artçı deprem
isimBüyük bir depremden sonra aynı bölgede oluşan daha küçük deprem.
Ana depremden sonra, etkilenen yer kabuğu bölgesinde meydana gelen ve ana şoktan daha küçük olan deprem.
Sözcüklerle büyüyen
bir öğrenme yolculuğu.
Doğayı tanımak, birlikte yaşamak, araştırmak ve düşüncelerini anlatmak için. Sözcüklerin anlamlarını düzeyine göre keşfet; gerçek metinlerde nasıl kullanıldıklarını gör.
2316 madde · 4113 anlam · 4144 derlem tanığı

SÖZCÜKLERİ KEŞFET
Büyük bir depremden sonra aynı bölgede oluşan daha küçük deprem.
Ana depremden sonra, etkilenen yer kabuğu bölgesinde meydana gelen ve ana şoktan daha küçük olan deprem.
Bir depremden sonra aynı çevrede meydana gelen daha küçük deprem.
Büyük bir depremin ardından, onun etkilediği bölgede oluşan daha küçük sarsıntı.
Ana depremden sonra aynı genel bölgede, yer kabuğundaki gerilimin yeniden dağılmasıyla ilişkili olarak meydana gelen daha küçük deprem.
Büyük bir depremin ardından aynı bölgede oluşan daha küçük sarsıntı.
Ana depremden sonra etkilenen bölgede meydana gelen, ana şoktan daha düşük büyüklükteki sismik olay.
Kanı kalpten uzaklaştıran damarlar için kullanılan tıp terimi; atardamar.
Yer altındaki basınçlı suya ulaşmak için açılan kuyu.
Geçirimsiz tabakalar arasında basınç altında bulunan yer altı suyuna ulaşan ve suyun kuyu içinde kendiliğinden yükseldiği sondaj kuyusu.
Sıfırdan büyük olan sayı.
Sayı doğrusunda sıfırın sağında yer alan, pozitif değer taşıyan sayı niteliğinde olan.
Bir durumun değiştiğini ve bundan sonrasının farklı olduğunu belirten söz.
Önceki bir dönemin sona erdiğini veya yeni bir durumun geçerli olduğunu bildiren zaman sözü.
Bazı yıllarda şubat ayına eklenen 29 Şubat günü.
Artık yıllarda şubat ayını 29 güne çıkaran ek takvim günü.
Gregoryen takviminde takvim yılı ile güneş yılı arasındaki farkı dengelemek üzere belirli yıllara eklenen 29 Şubat günü.
Şubat ayının 29 gün çektiği, toplam 366 günlük yıl.
Takvimi mevsimlerle uyumlu tutmak için şubat ayına bir gün eklenen, 366 gün süren yıl.
Gregoryen takviminde 366 gün süren yıl; yıl sayısı 4'e bölünür, ancak 100'e bölünenlerin artık yıl olması için 400'e de bölünmesi gerekir.
Bir miktarın öncekinden daha çok olması.
Bir niceliğin önceki değerine göre büyümesi veya bu büyümeyle oluşan miktar farkı.
Her adımda önceki duruma bir ekleme yapılarak ilerleyen.
Bir şeyi dikkatli kullanarak harcamadan elde tutma.
Para veya başka bir kaynağı ölçülü kullanarak bir bölümünü harcamadan saklama.
Tüketimi ya da gideri azaltarak bir kaynağın bir bölümünü elde tutma; tasarruf.
Daha çok veya daha fazla yapmak.
Bir şeyin sayısını, miktarını veya derecesini yükseltmek.
Bir niceliği ya da yoğunluğu önceki değerinin üzerine çıkarmak.
Sahne veya gösteri sanatlarında çalışan sanatçı.
Oyunculuk ve gösteri gibi sanat alanlarında bir yapıtı icra eden kişi.
Sanatla veya sanatlı anlatımla ilgili.
Sanatsal biçim, etki veya ifade özellikleri taşıyan.
Sayısı, miktarı veya derecesi önceye göre daha çok olmak.
Bir niceliğin veya etkinin önceki durumuna göre büyümesi.
Bir nicelik ya da etkinin karşılaştırma alınan önceki düzeyin üzerine çıkması.
Birbirini izleyen bir sıra içinde, peş peşe.
Olayların, işlemlerin veya ögelerin birbirini takip ettiği ardışık düzeni belirten söz.
Bir kıyı yerinin veya şehrin gerisinde kalan iç kesim.
Bir limanın ya da yerleşmenin gerisinde uzanan ve onunla ulaşım, ticaret veya yerleşme bakımından ilişki kuran iç bölge.
Dilin arka bölümünün yumuşak damağa yaklaşması veya değmesiyle hava akımı daraltılarak ya da kapatılarak çıkarılan ünsüz.
Söylenen sözün veya yapılan işin arkasında saklanan asıl niyet.
Açıkça belirtilen gerekçenin gerisinde bulunan, karşıdakinden gizlenen amaç veya niyet.
Bir kişinin açıkça söylemediği, görünen amacının arkasında sakladığı ve iyi olmadığı düşünülen amaç.
Söylenen veya yapılanın görünürdeki gerekçesinden farklı olarak gizlendiği ve olumsuz sonuç hedeflediği düşünülen amaç.
Bir olgunun farklı dönemlerdeki biçimlerini karşılaştırarak tarih içindeki değişimini esas alan.
Şiirde hecelerin uzunluk ve kısalık özelliklerine göre kurulan kalıplara dayalı ölçü sistemi.
Opera gibi sahne eserlerinde tek kişinin söylediği, ezgisi öne çıkan bölüm.
Opera ve benzeri vokal eserlerde çoğunlukla tek bir ses için yazılan, bağımsız müzikal yapısı olan bölüm.
BİRİKEREK BÜYÜYEN SÖZLÜK
Düzeyi her anlam için ayrı öneriyoruz. Yakın çevredeki somut anlamlardan bilimsel ve soyut anlamlara ilerliyoruz. Örneğin bitkinin kökü ile bir sözcüğün kökü aynı öğrenme amacına hizmet etmiyor.
Yakın çevreyi tanıma, birlikte yaşama ve öğrenme alışkanlıkları.
Araştırma yapma, bilgiyi karşılaştırma ve kavramlar arasında ilişki kurma.
Soyut düşünme, bilimsel açıklama ve eleştirel okuma.
Tanımlar, öğrenme amaçları ve düzey önerileri BİTİGÇİ özgün içerik üretimi kapsamında hazırlanır. Düzeyler sınıf bantlarına göre başlangıç önerisidir; her öğrencinin sözcük deneyimi farklıdır. Sözcük sıklığı tek başına düzey belirlemez; anlamın somutluğu, gerekli ön bilgi ve öğrenme amacı birlikte değerlendirilir.
Tanıklar Bitigçi derlemindeki cümlelerden seçilir. Alıntı, kaynağı ve derlem cümle numarasıyla gösterilir. Yalnız noktalama çevresindeki boşluklar okunabilirlik için düzenlenir; cümlenin bir bölümü seçilmişse belirtilir. Tanıklardaki dil, yazıldığı kaynağın dilidir.
Özgün çizim ve animasyonlar öğrenmeye yardımcı olmak için hazırlanır; kaynak metinden alıntı sayılmaz. Görseller alternatif metinle, animasyonlar durdurma ve adımlama denetimleriyle sunulur.
Sınıf bantları için: MEB İlkokul Türkçe, MEB Ortaokul Türkçe ve öğretim programları.
/karşılaştır umut ile ümit