avantaj
isimBir işi başarmayı kolaylaştıran elverişli durum.
Bir amaç bakımından kişiye veya tarafa üstünlük ya da elverişlilik sağlayan koşul.
Sözcüklerle büyüyen
bir öğrenme yolculuğu.
Doğayı tanımak, birlikte yaşamak, araştırmak ve düşüncelerini anlatmak için. Sözcüklerin anlamlarını düzeyine göre keşfet; gerçek metinlerde nasıl kullanıldıklarını gör.
2316 madde · 4113 anlam · 4144 derlem tanığı

SÖZCÜKLERİ KEŞFET
Bir işi başarmayı kolaylaştıran elverişli durum.
Bir amaç bakımından kişiye veya tarafa üstünlük ya da elverişlilik sağlayan koşul.
Hareketli olaylar, tehlikeler ve serüvenler üzerine kurulan film veya anlatı türü.
Erken Orta Çağ'da Orta Avrupa'da devlet kurmuş tarihî topluluk.
VI. yüzyılda Orta Avrupa'ya yerleşerek Karpat havzasında kağanlık kuran tarihî topluluk; burada aynı adla anılan Kafkas halkı kastedilmez.
Kafkasya'da yaşayan Avar halkının konuştuğu dil.
Başta Dağıstan olmak üzere Kafkasya'daki Avar topluluklarınca kullanılan, Kuzeydoğu Kafkas dilleri arasında yer alan dil.
Belirli bir işi veya amacı olmadan.
Belli bir uğraşa bağlanmadan, amaçsızca dolaşır biçimde.
Belirli bir uğraş veya amaçtan uzaklaşıp başıboş dolaşır duruma gelmek.
Yüksek çıkan ses; “avaz avaz” kullanımında çok yüksek sesle bağırmayı vurgular.
Yabani hayvanları yakalamayı veya öldürerek ele geçirmeyi uğraş edinen kişi.
Yabani hayvanların izini sürüp onları canlı ya da ölü olarak ele geçirmeyi meslek veya uğraş edinen kimse.
Piyade askerlerinin savaşta ön safta aralıklı biçimde yayılıp ilerlediği düzen.
Havadaki düşman uçaklarıyla mücadele etmek için kullanılan savaş uçağı.
Başlıca görevi düşman hava araçlarını önlemek ve hava üstünlüğü sağlamak olan, hava muharebesi için tasarlanmış askerî uçak.
Bir takımın attığı ve yediği goller gibi sayılar karşılaştırılarak belirlenen başarı ölçüsü.
Spor karşılaşmalarında puan eşitliği gibi durumları değerlendirmek üzere atılan ve yenilen gol ya da sayıların ilgili kurala göre karşılaştırılması.
Tavana asılan, ışık veren süslü lamba.
Tavandan sarkan, bir veya birden çok ışık kaynağı taşıyan aydınlatma eşyası.
Tavana asılan, aydınlatma işlevini dekoratif bir yapıyla birleştiren lamba düzeneği.
Av hayvanlarının bulunduğu ve avlanma etkinliği için kullanılan veya ayrılan alan.
Bir hayvanı izleyip yakalamak.
Bir hayvanı peşine düşerek, pusu kurarak veya araç kullanarak canlı ya da ölü ele geçirmek.
Bir hayvanı beslenme veya başka bir amaçla izleyip yakalamak ya da öldürerek ele geçirmek.
Hayvan yakalamak için ava çıkıp dolaşmak.
Yaban hayvanlarını bulup yakalamak amacıyla ava çıkmak ve av arayışını sürdürmek.
Bir yapının yanında veya ortasında bulunan, çevresi duvar ya da yapılarla sınırlı açık yer.
Bir yapı topluluğunun içinde veya bitişiğinde, çevresi sınırlandırılmış açık kullanım alanı.
Birçok Avrupa ülkesinde kullanılan ortak para birimi.
Avrupa'da ortak para sistemine katılan ülkelerin kullandığı, uluslararası kodu EUR olan para birimi.
Avrupa'daki yaşam veya sanat biçimlerini andıran.
Yaşam tarzı, sanat ya da düşünüş bakımından Avrupa'ya özgü görülen özellikler taşıyan.
Avrupa'dan olan kimse.
Avrupa'da yaşayan veya kökeni Avrupa'ya dayanan kişi.
Avrupa halklarından birine mensup olan ya da yaşadığı yer bakımından Avrupa ile bağlantılı sayılan kişi.
Yaşayış, düşünce veya kurumlar bakımından Avrupa'daki örnekleri benimseyerek değişmek.
Avrupa ormanlarında yaygın olan, düzgün gri kabuklu ve kışın yapraklarını döken kayın türü.
Kayıngillerden Fagus sylvatica türü; Avrupa'da geniş yayılış gösteren, düzgün gri kabuklu, geniş yapraklı ve yaprak döken orman ağacı.
Afşar adıyla da anılan Oğuz Türk boyu.
Anadolu ve İran coğrafyasında çeşitli kolları yerleşmiş olan Oğuz boyunun adı; Afşar biçimiyle de kullanılır.
Elimizin iç tarafında, parmaklarımızı büktüğümüzde çukurlaşan bölüm.
Elin bilekle parmak dipleri arasında kalan, bir şey tutarken içe bakan yüzeyi.
Elin parmakların büküldüğü yöne bakan, tutma ve kavrama sırasında nesneyle temas eden iç bölümü.
Bir şeyi avucun içine alarak tutmak.
Bir nesneyi veya bölgeyi avuç yüzeyiyle kavrayıp çevrelemek.
BİRİKEREK BÜYÜYEN SÖZLÜK
Düzeyi her anlam için ayrı öneriyoruz. Yakın çevredeki somut anlamlardan bilimsel ve soyut anlamlara ilerliyoruz. Örneğin bitkinin kökü ile bir sözcüğün kökü aynı öğrenme amacına hizmet etmiyor.
Yakın çevreyi tanıma, birlikte yaşama ve öğrenme alışkanlıkları.
Araştırma yapma, bilgiyi karşılaştırma ve kavramlar arasında ilişki kurma.
Soyut düşünme, bilimsel açıklama ve eleştirel okuma.
Tanımlar, öğrenme amaçları ve düzey önerileri BİTİGÇİ özgün içerik üretimi kapsamında hazırlanır. Düzeyler sınıf bantlarına göre başlangıç önerisidir; her öğrencinin sözcük deneyimi farklıdır. Sözcük sıklığı tek başına düzey belirlemez; anlamın somutluğu, gerekli ön bilgi ve öğrenme amacı birlikte değerlendirilir.
Tanıklar Bitigçi derlemindeki cümlelerden seçilir. Alıntı, kaynağı ve derlem cümle numarasıyla gösterilir. Yalnız noktalama çevresindeki boşluklar okunabilirlik için düzenlenir; cümlenin bir bölümü seçilmişse belirtilir. Tanıklardaki dil, yazıldığı kaynağın dilidir.
Özgün çizim ve animasyonlar öğrenmeye yardımcı olmak için hazırlanır; kaynak metinden alıntı sayılmaz. Görseller alternatif metinle, animasyonlar durdurma ve adımlama denetimleriyle sunulur.
Sınıf bantları için: MEB İlkokul Türkçe, MEB Ortaokul Türkçe ve öğretim programları.
/karşılaştır umut ile ümit