açlık grevi
isimBir talebi duyurmak veya bir durumu protesto etmek için kişinin besin almayı bilinçli olarak reddettiği eylem.
Sözcüklerle büyüyen
bir öğrenme yolculuğu.
Doğayı tanımak, birlikte yaşamak, araştırmak ve düşüncelerini anlatmak için. Sözcüklerin anlamlarını düzeyine göre keşfet; gerçek metinlerde nasıl kullanıldıklarını gör.
2316 madde · 4113 anlam · 4144 derlem tanığı

SÖZCÜKLERİ KEŞFET
Bir talebi duyurmak veya bir durumu protesto etmek için kişinin besin almayı bilinçli olarak reddettiği eylem.
Bir süre yemek yemeden önce kanda ölçülen şeker miktarı.
En az birkaç saatlik açlıktan sonra ölçülen kandaki glikoz düzeyi.
Yumuşak, yağlı hamurdan yapılan kalınca çörek.
Mayalı ve yağlı hamurdan hazırlanıp çoğunlukla halka biçiminde pişirilen yumuşak çörek.
Yağ içeren mayalı hamurun biçimlendirilip fırında pişirilmesiyle hazırlanan, yumuşak dokulu ve kalınca bir çörek türü.
Kapalı duran gözlerini bakabilecek duruma getirmek.
Göz kapaklarını ayırarak gözünü görmeye elverişli duruma getirmek.
Göz kapaklarını birbirinden uzaklaştırıp gözün ön yüzünü ortaya çıkarmak.
Birbiriyle çatışan koşullar yüzünden çözüm üretmenin güçleştiği durum.
Bir kişiyi veya şeyi belirtmek için kullandığımız söz.
Bir varlığı veya kavramı dilde belirtmeye ve başkalarından ayırmaya yarayan sözcük veya söz grubu.
Bir varlık ya da kavrama dilsel olarak gönderimde bulunmayı sağlayan adlandırma.
Çevresi bütünüyle suyla kaplı kara parçası.
Deniz, göl veya akarsu içinde bulunan ve bütün kıyıları suyla çevrili kara alanı.
Bir dileğin gerçekleşmesi umuduyla yapılacağına söz verilen iyilik, bağış veya dinî uygulama.
Bir isteğin gerçekleşmesiyle ilişkilendirilerek yerine getirilmesi üstlenilen bağış, ibadet veya başka bir davranış.
Vücudun hareket etmesini sağlayan, kasılıp gevşeyen yapı; kas.
Kasılma yoluyla hareket veya kuvvet üreten doku ve bu dokudan oluşan yapılar için kullanılan ad.
İnsanların haklarını gözetme, karar verirken taraf tutmama ve herkese hak ettiğini verme ilkesi.
Kimseye haksızlık yapmadan herkesin hakkını gözetme.
Karar ve uygulamalarda hakları, ilgili koşulları ve hakkaniyeti gözeterek haksızlığı önlemeyi amaçlayan ilke.
Devletler arasındaki hukuk anlaşmazlıklarına bakan, Birleşmiş Milletlere bağlı uluslararası mahkeme.
Bu kullanımda Uluslararası Adalet Divanı: Merkezi Lahey'de bulunan, yetkisi kapsamındaki devletler arası hukuk uyuşmazlıklarını karara bağlayan ve yetkili uluslararası organlara danışma görüşü veren Birleşmiş Milletler yargı organı.
İnsanların haklarını aramak için başvurdukları mahkeme veya adliye için kullanılan mecazlı söz.
Hak arama ve uyuşmazlıkları hukuk yoluyla çözme yeri olarak düşünülen yargı makamlarını anlatan mecazlı adlandırma.
Mahkemelerin ve adaletle ilgili birimlerin çalıştığı büyük bina.
Yargı hizmetlerini yürüten mahkeme ve ilgili birimleri bir arada barındıran yapı.
Yetişkin erkek insan.
Çocukluk çağını geride bırakmış erkek kişi.
Yetişkin bir erkeği belirten kişi adı.
Zamanını ve gücünü bir amaca vermek.
Yaşamının veya olanaklarının önemli bir bölümünü belirli bir amaç uğruna kullanmaya yönelmek.
Bir durumun belirgin ölçüde gerçekleştiğini anlatan “iyice” anlamında söz.
Bir niteliğin ya da etkinin derecesinin yüksek olduğunu vurgulayan söz.
Kendisine acıma veya yakınlık duyulan adam için kullanılan söz.
Konuşanın bir erkeğe yönelik acıma, şefkat veya yakınlık tutumunu bildiren adlandırma.
Kendisine acındığı veya şefkat duyulduğu belirtilen erkek için kullanılan söz.
Bir erkekten söz ederken onun güçsüzlüğüne veya zor durumuna karşı acıma ve şefkat duygusunu yansıtan adlandırma.
Dürüst, adil ve başkalarını gözeten bir insan gibi davranma niteliği.
İnsana yakıştığı düşünülen dürüstlük, adalet ve sorumluluk gibi davranışları gösterme niteliği.
Geniş yapraklı, kalın köklü ve zehirli bir bitki.
Patlıcangillerden, toprağa yakın geniş yaprakları ve kalın kökü bulunan zehirli otsu bitki; Mandragora autumnalis.
Takım oyununda belirli bir rakip oyuncuyu yakından takip edip savunarak.
Savunma görevini bir bölgeye göre değil, eşleşilen rakip oyuncunun hareketlerine göre yerine getirerek.
Bir takımda her oyuncunun karşı takımdan belirli bir oyuncuyu durdurmaya çalıştığı savunma.
Her savunmacının bir rakip oyuncuyu takip ederek onun rahatça oynamasını engellemeye çalıştığı savunma biçimi.
Savunma sorumluluğunun saha bölgelerinden çok bireysel rakip eşleşmelerine göre paylaştırıldığı takım savunması düzeni.
Çok iri gövdeli birini anlatmak için kullanılan, kaba kaçabilen söz.
Olağanın çok üstünde iri yapılı kimseyi abartılı ve küçümseyici bir tonla niteleyen söz.
Her bir kişi için, kişi başına.
Bir miktarın toplam kişi sayısına göre kişi başına düşen payını belirtecek biçimde.
BİRİKEREK BÜYÜYEN SÖZLÜK
Düzeyi her anlam için ayrı öneriyoruz. Yakın çevredeki somut anlamlardan bilimsel ve soyut anlamlara ilerliyoruz. Örneğin bitkinin kökü ile bir sözcüğün kökü aynı öğrenme amacına hizmet etmiyor.
Yakın çevreyi tanıma, birlikte yaşama ve öğrenme alışkanlıkları.
Araştırma yapma, bilgiyi karşılaştırma ve kavramlar arasında ilişki kurma.
Soyut düşünme, bilimsel açıklama ve eleştirel okuma.
Tanımlar, öğrenme amaçları ve düzey önerileri BİTİGÇİ özgün içerik üretimi kapsamında hazırlanır. Düzeyler sınıf bantlarına göre başlangıç önerisidir; her öğrencinin sözcük deneyimi farklıdır. Sözcük sıklığı tek başına düzey belirlemez; anlamın somutluğu, gerekli ön bilgi ve öğrenme amacı birlikte değerlendirilir.
Tanıklar Bitigçi derlemindeki cümlelerden seçilir. Alıntı, kaynağı ve derlem cümle numarasıyla gösterilir. Yalnız noktalama çevresindeki boşluklar okunabilirlik için düzenlenir; cümlenin bir bölümü seçilmişse belirtilir. Tanıklardaki dil, yazıldığı kaynağın dilidir.
Özgün çizim ve animasyonlar öğrenmeye yardımcı olmak için hazırlanır; kaynak metinden alıntı sayılmaz. Görseller alternatif metinle, animasyonlar durdurma ve adımlama denetimleriyle sunulur.
Sınıf bantları için: MEB İlkokul Türkçe, MEB Ortaokul Türkçe ve öğretim programları.
/karşılaştır umut ile ümit