tutuşturmak
(-i, -e, -de, mec.)
· 3 anlam · 0 geçiş
Anlamlar
-
1.
(-i) Tutuşmalarını veya tutuşmasını sağlamak
- “Mutfakta maltız zaten yanmaktadır, anne iki gözlü ocağı da tutuşturuyor.”— T. Buğra
-
2.
(-e, -i) Ansızın, gizlice ve karşısındakinin isteyip istemediğine bakmadan bir şeyi vermek; sıkıştırmak
- “Kadın mutfaktan alıp geldiği fileyi erkeğin eline tutuşturdu.”— N. Cumalı
-
3.
(-de, mec.) Coşturmak, çok heyecanlandırmak
- “Saz sesleri ... eski hislerimizin küllerini savurur, gizli ateşlerini üfler ve içimizde tekrar tutuştururdu.”— A. Ş. Hisar