görmek
(-i, -den, nesnesiz, -le, spor, teklifsiz konuşmada)-
3.
Yanına gidip konuşmak.
-
4.
Bir şey hakkında bir yargıya varmak, değerlendirmek.
-
6.
Yapmak, etmek.
-
7.
(-i, -den) Kendisine yapılmak, bir davranışla karşılaşmak, maruz kalmak.
-
8.
(nesnesiz) Bir şeye erişmek.
-
12.
Ziyaret etmek.
-
13.
Karşılaşmak, rastlaşmak.
-
16.
Saymak, herhangi bir şey gibi görmek.
-
17.
Gezmek.
-
18.
(teklifsiz konuşmada) Para vermek.
Compound Words
horgörü, hoşgörü, içgöreç, içgörü, öngörü, sağgörü, uzgören, sıtmagörmemiş, güngörmez, dünya görmüş, umurgörmüş, ırakgörür, uzgörür