allah yapısı
sıfatİnsanların yapmadığı, Tanrı tarafından yaratıldığı düşünülen şeyleri anlatan söz.
Dinî inanışa göre yaratılıştan var olanı insan eliyle üretilenden ayırmak için kullanılan niteleme.
Sözcüklerle büyüyen
bir öğrenme yolculuğu.
Doğayı tanımak, birlikte yaşamak, araştırmak ve düşüncelerini anlatmak için. Sözcüklerin anlamlarını düzeyine göre keşfet; gerçek metinlerde nasıl kullanıldıklarını gör.
2316 madde · 4113 anlam · 4144 derlem tanığı

SÖZCÜKLERİ KEŞFET
İnsanların yapmadığı, Tanrı tarafından yaratıldığı düşünülen şeyleri anlatan söz.
Dinî inanışa göre yaratılıştan var olanı insan eliyle üretilenden ayırmak için kullanılan niteleme.
Düzeni veya zihinsel açıklığı bozulmuş, iyice karışmış.
Bir şeyi kırmızıya boyamak.
Bir yüzeye kırmızı renk vererek onun görünüşünü değiştirmek.
Bir nesneyi ya da yüz bölgesini boya veya makyajla al renge büründürmek.
Birçok konuda geniş bilgisi bulunan kişi için kullanılan, kimi bağlamlarda alay anlamı da taşıyan söz.
Yanakları renklendirmek için kullanılan makyaj ürünü.
Yanak bölgesine renk vermek amacıyla uygulanan toz, krem veya sıvı kozmetik ürün.
Parlak renkler ve süslerle donatılmış.
Dikkat çekici renk, desen ve süsleme ögeleri taşıyan.
Bir kaynaktan gönderilen işaret veya yayını alan aygıt.
Bir çalışma veya işlem sonucunda kendisine verileni elde etmek.
Almanya'ya veya Alman halkına ait olan.
Almanya devletiyle ya da Alman halkının toplumsal ve kültürel özellikleriyle ilgili olan.
Bir yılın olay ve bilgilerini bir araya getiren kitap.
Belirli bir yılın önemli olaylarını, takvim bilgilerini veya alan verilerini düzenli biçimde toplayan yıllık yayın.
Almanya'da konuşulan dil.
Almanya ve Avusturya gibi ülkelerde konuşulan, İsviçre'de de kullanılan bir dil.
Hint-Avrupa dil ailesinin Cermen kolunda yer alan; Almanya, Avusturya ve İsviçre'nin bir bölümünde yaygın olarak kullanılan dil.
Bakır, nikel ve çinkonun karışımından oluşan, rengi gümüşe benzeyen metal alaşımı.
Bakır, nikel ve çinkodan oluşan, gümüş içermeyen fakat açık rengiyle gümüşü andıran alaşım.
Birlikte yapılan harcamanın parasını herkesin eşit paylaşarak ödemesi.
Toplu bir harcamanın tutarını katılanlar arasında eşit paylara ayırarak ödeme yöntemi.
Ortak bir harcamada giderlerin katılımcılara eşit olarak bölüştürülmesini anlatan ödeme usulü.
Farklı ögeleri belirli bir düzen içinde birbirinin ardından sıralanan.
Farklı ögelerin belirli bir sıra düzeniyle birbirini izleme özelliği.
Telefon konuşmasını başlatırken veya karşıdakinin duyup duymadığını anlamak için söylenen söz.
Telefon bağlantısında karşıdaki kişiye seslenmek veya iletişimi başlatmak için kullanılan ünlem.
Telefon iletişiminde bağlantıyı kurma veya sürdürme işlevi taşıyan seslenme sözü.
Cesareti ve savaşçılığıyla tanınan yiğit; kahraman.
Eski Türk topluluklarında cesareti ve savaşçılığıyla öne çıkan kişiyi veya onun bu niteliğini belirten söz.
Uzun boyunlu, yumuşak yünü için yetiştirilen, lamaya benzeyen bir hayvan.
Güney Amerika kökenli, devegillerden, ince ve yumuşak yünü için yetiştirilen evcil hayvan.
And Dağları çevresinde evcilleştirilmiş, başlıca ince yün üretimi için yetiştirilen devegiller familyasından memeli.
Alpaka yününden yapılan veya bu yünü içeren kumaş.
Alpaka liflerinin tek başına ya da başka liflerle karıştırılarak dokunmasıyla elde edilen kumaş.
Alpaka adlı hayvanın yumuşak tüylerinden elde edilen dokuma lifi.
Alpakanın örtü kıllarından elde edilen, iplik ve kumaş üretiminde kullanılan hayvansal tekstil lifi.
Eski Türk ve İslam anlatılarında savaşçı kimliğiyle dervişlik veya manevi rehberliği birleştiren kişi.
Bir şeyin aşağıda kalan bölümü veya yeri.
Bir nesneye veya yere göre daha aşağıda bulunan bölüm, konum.
Bir referans noktasının düşey olarak aşağısında kalan konumu veya bölümü bildiren söz.
Altay bölgesindeki Altay Türklerinin konuştuğu dil.
Altay Türkçesi adıyla da anılan, Altay bölgesindeki Türk topluluklarının konuşma ve yazı dili.
Türk, Moğol ve Mançu-Tunguz topluluklarının dilleri, tarihleri ve kültürleri üzerine karşılaştırmalı çalışmalar yapan; araştırma geleneğine göre Korece ve Japoncayı da inceleyebilen uzman.
Türk, Moğol ve bazı başka Asya halklarının dillerini, edebiyatlarını ve kültürlerini karşılaştırarak inceleyen araştırma alanı.
Türk, Moğol ve Mançu-Tunguz dilleri ile ilgili halkların tarih ve kültürlerini araştıran; kapsamına Japon ve Kore çalışmalarının da katılabildiği karşılaştırmalı inceleme alanı.
Aynı amaç için mevcut olanın yerine seçilebilecek başka bir yol veya biçim oluşturan.
BİRİKEREK BÜYÜYEN SÖZLÜK
Düzeyi her anlam için ayrı öneriyoruz. Yakın çevredeki somut anlamlardan bilimsel ve soyut anlamlara ilerliyoruz. Örneğin bitkinin kökü ile bir sözcüğün kökü aynı öğrenme amacına hizmet etmiyor.
Yakın çevreyi tanıma, birlikte yaşama ve öğrenme alışkanlıkları.
Araştırma yapma, bilgiyi karşılaştırma ve kavramlar arasında ilişki kurma.
Soyut düşünme, bilimsel açıklama ve eleştirel okuma.
Tanımlar, öğrenme amaçları ve düzey önerileri BİTİGÇİ özgün içerik üretimi kapsamında hazırlanır. Düzeyler sınıf bantlarına göre başlangıç önerisidir; her öğrencinin sözcük deneyimi farklıdır. Sözcük sıklığı tek başına düzey belirlemez; anlamın somutluğu, gerekli ön bilgi ve öğrenme amacı birlikte değerlendirilir.
Tanıklar Bitigçi derlemindeki cümlelerden seçilir. Alıntı, kaynağı ve derlem cümle numarasıyla gösterilir. Yalnız noktalama çevresindeki boşluklar okunabilirlik için düzenlenir; cümlenin bir bölümü seçilmişse belirtilir. Tanıklardaki dil, yazıldığı kaynağın dilidir.
Özgün çizim ve animasyonlar öğrenmeye yardımcı olmak için hazırlanır; kaynak metinden alıntı sayılmaz. Görseller alternatif metinle, animasyonlar durdurma ve adımlama denetimleriyle sunulur.
Sınıf bantları için: MEB İlkokul Türkçe, MEB Ortaokul Türkçe ve öğretim programları.
/karşılaştır umut ile ümit