kıyamet
(din b., a., mec.)
[kıya:met]
Arapça ḳiyāmet
· 3 anlam · 0 geçiş
Anlamlar
-
2.
(mec.) → gürültü patırtı
- “Bağırma, çağırma, kıyamet, polisler Mustafa'yı çalyaka götürürler.”— P. Safa
-
3.
(mec.) Büyük felaket
Birleşik Sözcükler
kıyamet alameti, kıyamet günü, kış kıyamet, kızıl kıyamet, kızılca kıyamet