karışmak

Bitigçi Sözlük Maddesi

karışmak

(-e, nsz.)
· 10 meanings · 0 occurrences

Meanings

  1. 1.

    (-e) İki veya ikiden çok şey bir araya gelip birbirinin içinde dağılmak, birbirinin içine girmek

    • “Araba sallana sallana içim bağrım birbirine karıştı.”— H. R. Gürpınar
  2. 2.

    Düzensiz, dağınık olmak

    • “Yanıma her tarafı titreyerek sapsarı, sakal bıyığa karışmış bir hâlde geldi.”— R. H. Karay
  3. 3.

    (nsz.) Duruluğunu yitirmek; bulanmak

    • “Hava birden karıştı. Zihnim karıştı.”
  4. 4.

    (nsz.) Açıklığını yitirmek, anlaşılması güçleşmek

    • “Kaymakam işin karıştığını anlayarak...”— M. Ş. Esendal
  5. 5.

    Müdahale etmek

    • “Sokakta herkes kadın kıyafetine karışmak hakkını kendinde görürdü.”— F. R. Atay
  6. 6.

    Engellemek, araya girmek

  7. 7.

    Bir araya gelmek, katılmak

    • “Bingazi'deki muharebeye karışmak için beraber yola çıktığım arkadaş Kahire'de hastalanmıştı.”— Ömer Seyfettin
  8. 8.

    İlgilenmek, el atmak

    • “Ben, dedim, başkalarının soyadlarına nasıl karışabilirim?”— M. Ş. Esendal
  9. 9.

    Yetkisinde bulunmak, bakmak, edinmek, işi olmak

    • “Bu işe belediye karışır.”
  10. 10.

    karılmak

Entry history and citation

Loading the current content revision and documented editorial events.

Related Entries

The definition, field tag and the word family partnership are selected in the dictionary entry.

Computing the live valency profile

Scanning aligned surface-lemma sequences and complement patterns in T-BDLD.

Loading graph theory results

Calculating the word's connection network in the collection.

Context Dynamics

Cümle, belge, alan/tür ve sözdizimsel konum canlı hesaplanıyor.

Kaynak yayın tarihleri yükleniyor...

Loading corpus details

T-BDLD frequency, inflected form, field/structure data are being prepared.

%5
%5