andavallı
sıfatBirini düşüncesiz, beceriksiz veya görgüsüz bulduğunu belirtmek için kullanılan aşağılayıcı söz.
Sözcüklerle büyüyen
bir öğrenme yolculuğu.
Doğayı tanımak, birlikte yaşamak, araştırmak ve düşüncelerini anlatmak için. Sözcüklerin anlamlarını düzeyine göre keşfet; gerçek metinlerde nasıl kullanıldıklarını gör.
2316 madde · 4113 anlam · 4144 derlem tanığı

SÖZCÜKLERİ KEŞFET
Birini düşüncesiz, beceriksiz veya görgüsüz bulduğunu belirtmek için kullanılan aşağılayıcı söz.
Bir konunun durumunu, değerlendirmesini veya yapılacak işleri kısaca kaydeden resmî not.
Bir varlığın görünüş veya özellikleriyle başka bir şeyi hatırlatması.
İki şey arasında benzerlik kurma veya birbirini çağrıştırma ilişkisi.
Bir özelliğiyle başka bir şeyi akla getirmek, ona benzemek.
Görünüşü, davranışı veya başka bir özelliği nedeniyle bir başkasını hatırlatmak.
Ortak veya benzer bir özellik yoluyla başka bir varlığa ilişkin izlenimi zihinde uyandırmak.
İğne gibi yaprakları ve iri, yuvarlak kozalakları olan bir ağaç.
Yapraklarını kışın da koruyan, sivri yapraklı ve etli kozalaklı bir ağaç.
Servigiller familyasından, iğnemsi yaprakları ve iri, etli kozalaklarıyla tanınan Juniperus drupacea türü ağaç.
Sarı çiçekler açan, kendine özgü kokusu olan bir bitki.
Papatyagillerden, sarı çiçekleri ve kendine özgü kokusuyla tanınan otsu bitki.
Papatyagiller içinde Inula cinsine bağlı türler için kullanılan ad; çiçek başları çoğunlukla sarı olan otsu bitkilerdir.
Bazı erkeklerde yaşla birlikte testosteron azalmasına eşlik eden bedensel ve cinsel işlev değişiklikleri için kullanılan ad.
Başı insan biçiminde, bedeni ise başka bir canlı biçiminde betimlenen varlık.
Bir kişinin yaşamından anlatılan kısa ve dikkat çekici olay.
Bir kişi veya konu hakkında belirgin bir özellik gösteren kısa olay anlatısı.
Kanda oksijen taşıyan alyuvarların veya içlerindeki hemoglobinin azalmasıyla oluşan kansızlık.
Alyuvar sayısının ya da kandaki hemoglobin yoğunluğunun normalin altına düşmesi sonucunda kanın dokulara oksijen taşıma kapasitesinin azaldığı durum.
Kansızlıkla ilgili olan veya kansızlık durumu bulunan.
Tıbbi işlemler sırasında ağrı ve duyunun geçici olarak azaltılması veya ortadan kaldırılması.
Tıbbi bir girişim için duyunun, ağrı algısının ve gerektiğinde bilincin ilaçlarla kontrollü olarak baskılanması uygulaması.
Bir düşünceye, işe veya yükümlülüğe bağlanmış, kendini ona vermiş.
Bir işi üstlenme veya bir yükümlülüğe bağlanma durumu.
İsteksizce yapılan, kişiye yük gibi gelen iş.
Kişinin kendi isteği dışında üstlenmek zorunda kaldığını düşündüğü, külfetli iş.
İngiltere Kilisesi çevresinde gelişen Hristiyanlık geleneğine bağlı kişi.
İngiltere Kilisesi ile tarihsel bağları bulunan Anglikan kilise geleneğini benimseyen Hristiyan.
İngiltere Kilisesi çevresinde gelişen Hristiyan inanç ve ibadet geleneği.
İngiltere'deki Reform sürecinde biçimlenen ve İngiltere Kilisesiyle tarihsel bağları bulunan kiliselerde sürdürülen Hristiyanlık geleneği.
İngilizceyi ana dili olarak konuşan toplulukların üyeleri için kullanılan ad.
Dil ve kültür bağlamında, ana dili İngilizce olan toplumları veya bu toplumlardan kişileri anlatmak için kullanılan ad.
Afrika ülkesi Angola'nın halkından olan kişi.
Angola'ya vatandaşlık veya toplumsal köken bağıyla bağlı olan kişi.
Ankara tavşanının tüyünden ya da Ankara keçisinin kılından elde edilen iplikle dokunmuş ya da örülmüş olan.
Angora tavşanı tüyü veya Ankara keçisi tiftiğinden üretilen ipliklerle dokunmuş ya da örülmüş olan.
Metrenin on milyarda birine, yani 10⁻¹⁰ metreye eşit; atom ve molekül boyutları ile ışığın dalga boylarını belirtmede kullanılan uzunluk birimi.
Göl ve sulak alanlarda görülen, gövdesi kiremit renginde bir yaban ördeği.
Kızıl kahverengi gövdesi ve daha açık renkli başıyla tanınan, sulak alanlarda yaşayan bir kuş.
Ördekgillerden, gövdesi kızıl kahverengi, başı açık renkli olan Tadorna ferruginea türü su kuşu.
Yapısında su bulunmayan, kalsiyum sülfattan oluşmuş bir mineral.
Kimyasal bileşimi CaSO₄ olan, kristal yapısında su içermeyen ve sıklıkla tuz ile jips yataklarında bulunan sülfat minerali.
BİRİKEREK BÜYÜYEN SÖZLÜK
Düzeyi her anlam için ayrı öneriyoruz. Yakın çevredeki somut anlamlardan bilimsel ve soyut anlamlara ilerliyoruz. Örneğin bitkinin kökü ile bir sözcüğün kökü aynı öğrenme amacına hizmet etmiyor.
Yakın çevreyi tanıma, birlikte yaşama ve öğrenme alışkanlıkları.
Araştırma yapma, bilgiyi karşılaştırma ve kavramlar arasında ilişki kurma.
Soyut düşünme, bilimsel açıklama ve eleştirel okuma.
Tanımlar, öğrenme amaçları ve düzey önerileri BİTİGÇİ özgün içerik üretimi kapsamında hazırlanır. Düzeyler sınıf bantlarına göre başlangıç önerisidir; her öğrencinin sözcük deneyimi farklıdır. Sözcük sıklığı tek başına düzey belirlemez; anlamın somutluğu, gerekli ön bilgi ve öğrenme amacı birlikte değerlendirilir.
Tanıklar Bitigçi derlemindeki cümlelerden seçilir. Alıntı, kaynağı ve derlem cümle numarasıyla gösterilir. Yalnız noktalama çevresindeki boşluklar okunabilirlik için düzenlenir; cümlenin bir bölümü seçilmişse belirtilir. Tanıklardaki dil, yazıldığı kaynağın dilidir.
Özgün çizim ve animasyonlar öğrenmeye yardımcı olmak için hazırlanır; kaynak metinden alıntı sayılmaz. Görseller alternatif metinle, animasyonlar durdurma ve adımlama denetimleriyle sunulur.
Sınıf bantları için: MEB İlkokul Türkçe, MEB Ortaokul Türkçe ve öğretim programları.
/karşılaştır umut ile ümit