yetişmek
(-e, nsz., -de, mec.)
· 13 meanings · 0 occurrences
Meanings
-
5.
Değmek, uzanıp dokunabilmek
- “Ben o dala yetişemem. Bu ip kuyunun dibine yetişmez.”
-
6.
Vakit bulmak, yapabilmek
- “Ben bu kadar işe yetişemem.”
-
9.
Gelişip büyümek
- “Şu Marmara kıyılarında o sene bol meyve yetişmişti.”— S. F. Abasıyanık
-
13.
(mec.) Ortaya çıkmak