Meanings
-
-
2.
→ çevre
- “Biz dünyadan ayrı yaşarken dünya epey değişmiş.”— H. C. Yalçın
-
3.
İnançları bir olan ülke veya insanlar topluluğu
- “Batı dünyası. Doğu dünyası.”
-
4.
Meslek veya iş birliği içinde bulunan kimseler; camia
- “Ressamlar dünyasında onun yeri ayrıdır.”
-
-
6.
(mec.) Duygu, düşünce ve hayal âlemi; diyar
- “Köprüye kadar kendi dünyaları içinde ne tatlı, ne özlü konuşurlardı.”— Y. Z. Ortaç
Compound Words
dünya âlem, dünyaevi, dünya görmüş, dünya görüşlü, dünya görüşü, dünya güzeli, dünya kelamı, dünya malı, dünya nimeti, dünya penceresi, darıdünya, dış dünya, Eski Dünya, fâni dünya, iç dünya, öbür dünya, ölümlü dünya, öteki dünya, üçüncü dünya ülkeleri, yalancı dünya, yalan dünya, yenidünya, Yeni Dünya, basın dünyası, geçim dünyası, hayal dünyası, magazin dünyası, sanat dünyası, tefekkür dünyası, Türk dünyası, umut dünyası, ümit dünyası, yeraltı dünyası
Entry history and citation
Loading the current content revision and documented editorial events.
Context Dynamics
Cümle, belge, alan/tür ve sözdizimsel konum canlı hesaplanıyor.