atıl
sıfatKullanılmayan, çalıştırılmayan veya üretime katılmayan.
İşlevini yerine getirebilecek durumda olsa da kullanılmadığı için yarar sağlamayan, etkinliğe katılmayan.
Sözcüklerle büyüyen
bir öğrenme yolculuğu.
Doğayı tanımak, birlikte yaşamak, araştırmak ve düşüncelerini anlatmak için. Sözcüklerin anlamlarını düzeyine göre keşfet; gerçek metinlerde nasıl kullanıldıklarını gör.
2316 madde · 4113 anlam · 4144 derlem tanığı

SÖZCÜKLERİ KEŞFET
Kullanılmayan, çalıştırılmayan veya üretime katılmayan.
İşlevini yerine getirebilecek durumda olsa da kullanılmadığı için yarar sağlamayan, etkinliğe katılmayan.
Bir işe başlamaktan çekinmeyen, girişken.
Yeni bir işe veya duruma cesaretle yaklaşan.
Belirsizlik veya güçlük karşısında girişimde bulunmaya yatkın, cesur davranan.
Bir yere bırakılmış, orada duran.
Bulunduğu yere atılmış veya bırakılmış durumda olan.
Bir alanda gelişmeyi hızlandıran veya yeni bir yön başlatan önemli girişim.
Yenilik yapmak ve ilerlemek için girişimde bulunmaya yatkın.
Bir alanda ilerleme sağlamak amacıyla etkin ve cesur girişimler geliştiren.
Bir yöne doğru birden hızla gitmek.
Bir kişiye veya bir yere doğru ani ve hızlı bir hareket yapmak.
Bir hedefe yönelerek duraksamadan ve güçlü bir hareketle öne ya da ileriye doğru ilerlemek.
Atılan bir nesnenin ulaşabileceği uzaklık.
Bir nesnenin fırlatılarak ulaşabildiği mesafeyi esas alan yaklaşık uzaklık ölçüsü; ok atımı gibi.
Yünü ya da pamuğu kabartan kişi; hallaç.
Yün veya pamuğu yay ve tokmak gibi araçlarla kabartıp liflerini açan meslek çalışanı.
Bir silahla tek atış yapmaya yetecek barut veya cephane miktarı.
Barut ya da mühimmatın, bir silahın bir kez ateşlenmesine yetecek miktarını belirten ölçü.
Bir cismi veya mermiyi hedefe doğru gönderme işi.
Bir atma veya ateşleme aracıyla hedefe yönelik yapılan tek gönderme ya da bu eylem.
Halk ozanlarının birbirine şiir söyleyerek karşılık verdiği söz yarışması.
Âşıkların belirli uyak ve ölçü düzenleri içinde, çoğunlukla doğaçlama şiirlerle birbirini sınadığı veya karşılıklı söz söylediği geleneksel yarışma.
Birbirine karşılık vererek sözlü tartışmaya girmek.
Az miktarda yiyeceği kısa sürede yemek.
Düzenli bir öğün kurmadan, küçük miktarlarda yiyecek yemek.
Çoğunlukla başka bir etkinlik sürerken veya öğün dışında, az miktarda yiyecek tüketmek.
Ana öğün dışında az miktarda yenmek üzere hazırlanan yiyecek.
Öğünler arasında veya kısa süreli tüketim için küçük miktarlarda sunulan yiyecek.
Hedefe ateş etme alıştırmaları için ayrılmış yer.
Silahla hedefe atış denemelerinin veya atış eğitiminin yapıldığı özel alan; poligon.
Hızlı ve çevik hareket edebilen.
Soğuktan korunmak için boyna, başa veya omuzlara sarılan kumaş ya da örgü.
Boyun, baş veya omuz çevresinde örtünme ve korunma amacıyla kullanılan dar ya da geniş dokuma veya örgü parçası.
Kumaş dokunurken boyuna gerilmiş ipliklerin arasından enine geçirilen iplik.
Dokumada çözgü ipliklerine çapraz yönde geçirilerek kumaşın en doğrultusundaki yapısını oluşturan iplik.
Yerden sıçrayıp daha ileriye veya yukarıya geçme hareketi.
Sıçrayarak yerden yükselme; sporda olabildiğince uzağa veya yükseğe ulaşmaya dayanan hareket.
Atletizmde yatay uzaklığı ya da dikey yüksekliği aşmaya yönelik sıçrama esaslı yarışların genel adı.
Ayaklarımızla yerden hız alıp havaya sıçramak.
Bir yerden ayrılıp havadan başka bir noktaya sıçramak.
Bedeni bir destek yüzeyinden hızla ayırarak bir mesafeyi veya engeli havadan geçmek.
Beden eğitimi ve jimnastikte üzerinden atlamak için kullanılan yükseltilmiş araç.
Yüksekliği ayarlanabilen, ellerle destek alınarak üzerinden atlama çalışmalarında kullanılan jimnastik aracı.
Daha ileri bir konuma ulaşmak için başlangıç olanağı veya aracı olarak kullanılan şey.
Bir engeli aşmak veya daha iyi bir duruma ulaşmak için yararlanılan kişi ya da imkân.
Daha ileri bir konuma geçmek veya bir güçlüğü aşmak amacıyla ara basamak olarak kullanılan kişi, durum ya da araç.
Atlayarak oynanan geleneksel çocuk oyunu.
Çocukların birbirinin ya da bir engelin üzerinden atlayarak oynadığı oyun.
BİRİKEREK BÜYÜYEN SÖZLÜK
Düzeyi her anlam için ayrı öneriyoruz. Yakın çevredeki somut anlamlardan bilimsel ve soyut anlamlara ilerliyoruz. Örneğin bitkinin kökü ile bir sözcüğün kökü aynı öğrenme amacına hizmet etmiyor.
Yakın çevreyi tanıma, birlikte yaşama ve öğrenme alışkanlıkları.
Araştırma yapma, bilgiyi karşılaştırma ve kavramlar arasında ilişki kurma.
Soyut düşünme, bilimsel açıklama ve eleştirel okuma.
Tanımlar, öğrenme amaçları ve düzey önerileri BİTİGÇİ özgün içerik üretimi kapsamında hazırlanır. Düzeyler sınıf bantlarına göre başlangıç önerisidir; her öğrencinin sözcük deneyimi farklıdır. Sözcük sıklığı tek başına düzey belirlemez; anlamın somutluğu, gerekli ön bilgi ve öğrenme amacı birlikte değerlendirilir.
Tanıklar Bitigçi derlemindeki cümlelerden seçilir. Alıntı, kaynağı ve derlem cümle numarasıyla gösterilir. Yalnız noktalama çevresindeki boşluklar okunabilirlik için düzenlenir; cümlenin bir bölümü seçilmişse belirtilir. Tanıklardaki dil, yazıldığı kaynağın dilidir.
Özgün çizim ve animasyonlar öğrenmeye yardımcı olmak için hazırlanır; kaynak metinden alıntı sayılmaz. Görseller alternatif metinle, animasyonlar durdurma ve adımlama denetimleriyle sunulur.
Sınıf bantları için: MEB İlkokul Türkçe, MEB Ortaokul Türkçe ve öğretim programları.
/karşılaştır umut ile ümit