taşıyan, dağıtım şebekesinin tüketiciye yakın bölümünü oluşturan hat veya hatlar.
Yetenek ve başarılarıyla övünüp kendini başkalarından üstün görmeyen.
Kendi değerini başkalarını küçümseme veya gösteriş gerekçesi yapmayan.
Güçlü çıkmayan, hafif duyulan ses.
Fazla yüksek olmayan, yakından duyulabilen konuşma sesi.
Şiddeti düşük, sınırlı bir çevreye duyurulacak biçimde kullanılan ses.
Bir şeyin yüksekliğinin azalması.
Bir yüzeyin, nesnenin veya konumun önceki ya da karşılaştırılan düzeye göre daha aşağıda bulunur duruma gelmesi.
Bulunduğu yerden daha düşük bir konuma gelmek veya öyle görünmek.
Bir kimsenin değerini küçültme, onu aşağı görme veya küçük düşürme.
Sesin duyulma gücünü azaltmak.
Suyla karıştırılıp biçim verildikten sonra sertleşen, yapı ve süsleme işlerinde kullanılan beyaz malzeme.
Alçı taşının işlenmesiyle elde edilen, suyla karıştırıldıktan sonra sertleşen bağlayıcı ve biçimlendirme malzemesi.
BİRİKEREK BÜYÜYEN SÖZLÜK
Düzeyi her anlam için ayrı öneriyoruz. Yakın çevredeki somut anlamlardan bilimsel ve soyut anlamlara ilerliyoruz. Örneğin bitkinin kökü ile bir sözcüğün kökü aynı öğrenme amacına hizmet etmiyor.
Yakın çevreyi tanıma, birlikte yaşama ve öğrenme alışkanlıkları.
Araştırma yapma, bilgiyi karşılaştırma ve kavramlar arasında ilişki kurma.
Soyut düşünme, bilimsel açıklama ve eleştirel okuma.
Tanımlar, öğrenme amaçları ve düzey önerileri BİTİGÇİ özgün içerik üretimi kapsamında hazırlanır. Düzeyler sınıf bantlarına göre başlangıç önerisidir; her öğrencinin sözcük deneyimi farklıdır. Sözcük sıklığı tek başına düzey belirlemez; anlamın somutluğu, gerekli ön bilgi ve öğrenme amacı birlikte değerlendirilir.
Tanıklar Bitigçi derlemindeki cümlelerden seçilir. Alıntı, kaynağı ve derlem cümle numarasıyla gösterilir. Yalnız noktalama çevresindeki boşluklar okunabilirlik için düzenlenir; cümlenin bir bölümü seçilmişse belirtilir. Tanıklardaki dil, yazıldığı kaynağın dilidir.
Özgün çizim ve animasyonlar öğrenmeye yardımcı olmak için hazırlanır; kaynak metinden alıntı sayılmaz. Görseller alternatif metinle, animasyonlar durdurma ve adımlama denetimleriyle sunulur.
Sınıf bantları için: MEB İlkokul Türkçe, MEB Ortaokul Türkçe ve öğretim programları.
/karşılaştır umut ile ümit