boncuk
isimİpe geçirilebilen küçük süs tanesi; çoğunlukla yuvarlak olmakla birlikte farklı biçimlerde üretilir.
Sözcüklerle büyüyen
bir öğrenme yolculuğu.
Doğayı tanımak, birlikte yaşamak, araştırmak ve düşüncelerini anlatmak için. Sözcüklerin anlamlarını düzeyine göre keşfet; gerçek metinlerde nasıl kullanıldıklarını gör.
2316 madde · 4113 anlam · 4144 derlem tanığı

SÖZCÜKLERİ KEŞFET
İpe geçirilebilen küçük süs tanesi; çoğunlukla yuvarlak olmakla birlikte farklı biçimlerde üretilir.
Kişisel kullanım, ev düzeni ve eğlence alanlarından çeşitli ürünleri ayrı bölümlerde aynı çatı altında sunan, müşterinin çok sayıda ihtiyacını tek alışverişte karşılamasına elveren büyük ölçekli perakende satış yeri.
Bir malı edinirken veya bir işi tamamlarken başkasından ödeme yükümlülüğü doğuracak para almadan, birikmiş kaynaklarla ve sonradan kapatılması gereken hesap bırakmadan, maddi yük üstlenmeksizin hareket etmeyi anlatan zarf.
Su, gaz veya başka bir akışkanın bir noktadan değişik tüketim ya da boşaltım noktalarına ulaşmasını sağlayan, kolları bağlantı elemanlarıyla birbirine eklenmiş ve akışın dağıtımını ortak bir düzen içinde gerçekleştiren tesisat bütünü.
Eşle kurulmuş evlilik ilişkisini hukuki yoldan sona erdirmek, birlikte yaşamayı sürdürmeme kararını ilgili usule göre kesinleştirerek tarafların evli olma konumunu ve bu bağdan doğan haklarını değiştirmek; bırakmak.
Konuşmanın konusu bakımından işe yarar bilgi veya sonuç sunmayıp gereksiz tekrar, dayanaksız iddia ya da tutulmayacak vaat içerdiği için dinleyende güven uyandırmayan, zaman harcatmasına karşın karara katkı sağlamayan söz.
Oyuncunun ağır topu düz kulvarda yuvarlayarak uzakta üçgen biçiminde dizilmiş kukaları devirmeye çalıştığı, her atıştaki başarı düşürülenlerin sayısıyla hesaplanıp denemeler toplam puanı belirleyen salon sporu.
Bir haznedeki renk verici sıvıyı basınçlı hava veya pompa yardımıyla ince damlacıklara ayırıp hedef yüzeye yayan, tutamağı ve tetikli kumandasıyla akışın yönünü ve miktarını denetlemeye yarayan elde kullanılan kaplama aygıtı.
Öğütülmüş tahılların suyla pişirilip mayalanmasıyla hazırlanan, kıvamlı ve hafif ekşimsi içecek.
İdrarı oluşturan ve bedenin sıvı ile tuz dengesini ayarlayan sağlı sollu iki iç yapıdan biri.
Kendi başarı veya niteliklerini başkalarınkinden üstün gösterip gerçek yetenekten bağımsız abartılı öz güveni söz ve tavırla sürekli öne çıkararak karşısındakini küçümseme izlenimi vermek, bunu konuşmada da sürdürmek.
Sınırları belirli bir coğrafi alanın özellikleriyle veya o alanda yaşayanlarla bağlantılı olan.
Birinin başarısını veya güzel davranışını beğenince onu kutlamak ve cesaretlendirmek için söylenen söz.
Saça sürüldüğünde telleri birbirine yaklaştırıp parlak bir görünüm veren, biçimlendirmeyi kolaylaştıran, yağlı ya da krem kıvamında hazırlanabilen ve çoğunlukla hoş koku katılarak satılan bakım ürünü.
Bromun başka bir element veya organik grupla birleşmesiyle oluşan kimyasal bileşikler için söylenen ad olup türüne göre suda çözünme, fotoğraf malzemesinde kullanılma veya farklı tepkimelere girme özellikleri gösterir.
Ana hava yolunun göğüs içinde iki yana ayrılıp akciğere açılan kollarından biri ve onların küçük uzantıları.
Sıvının ısı alıp gaz hâline geçmesiyle oluşan madde durumu.
Bir sıvının yüzeyinden ayrılan taneciklerin gaz hâlinde çevreye yayılması. Bunun gerçekleşmesi için sıvının kaynaması gerekmez.
Haznesindeki suyu ısı enerjisiyle uçucu gaz evresine geçirip oluşan sıcak akımı denetlenebilir bir çıkıştan veren, akımın miktarını kullanım amacına göre ayarlayarak ısıtma, nemlendirme veya üretim işlemlerinde yararlanmaya elveren aygıt.
Saç telinin kendi çevresinde dönerek oluşturduğu küçük, belirgin kıvrım, doğal yapısından ya da yapılan bir işlemden kaynaklanabilen ve saçın düz uzanmak yerine halka gibi görünmesini sağlayan, tek veya birkaç telden oluşan tutam.
Mide çevresinde duyulan rahatsızlıkla birlikte kusma isteği uyandırabilen bedensel his.
Geniş metal ağzını zemine bastırıp gevşek malzemeyi kısa uzaklıklarda ileri süren ağır iş aracı.
Gökyüzünde bir arada duran çok küçük su damlacıklarının veya buz parçacıklarının oluşturduğu görünür topluluk.
Uyaranlara karşı duyarlığın, iş yapabilme gücünün, kendine güvenin azalarak karamsarlığın, umutsuzluğun güçlenmesiyle ortaya çıkan ruhsal bozukluk; ruhsal çöküntü, depresyon, kriz.
BİRİKEREK BÜYÜYEN SÖZLÜK
Düzeyi her anlam için ayrı öneriyoruz. Yakın çevredeki somut anlamlardan bilimsel ve soyut anlamlara ilerliyoruz. Örneğin bitkinin kökü ile bir sözcüğün kökü aynı öğrenme amacına hizmet etmiyor.
Yakın çevreyi tanıma, birlikte yaşama ve öğrenme alışkanlıkları.
Araştırma yapma, bilgiyi karşılaştırma ve kavramlar arasında ilişki kurma.
Soyut düşünme, bilimsel açıklama ve eleştirel okuma.
Tanımlar, öğrenme amaçları ve düzey önerileri BİTİGÇİ özgün içerik üretimi kapsamında hazırlanır. Düzeyler sınıf bantlarına göre başlangıç önerisidir; her öğrencinin sözcük deneyimi farklıdır. Sözcük sıklığı tek başına düzey belirlemez; anlamın somutluğu, gerekli ön bilgi ve öğrenme amacı birlikte değerlendirilir.
Tanıklar Bitigçi derlemindeki cümlelerden seçilir. Alıntı, kaynağı ve derlem cümle numarasıyla gösterilir. Yalnız noktalama çevresindeki boşluklar okunabilirlik için düzenlenir; cümlenin bir bölümü seçilmişse belirtilir. Tanıklardaki dil, yazıldığı kaynağın dilidir.
Özgün çizim ve animasyonlar öğrenmeye yardımcı olmak için hazırlanır; kaynak metinden alıntı sayılmaz. Görseller alternatif metinle, animasyonlar durdurma ve adımlama denetimleriyle sunulur.
Sınıf bantları için: MEB İlkokul Türkçe, MEB Ortaokul Türkçe ve öğretim programları.
/karşılaştır umut ile ümit