atlanmak
fiilBir ata binmek; daha çok eski metinlerde kullanılan bir söz.
Yolculuk etmek veya bir yere gitmek üzere ata binmek; tarihî ve edebî metinlerde rastlanan kullanım.
Sözcüklerle büyüyen
bir öğrenme yolculuğu.
Doğayı tanımak, birlikte yaşamak, araştırmak ve düşüncelerini anlatmak için. Sözcüklerin anlamlarını düzeyine göre keşfet; gerçek metinlerde nasıl kullanıldıklarını gör.
2316 madde · 4113 anlam · 4144 derlem tanığı

SÖZCÜKLERİ KEŞFET
Bir ata binmek; daha çok eski metinlerde kullanılan bir söz.
Yolculuk etmek veya bir yere gitmek üzere ata binmek; tarihî ve edebî metinlerde rastlanan kullanım.
Haritaların bir araya getirildiği kitap.
Ülke, bölge veya dünya haritalarını belli bir düzende bir araya getiren kitap.
Fiziki, siyasi veya belirli bir konuya ilişkin coğrafi haritaları düzenli bir bütün hâlinde sunan harita derlemesi.
Bir yüzü parlak ve düzgün olan, sık dokunmuş ipekli kumaş.
Yüzeyinde ipliklerin uzun atlamaları sayesinde düzgün ve parlak bir görünüş oluşan, sık dokumalı ipekli kumaş.
Zor veya üzücü bir durumun etkisinden kurtulmak.
Güçlük, korku ya da sarsıntının etkilerini geride bırakarak toparlanmak.
Peş peşe zıplayıp atlayarak.
Yürümek yerine art arda sıçrayarak ve atlayarak.
İlerleme hareketini birbirini izleyen atlayış ve sıçrayışlarla sürdürerek.
Koşu, atlama veya atma gibi atletizm dallarında yarışan sporcu.
Bedeni güçlü, çevik ve spor yapmaya elverişli görünen.
Koşma, yürüme, atlama ve atma yarışlarını kapsayan spor.
Koşu, sportif yürüyüş, atlama ve atma disiplinleri ile bunların birleşik yarışlarından oluşan spor alanı.
Gövdeye giyilen, askılı ve kolsuz ince iç giysisi.
Omuzlardan askılarla tutunan, kol bölümü bulunmayan ve genellikle gömlek altında kullanılan fanila türü.
Ata binmiş olan.
At üzerinde bulunan veya atla yol alan.
Ulaşımını ya da görevini at üzerinde sürdüren kişi için kullanılan.
Üzerindeki oyuncak atlara veya koltuklara binilen döner eğlence aracı.
İnsanların figürlere veya oturaklara binerek bir merkez çevresinde döndüğü eğlence düzeneği.
Bir eksen çevresinde dönen platform üzerindeki oturak veya hayvan figürleriyle yolcu taşıyan eğlence düzeneği.
Ata binilerek yapılan spor.
Binicinin at üzerinde hareket ve beceri gösterdiği sporların genel adı.
Binici ile atın birlikte performans sergilediği, yarışma veya gösteri kurallarına göre yürütülen spor dallarının genel adı.
Küçük kuşları avlayan, kıvrık gagalı ve güçlü pençeli bir yırtıcı kuş.
Bilimsel adı Accipiter nisus olan; kısa ve geniş kanatları, uzun kuyruğu sayesinde ağaçlar arasında çevik avlanabilen küçük yırtıcı kuş.
Bir şeyi elden çıkarıp bir yöne fırlatmak.
Bir nesneyi kuvvet uygulayarak bulunduğu yerden başka bir yöne göndermek.
Bir nesneye ilk hareketi vererek onu elden veya bulunduğu destekten ayırıp belirli bir yöne fırlatmak.
Gerçeğe dayanmadan uydurulmuş.
Doğrulanmış bilgiye veya yaşanmış olaya dayanmadan gelişigüzel üretilmiş.
Bir çevredeki duygu, düşünce ve ilişkilerin oluşturduğu genel ruhsal ortam.
Yeryüzünü çevreleyen havanın yüzeylere uyguladığı basınç.
Atmosferdeki hava sütununun ve gaz moleküllerinin etkisiyle birim yüzey üzerinde oluşan basınç.
Ortada sığ bir deniz alanı bırakarak halka biçiminde gelişen mercan adası veya resifi.
Bir elementin kimliğini taşıyan, çekirdek ve elektronlardan oluşan çok küçük yapı.
Bir elementin kimyasal özelliklerini koruyan; proton ve çoğu durumda nötron içeren çekirdek ile elektronlardan oluşan temel birim.
Atomlarla ilgili olan veya atom ölçeğindeki olayları anlatan.
Maddenin veya varlığın temelinde daha küçük parçalara ayrılamayan birimler bulunduğunu savunan felsefi yaklaşım.
Atomlarla veya atom büyüklüğündeki yapılarla ilgili olan.
Atomların yapısına, özelliklerine, düzenlenişine ya da atom ölçeğinde gerçekleşen süreçlere ilişkin.
Bir elementin atomlarının ortalama kütlesini ortak bir ölçeğe göre karşılaştırmaya yarayan sayı.
Bir elementin atomlarının izotop bollukları hesaba katılarak bulunan ortalama kütlesinin, karbon-12 atomunun kütlesinin on ikide birine oranı; bağıl atom kütlesi.
Atom çekirdeklerinin parçalanmasıyla açığa çıkan çok büyük enerjiyi kullanan bomba.
Ağır atom çekirdeklerinde zincirleme fisyon sonucunda açığa çıkan enerjiyi patlayıcı etki için kullanan nükleer silah.
Atom enerjisinin kullanılmaya başlanmasıyla açılan ve nükleer teknolojilerin etkili olduğu dönem.
Yirminci yüzyıl ortalarında nükleer enerjinin ve silahların geliştirilmesiyle başlayan, bu teknolojilerin bilim ve dünya siyaseti üzerinde belirleyici olduğu dönem.
BİRİKEREK BÜYÜYEN SÖZLÜK
Düzeyi her anlam için ayrı öneriyoruz. Yakın çevredeki somut anlamlardan bilimsel ve soyut anlamlara ilerliyoruz. Örneğin bitkinin kökü ile bir sözcüğün kökü aynı öğrenme amacına hizmet etmiyor.
Yakın çevreyi tanıma, birlikte yaşama ve öğrenme alışkanlıkları.
Araştırma yapma, bilgiyi karşılaştırma ve kavramlar arasında ilişki kurma.
Soyut düşünme, bilimsel açıklama ve eleştirel okuma.
Tanımlar, öğrenme amaçları ve düzey önerileri BİTİGÇİ özgün içerik üretimi kapsamında hazırlanır. Düzeyler sınıf bantlarına göre başlangıç önerisidir; her öğrencinin sözcük deneyimi farklıdır. Sözcük sıklığı tek başına düzey belirlemez; anlamın somutluğu, gerekli ön bilgi ve öğrenme amacı birlikte değerlendirilir.
Tanıklar Bitigçi derlemindeki cümlelerden seçilir. Alıntı, kaynağı ve derlem cümle numarasıyla gösterilir. Yalnız noktalama çevresindeki boşluklar okunabilirlik için düzenlenir; cümlenin bir bölümü seçilmişse belirtilir. Tanıklardaki dil, yazıldığı kaynağın dilidir.
Özgün çizim ve animasyonlar öğrenmeye yardımcı olmak için hazırlanır; kaynak metinden alıntı sayılmaz. Görseller alternatif metinle, animasyonlar durdurma ve adımlama denetimleriyle sunulur.
Sınıf bantları için: MEB İlkokul Türkçe, MEB Ortaokul Türkçe ve öğretim programları.
/karşılaştır umut ile ümit