avuç avuç
zarfHer seferinde avucunu dolduracak kadar alarak.
Bir defada bir avucun alacağı miktarlarda, tekrar tekrar.
Miktarı avuçla ölçülen paylar hâlinde, art arda.
BİTİGÇİ OKUL SÖZLÜKLERİ
Doğayı tanımak, birlikte yaşamak, araştırmak ve düşüncelerini anlatmak için. Sözcüklerin anlamlarını düzeyine göre keşfet; gerçek metinlerde nasıl kullanıldıklarını gör.
2316 madde · 4113 anlam · 4144 derlem tanığı

SÖZCÜKLERİ KEŞFET
Her seferinde avucunu dolduracak kadar alarak.
Bir defada bir avucun alacağı miktarlarda, tekrar tekrar.
Miktarı avuçla ölçülen paylar hâlinde, art arda.
Bir avucun alabileceği kadar.
Avuç içinde tutulabilecek miktarda.
Miktarı dolu bir avucun hacmiyle belirtilen.
Çok miktarda.
Özellikle para için, miktarın çokluğunu abartılı biçimde anlatan söz.
Elin, bilekle parmakların arasında kalan iç yüzü.
Elin parmaklar ile bilek arasında yer alan, kavramada kullanılan iç yüzeyi.
İnsanların haklarını hukuk kurallarına göre savunmalarına yardımcı olan uzman.
Hukuki danışmanlık sunan, kişilerin haklarını yargı ve diğer resmî süreçlerde temsil edip savunan hukuk mesleği mensubu.
Avukat olarak çalışma ve hukuki savunma yapma işi.
Hukuki danışmanlık ve hakların temsili ile savunulmasını kapsayan mesleki faaliyet.
Üzüntüsünü hafifleterek veya dikkatini başka yöne çekerek birini rahatlatmak.
Üzüntüsünü hafifleten bir düşünceye veya duruma yönelerek rahatlamak.
Üzüntüyü veya eksiklik duygusunu hafifleten düşünce, söz ya da durum.
Yanağın iç veya çukurlaşan yan bölümü.
Yüzün yanak bölgesi; özellikle içe çekilmiş veya şişmiş görünümü anlatırken kullanılan söz.
Havanın dilin ortasından geçişi engellenirken yanından veya yanlarından akmasıyla söylenen ünsüz; Türkçedeki /l/ sesinin ince ve kalın söylenişleri bu türdendir.
Avustralya'dan olan kişi.
Kökeni veya yurttaşlık bağı bakımından Avustralya'ya bağlı olan kimse.
Avusturya'dan olan kişi.
Kökeni veya yurttaşlık bağı bakımından Avusturya'ya bağlı olan kimse.
Üzgün birini söz veya davranışla rahatlatmak.
Birinin üzüntüsünü veya sıkıntısını azaltacak söz ve davranışlarda bulunmak.
Üzüntü yaşayan kişiye, duygusal yükünü hafifletecek bir ilgi veya teselli sunmak.
Belirli hayvanların avlanmasına izin verilen yıl bölümü; av mevsimi.
Av türleri, araçları ve tarihleri kurallarla belirlenen yasal avlanma süresi.
Avlanmaya konu olan yaban hayvanı.
İnsanlar tarafından yakalanmak veya öldürülmek üzere avlanan yabani hayvan türlerinin bireyi.
Av sırasında insanlara yardım etmek için eğitilmiş köpek.
Av hayvanını bulma veya getirip teslim etme gibi işlerde avcıya yardım edecek biçimde yetiştirilmiş köpek.
Avın yerini bulma, izini sürme veya vurulan avı getirme gibi görevler için özel olarak yetiştirilen köpek.
Belirli hayvanların avlanmasına izin verilen yıl içindeki dönem.
Av hayvanlarının türü ve bölgesi için belirlenen kurallar çerçevesinde avlanmanın yapılabildiği zaman aralığı.
Bir kişinin yasal olarak avlanabilmek için yetkili makamdan aldığı izin belgesi.
Hayvanları korumak amacıyla belirli dönemlerde avlanmaya izin verilmemesi.
Av hayvanlarının korunması ve çoğalması için belirli bir süre boyunca avlanmayı sınırlandıran veya durduran düzenleme.
Gece gökyüzünde gördüğümüz, Dünya'nın çevresinde dolanan gök cismi.
Dünya'nın doğal uydusu; Güneş'ten aldığı ışığı yansıttığı için görünür.
Dünya çevresinde dolanan, görünür evreleri Güneş, Dünya ve kendisinin konum ilişkisine göre değişen doğal uydu.
Bir yılın on iki bölümünden her biri.
Takvim yılının, kullanılan takvime göre gün sayısı belirlenen on iki döneminden biri.
Canımız acıdığında, şaşırdığımızda veya sevindiğimizde çıkardığımız ses.
Birden duyulan acı, korku, şaşkınlık veya sevinci anlatmak için söylenen ünlem.
Acı, ürkme, şaşırma veya sevinme gibi ani bir duygusal tepkiyi sesle ifade eden ünlem.
Elin parmakların kıvrıldığı tarafta kalan iç yüzü.
Bir yere kısa sürede gidip gelen, işini hızlı yürüten.
Geldiği yerde iyi şeyler olmasını sağladığına inanılan kişi için söylenen söz.
Gelişiyle iyi olaylar arasında uğura dayalı bir ilişki kurulan kişiyi niteleyen söz.
Bacağımızın ucunda bulunan, yere bastığımız bölüm.
Bacağın bilekten sonraki, ayakta durmayı ve yürümeyi sağlayan bölümü.
Alt uzvun bilekten sonra gelen; yük taşıma, denge ve yürümede görevli uç bölümü.
BİRİKEREK BÜYÜYEN SÖZLÜK
Düzeyi her anlam için ayrı öneriyoruz. Yakın çevredeki somut anlamlardan bilimsel ve soyut anlamlara ilerliyoruz. Örneğin bitkinin kökü ile bir sözcüğün kökü aynı öğrenme amacına hizmet etmiyor.
Yakın çevreyi tanıma, birlikte yaşama ve öğrenme alışkanlıkları.
Araştırma yapma, bilgiyi karşılaştırma ve kavramlar arasında ilişki kurma.
Soyut düşünme, bilimsel açıklama ve eleştirel okuma.
Tanımlar, öğrenme amaçları ve düzey önerileri BİTİGÇİ özgün içerik üretimi kapsamında hazırlanır. Düzeyler sınıf bantlarına göre başlangıç önerisidir; her öğrencinin sözcük deneyimi farklıdır. Sözcük sıklığı tek başına düzey belirlemez; anlamın somutluğu, gerekli ön bilgi ve öğrenme amacı birlikte değerlendirilir.
Tanıklar Bitigçi derlemindeki cümlelerden seçilir. Alıntı, kaynağı ve derlem cümle numarasıyla gösterilir. Yalnız noktalama çevresindeki boşluklar okunabilirlik için düzenlenir; cümlenin bir bölümü seçilmişse belirtilir. Tanıklardaki dil, yazıldığı kaynağın dilidir.
Özgün çizim ve animasyonlar öğrenmeye yardımcı olmak için hazırlanır; kaynak metinden alıntı sayılmaz. Görseller alternatif metinle, animasyonlar durdurma ve adımlama denetimleriyle sunulur.
Sınıf bantları için: MEB İlkokul Türkçe, MEB Ortaokul Türkçe ve öğretim programları.
/karşılaştır umut ile ümit