cepçi
isimKalabalık yerlerde insanların üzerindeki para veya değerli eşyayı fark ettirmeden çalan hırsız.
BİTİGÇİ OKUL SÖZLÜKLERİ
Doğayı tanımak, birlikte yaşamak, araştırmak ve düşüncelerini anlatmak için. Sözcüklerin anlamlarını düzeyine göre keşfet; gerçek metinlerde nasıl kullanıldıklarını gör.
2316 madde · 4113 anlam · 4144 derlem tanığı

SÖZCÜKLERİ KEŞFET
Kalabalık yerlerde insanların üzerindeki para veya değerli eşyayı fark ettirmeden çalan hırsız.
Tüfek, top ve benzeri düzeneklerin işleyebilmesi için depolanan atım gereçleri bütünü, fişek ve mermilerin tür ile miktarına göre sayılıp sıkı güvenlik önlemleri altında saklanan kullanım stoku; mühimmat.
Askerî depodaki mühimmatı güvenlik kurallarına göre teslim alıp kayıt altına geçiren, saklama koşullarını izleyen ve yetkili personele dağıtımını düzenleyen, silahların atış malzemesiyle bağlantısını yürüten uzman çalışan.
İnsanlar veya gruplar bir anlaşmazlık nedeniyle birbirine karşı iki ya da daha çok kesin taraf oluşturmak.
Anadolu giyiminde omuzdan bele uzanan, boyun açıklığı çoğu kez düz bırakılan, kol kesimi bedene serbestlik veren ve dış çizgileri sırma ya da renkli bağlarla bezenen, yöresel kıyafetin üst parçası olarak giyilen kısa giysi.
Para veya kazanç sağlayan başka bir değeri kendisine ayırarak eline geçirmek, özellikle başkalarıyla bölüşülmesi ya da belirli bir yere aktarılması beklenen tutarı kendi yararına alıkoyup kişisel malı hâline getirmek.
Elde taşınabilecek kadar küçük bir gövdeye ve ekrana sahip, yayınları antenli alıcı düzeniyle görüntüye çeviren, taşınabilir güç kaynağıyla ev dışındaki yerlerde de izlemeye olanak veren görüntü aygıtı.
Bir hastalık, yaralanma veya bozukluğu düzeltmek amacıyla beden üzerinde alet kullanılarak yapılan tıbbi işlem.
Önceden çekindiği bir adımı atabileceğine giderek daha çok inanmak, olumsuz sonuç korkusu ve tereddüt azaldıkça kararını uygulamak için gereken güveni bulup girişimde bulunmaya yaklaşmak; cüretlenmek.
Yöneltilen soru, istek ya da yazıya uygun bir karşılık vermek ve belirsizliği gidermek.
Bir sınav veya alıştırmadaki soruların doğru karşılıklarını topluca gösteren kontrol listesi.
Kişinin kendisiyle ilgili yayımlanan yanlış ya da incitici bir açıklamaya aynı iletişim aracı üzerinden yanıt verebilmesini sağlayan hukuki yetki.
Sınavda öğrencinin sorulara verdiği karşılıkları yazdığı veya seçenekleri işaretlediği belge.
Tüysü birleşik yaprakları ve taç yaprağı gelişmeyen çiçekleriyle ayırt edilen, meyvelerinde tek tohumu sert bir kabukla ve bunun dışında etli ya da kanatlı bir örtüyle kuşatan, Juglans ile Carya cinslerini kapsayan çift çenekli ağaçlar familyası.
Sert kabuk kırıldıktan sonra çıkarılan, kıvrımlı iki parçadan oluşan yağlı ve yenilebilir tohum bölümü.
Açık ve kurak alanlarda yaşayan, ince bacaklarıyla çok hızlı koşabilen, iri gözlü ve zarif yapılı otçul hayvan.
İri, parlak ve yumuşak ifadeli gözleri olan kişi için kullanılan benzetmeli niteleme.
Kamu idaresince yönetilen, yargılama sırasında tutukluların kapalı bölümlerde gözetildiği ve hükümlülerin özgürlükten yoksun bırakma yaptırımını açık ya da kapalı rejimde yerine getirdiği kurum; hapishane.
Devletin suç kabul ettiği davranışların kapsamını, bu davranışların kişiye hangi koşullarda yüklenebileceğini ve yaptırımların türü ile sınırlarını yasallık ilkesiyle belirleyerek kamu gücünün kullanımını düzenleyen kurallar bütünü.
Görünüş, davranış, ses veya düşünce yoluyla birinin beğenisini, merakını ya da hayranlığını uyandırarak dikkatini üzerinde toplamak ve ona yönelik zihinsel ya da duygusal ilgisinin sürmesini sağlamak; etkileyerek kendine bağlamak.
Genellikle bakır ya da çelikten yapılan, sapı elin ocak ısısından uzak kalmasını sağlayan ve dökme ağzı içindeki sıvının fincana aktarılmasını kolaylaştıran, Türk kahvesini küçük porsiyonlar hâlinde pişirmeye veya başka sıvıları az miktarda ısıtmaya yarayan kap.
Uzunluğu santimetre, kütleyi gram ve zamanı saniye temelinde ölçen, fizik hesaplarında kullanılan birim sistemi.
Gövdesi yeterince gelişmediği için dayanıksız görünen; ışık, ses veya düşünce söz konusu olduğunda etkisi düşük olan.
Bir canlı güç ve ağırlık kaybetmek ya da bir düşünce ve etkinlik eski etkisini yitirerek zayıflamak.
BİRİKEREK BÜYÜYEN SÖZLÜK
Düzeyi her anlam için ayrı öneriyoruz. Yakın çevredeki somut anlamlardan bilimsel ve soyut anlamlara ilerliyoruz. Örneğin bitkinin kökü ile bir sözcüğün kökü aynı öğrenme amacına hizmet etmiyor.
Yakın çevreyi tanıma, birlikte yaşama ve öğrenme alışkanlıkları.
Araştırma yapma, bilgiyi karşılaştırma ve kavramlar arasında ilişki kurma.
Soyut düşünme, bilimsel açıklama ve eleştirel okuma.
Tanımlar, öğrenme amaçları ve düzey önerileri BİTİGÇİ özgün içerik üretimi kapsamında hazırlanır. Düzeyler sınıf bantlarına göre başlangıç önerisidir; her öğrencinin sözcük deneyimi farklıdır. Sözcük sıklığı tek başına düzey belirlemez; anlamın somutluğu, gerekli ön bilgi ve öğrenme amacı birlikte değerlendirilir.
Tanıklar Bitigçi derlemindeki cümlelerden seçilir. Alıntı, kaynağı ve derlem cümle numarasıyla gösterilir. Yalnız noktalama çevresindeki boşluklar okunabilirlik için düzenlenir; cümlenin bir bölümü seçilmişse belirtilir. Tanıklardaki dil, yazıldığı kaynağın dilidir.
Özgün çizim ve animasyonlar öğrenmeye yardımcı olmak için hazırlanır; kaynak metinden alıntı sayılmaz. Görseller alternatif metinle, animasyonlar durdurma ve adımlama denetimleriyle sunulur.
Sınıf bantları için: MEB İlkokul Türkçe, MEB Ortaokul Türkçe ve öğretim programları.
/karşılaştır umut ile ümit