genç
(sf., mec.)
· 6 anlam · 1 geçiş
Anlamlar
-
1.
(sf.) Yaşı ilerlememiş olan, ihtiyar karşıtı
- “Eliyle işaret etti genç adama.”— A. Kulin
-
4.
Gençlikteki özelliklerini koruyan; dinç
-
5.
Zihin bakımından yeterince gelişmemiş; toy (I)
-
6.
(mec.) Yeni gelişmekte olan, kısa bir geçmişi olan
- “Atatürk'ün tabutu arkasından ağlayan on beş milyon Türk'ün yaşadığı genç Türkiye mutluydu.”— B. Felek